BIST 100
14.406,66 -1,63%
DOLAR
45,5449 0,25%
EURO
53,1063 0,05%
GRAM ALTIN
6.675,45 -1,74%
FAİZ
42,37 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
114,45 -6,16%
BITCOIN
80.554,00 -1,03%
GBP/TRY
60,9086 -0,19%
EUR/USD
1,1642 -0,23%
BRENT
108,52 2,65%
ÇEYREK ALTIN
10.915,27 -1,73%
İstanbul Az Bulutlu
İstanbul hava durumu
17 °
  • ANASAYFA
  • Türk Dünyası
  • ABD Kongresi’nden Çin’e Gülşen Abbas Mesajı: Serbest Bırakılması İçin Oybirliğiyle Çağrı

ABD Kongresi’nden Çin’e Gülşen Abbas Mesajı: Serbest Bırakılması İçin Oybirliğiyle Çağrı

ABD’de hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da kabul edilen yeni karar tasarıları, Çin’in tutuklu tuttuğu siyasi mahkûmların serbest bırakılması yönündeki uluslararası baskıyı yeniden gündeme taşıdı. Özellikle Uygur Türkü doktor Gülşen Abbas’ın durumu üzerinden şekillenen süreç, Washington ile Pekin arasındaki insan hakları gerilimini daha da derinleştirdi.

1001168147

 

Merkezi Washington’da bulunan Uygur Hareketi , ABD Kongresi’nde oybirliğiyle kabul edilen kararları memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Kuruluş, kararların Çin’de tutuklu bulunan Uygurlar, Hristiyan din adamları ve demokrasi yanlısı aktivistler için önemli bir diplomatik baskı oluşturduğunu belirtti.

 

Uygur Hareketi yaptığı açıklamada, bu kritik konuda gösterdikleri liderlikten dolayı Senatörler Durbin, Cruz ve Temsilci Smith'e ve bu davaların ticaret müzakerelerinin gölgesinde kalmasına izin vermeyen iki partili milletvekili koalisyonuna teşekkür etti.

Gündemde Gülşen Abbas Var

Karar tasarılarının merkezinde yer alan isimlerden biri, Uygur doktor Gülşen Abbas oldu. Çin yönetimi tarafından 2018 yılında gözaltına alınan Abbas’ın, daha sonra gizli yargılama süreçleri sonucunda ağır hapis cezasına çarptırıldığı belirtiliyor. İnsan hakları örgütleri ise suçlamaların siyasi gerekçeler taşıdığını savunuyor.

Uygur Hareketi kurucusu ve Gülşen Abbas’ın kardeşi olan Ruşen Abbas, yaptığı açıklamada kardeşinin tutuklanmasının kendi insan hakları faaliyetlerine misilleme niteliği taşıdığını söyledi. Abbas, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile gerçekleştirmesi beklenen zirvede bu konuyu öncelikli gündem maddesi yapması gerektiğini ifade etti.

Ruşen Abbas açıklamasında, “Bu insanların özgürlüğü pazarlık konusu değil, temel insan hakkıdır” mesajı verdi.

 

Dünya Uygur Kongresi Kıdemli Danışmanı, Uygur Akademisi Başkanı ve kıdemli bilim insanı Dr. Rishat Abbas, Kongre’nin bu adımını memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: “Hem Senato hem de Temsilciler Meclisi üyelerine liderlikleri ve ahlaki netlikleri için derin şükranlarımızı sunuyoruz. Kongre insan hakları konusunda tek ses olarak konuştuğunda, masum insanların özgürlüğünün ekonomik çıkarlar uğruna feda edilemeyeceği yönünde Pekin’e güçlü bir mesaj gönderiyor. Kız kardeşim Dr. Gülşen Abbas, yaklaşık 3.000 gündür haksız yere hapiste tutuluyor ve bu kararların kabul edilmesi bize yeniden umut veriyor ve adaletin sağlanacağı ve onun nihayet serbest bırakılacağına dair kararlılığımızı pekiştiriyor. Kongre üzerine düşeni yaptı. Başkan Trump, Xi Jinping’e, Gülşen’in ve bu karar tasarılarında adı geçenlerin yanı sıra sayısız diğer masum mağdurun serbest bırakılmasının, tartışmaya açık olmayan Amerikan öncelikleri olduğunu açıkça belirtmelidir.” dedi.

Senato Kararında Hangi İsimler Yer Aldı?

ABD Senatosu’nda hazırlanan iki partili karar tasarısında yalnızca Gülşen Abbas değil, Çin’de tutuklu bulunan farklı isimler de yer aldı. Bunlar arasında:

  • Evanjelik din adamı Pastor Jin Mingri
  • Pastor Gao Quanfu ve eşi Pang Yu
  • Hong Konglu medya patronu ve demokrasi aktivisti Jimmy Lai

bulunuyor. Tasarıda, Çin yönetiminin dini özgürlükler ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılarının ciddi endişe yarattığı vurgulandı.

Senato kararında ayrıca ABD Başkanına, Çin ile yapılacak tüm üst düzey görüşmelerde siyasi tutukluların serbest bırakılması konusunu doğrudan gündeme getirmesi çağrısı yapıldı.

Çin’e Karşı İnsan Hakları Baskısı Artıyor

Son yıllarda Washington yönetimi ile Pekin arasındaki ilişkilerde insan hakları başlığı giderek daha fazla öne çıkıyor. Özellikle Uygur Türklerine yönelik uygulamalar nedeniyle Çin yönetimi uluslararası kamuoyunda yoğun eleştirilerle karşı karşıya kalıyor. ABD daha önce de “Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası” gibi düzenlemelerle Çin’e ekonomik ve diplomatik baskı uygulamıştı.

ABD Kongresi’ndeki son girişimlerin, yaklaşan Trump-Xi görüşmesi öncesinde yeni bir diplomatik mesaj niteliği taşıdığı değerlendiriliyor. Forbes’ta yayımlanan analizlerde de siyasi mahkûmlar konusunun Washington açısından artık yalnızca insan hakları değil, stratejik dış politika başlığı haline geldiği ifade edildi.

İnsan Hakları Örgütlerinden Destek

ABD Temsilciler Meclisi Çin Özel Komitesi Başkanı John Moolenaar da yaptığı açıklamada Çin’de tutulan siyasi mahkûmların serbest bırakılması çağrısını yineledi. Moolenaar, “Hiçbir hükümet insanların inancı, düşüncesi veya sesi nedeniyle onları hapsedemez” ifadelerini kullandı.

Uluslararası insan hakları kuruluşları ise Kongre’de alınan kararların sembolik olmaktan öteye geçebilmesi için Washington yönetiminin Çin’e karşı somut diplomatik adımlar atması gerektiğini savunuyor.

Uzmanlara göre ABD Kongresi’nde Cumhuriyetçi ve Demokrat üyelerin ortak tavır göstermesi, Çin’in Uygur politikalarına yönelik eleştirilerin artık Amerikan siyasetinde geniş bir mutabakat alanı oluşturduğunu ortaya koyuyor.

 

CFU yaptığı açıklamada, Başkan Trump'ı bu haftaki zirvede Dr. Gülşen Abbas, Rahip Jin Mingri, Rahip Gao Quanfu, Pang Yu, Jimmy Lai ve haksız yere gözaltına alınan tüm kişilerin durumlarını doğrudan ve kamuoyu önünde Şi Cinping ile görüşmeye çağırdı. 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?