Vance, işgal yönetimine, Washington’un dünyada kendileri için geriye kalan tek güçlü müttefik olduğunu hatırlatarak, savunma sistemlerini desteklemek üzere her yıl akıtılan milyarlarca dolarlık ABD askeri yardımına işaret etti.
Başkan Yardımcısı Perşembe günü, Tahran’ın nükleer tesislerinin sökülmesine yönelik net bir yol haritasının bulunmaması ve Lübnan’daki askeri operasyonları kısıtlaması nedeniyle hem iç muhalefetten hem de işgal makamlarından tepki gören anlaşmanın geçici maddelerini savundu.
Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada Vance, işgal hükümeti başbakanı Binyamin Netanyahu’nun öfkelendiğine dair haberlere yanıt vererek, işgal hükümetinin bazı üyelerinin anlaşmayı ve Başkan Donald Trump’ı şahsen eleştirdiğini belirtti ve şunları ekledi: “Eğer o hükümetin bir üyesi olsaydım, tek müttefikimi eleştirmezdim,” diyerek, işgal güçlerini koruyan savunma silahlarının üçte ikisinin Amerikan eliyle ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla üretildiğini vurguladı.
Netanyahu anlaşmaya karşı çıkıyor ve Güney Lübnan’ı işgal etmeye devam ediyor
Buna karşılık, işgalci rejimin üst düzey yetkilileri, anlaşmanın İran’ın balistik füzeleri ve nükleer programıyla ilgili endişeleri gidermediği için ciddi bir zarar teşkil ettiğini açıkladılar.
İlk resmi açıklamasında Binyamin Netanyahu, bu mutabakatların Tel Aviv’i kuzey sınırlarının güvenliğini sağlamak amacıyla Güney Lübnan’ı işgal etmeye devam etmekten alıkoymayacağını vurguladı ve bölgedeki güvenlik şeridinin korunacağını belirtti.
Bu meydan okumayı sahada somutlaştırmak amacıyla işgal güçleri, Lübnan’ın iç kesimlerinde askeri kontrol alanını genişlettiğini gösteren yeni bir harita yayınladı ve bu bölgenin dışına da saldırılar düzenleyeceği tehdidinde bulundu. Bu adım, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve ablukanın kaldırılması için Washington ve Tahran tarafından oluşturulan diplomatik çerçevelerin doğrudan ihlali anlamına geliyor.
Vance ile Ben Gvir arasında sözlü çatışma… Trump ise tam durdurma çağrısında bulundu
Ben Gvir’in saldırısı: İşgal hükümetinin Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, anlaşmaya sert bir saldırıda bulundu; Tahran’la olan ilişkileri, ABD’nin 20. yüzyıldaki Nazilerle olan ilişkilerine benzeterek, birliklerinin Lübnan’da kalacağını vurguladı.
Vance’in sert yanıtı: Vance, Ben Gvir ve Maliye Bakanı Tseliel Smotrich’in açıklamalarını, güvensizlikten kaynaklanan “tuhaf bir panik” olarak nitelendirdi ve Washington’un konumunu eylemleriyle kazandığını hatırlattı.
Trump’ın belirleyici müdahalesi: Gerginliğin tırmanmasını önlemek amacıyla Başkan Donald Trump, tüm tarafları müzakerelere bağlı kalmaya çağıran bir paylaşım yayınladı ve Lübnan, Hizbullah ve işgal güçleri dahil olmak üzere tüm cephelerde tam bir ateşkesin sağlanacağını beklediğini vurguladı.







