Görgü tanıklarının anlattıklarına göre, 60’tan fazla İsrail askeri aracı, tarihi Eski Şehir’de gizli bir gücün tespit edilmesinin ardından yerel saatle 10:00 civarında Nablus’a baskın düzenledi.
Dört saat süren baskın, kentte Filistinli direniş savaşçılarının barındığı bildirilen bir binaya odaklandı.
İşgal güçleri bir evi kuşattı ve binaya füzeler ateşledi, bu sırada çevrede İsrail keskin nişancılarının konuşlandığı görüldü. Kentin üzerinde uçan bir askeri helikopter de görüntülendi.
Filistin medyası, iki savaşçının – 24 yaşındaki Hussam Bassam Aslim ve 23 yaşındaki Muhammed Omar Ebu Bekir – evin içinde olduğunu ve teslim olmayı reddettiğini söyledi.
Baskın başladıktan sonra sosyal medyada paylaşılan Aslım’a ait olduğu iddia edilen bir kayıtta, Aslım’ın “Başımız belada ama teslim olmayacağız. Silahlarımızı teslim etmeyeceğiz. Şehit olarak öl. Bizden sonra silah taşımaya devam et.” yazdı.
İşgalci israil ordusu, son aylarda İsrail hedeflerine yönelik saldırılar planlayıp gerçekleştirdikleri iddiasıyla Nablus’ta üç kişiyi tutuklamak için bir operasyon düzenlediğini doğruladı. Ateş altındayken ve insanlar birliklere patlayıcı ve Molotof kokteyli attıktan sonra karşılık verdiğini de sözlerine ekledi.
Aslanların İni adlı silahlı grup, Telegram sayfasından yaptığı açıklamada, savaşçılarının, “Balata Tugayı” ve “Nablus Tugayı” da dahil olmak üzere şehirdeki diğer silahlı gruplarla birlikte işgal güçleriyle silahlı çatışmalara girdiğini söyledi.
Filistin sağlık bakanlığına göre, baskında 10 kişi öldü. Aslan İni, aralarında Aslim ve Ebu Bekir’in de bulunduğu altı kişinin savaşçı olduğunu söyledi.

Şehidlerin cenaze törenine yüzlerce Filistinli Müslüman katıldı. Rafidia Hastanesi’nden yola çıkan cenaze alayları, on binlerce vatandaşın katılımıyla onlar için cenaze namazının kılındığı Şehitler Dairesi’ne hareket etti. Şehitler, Nablus’un batı ve doğudaki mezarlıklarına defnedilmeden önce Eski Şehir ile Balata ve Askar kamplarındaki aileleri tarafından uğurlandı. Oğullarının naaşlarını taşıyan şehit annelerinin cenazeye üzüntü, öfke ve işgal suçlarının intikamı için sloganlar attığı bir ortamda katıldı.










