
Programa; Türk Dünyası’nın kültür ve sanat hamisi TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, MHP Genel Başkan Başdanışmanı ve Osmaniye Milletvekili Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, milletvekilleri ve çok sayıda akademisyen katıldı.
“Bu Benim İçin Sadece Bir Konuşma Değildi”
Kürsüde konuşan Mir Kamil Kaşgarlı, hitabının kendisi için sıradan bir konuşma olmadığını vurgulayarak, Uygur Türkçesinin 2008 yılında Doğu Türkistan’da yasaklanmasının ardından Türkiye’nin üstlendiği tarihi sorumluluğa dikkat çekti. Aynı yıl, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle TRT’de Uygurca yayınların başlatıldığını hatırlatan Kaşgarlı, o ilk yayını açan spiker olmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu ifade etti.

Kaşgarlı, “Ata yurtta dilimiz yasaklanırken, Türkiye bu dile kapılarını açtı. 17 yıldır TRT çatısı altında Uygur Türkçesini yaşatmak, benim için bir nöbet ve bir dava olmuştur” dedi.
“Uygur Türkçesi Yerel Bir Lehçe Değil, Medeniyet Dilidir”
Konuşmasında Uygur Türkçesinin köklü mirasına dikkat çeken Mir Kamil Kaşgarlı, bu dilin Kaşgarlı Mahmut’un, Yusuf Has Hacib’in eserlerini verdiği, matbaayı kullanan ve kütüphaneler kuran büyük bir medeniyet dili olduğunu vurguladı. Uygur Türkçesinin Türkçenin “şah damarı” olduğunu belirten Kaşgarlı, 2008’den bu yana ata yurtta yaşanan süreci “linguistik bir soykırım” olarak nitelendirdi.
Türkiye’nin Hamiliği ve TRT Modeli
Türkiye’nin, Uygur Türkçesinin yasaklandığı dönemde TRT Uygurca yayınlarıyla tarihi bir “dil koruma kalkanı” oluşturduğunu belirten Kaşgarlı, “Ata yurtta kapılar kapansa da Türkiye bu dilin evi olmaya devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Gelecek İçin Üç Stratejik Öneri
Mir Kamil Kaşgarlı konuşmasında Uygur Türkçesinin geleceği için üç temel strateji ortaya koydu:
- Dijitalleşme ve Arşivleme:
Uygur Türkçesinin dijital kütüphaneler, çevrim içi sözlükler ve eğitim materyalleriyle sınırları aşan bir “siber vatan”da yaşatılması gerektiğini vurguladı. - Diaspora Eğitimi ve Kazakistan Modeli:
Türkiye ve diğer diaspora ülkelerinde yaşayan Uygur çocuklarının ana dillerini kusursuz öğrenmesinin hayati önem taşıdığını belirten Kaşgarlı, Kazakistan’daki Uygur Türkçesi müfredatlı okulları tüm dünyaya örnek gösterdi. - Türk Dünyasının Ortak Sahiplenmesi:
TÜRKSOY çatısı altındaki Türk Cumhuriyetlerine çağrıda bulunan Kaşgarlı, Türkiye’nin TRT ile başlattığı modelin Özbekistan, Türkmenistan ve Azerbaycan gibi kardeş ülkelerde de uygulanması gerektiğini ifade etti.
“Dili Yaşayan Millet Asla Yenilmez”
Konuşmasını güçlü bir mesajla tamamlayan Mir Kamil Kaşgarlı, “Topraklar işgal edilebilir ama dili yaşayan bir millet asla yenilmez. Uygur Türkçesi sadece Uygurların değil, 300 milyonluk Türk dünyasının ortak mirasıdır” dedi.
Program sonunda Kaşgarlı, başta TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev olmak üzere, Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ve Türk Dilli Topluluklarla İlişkiler Dairesi Başkanı Dr. Barış Cavid Mövsümlü’ye teşekkürlerini sundu.

