
Giriş
Doğu Türkistan, tarih boyunca Türk-İslam medeniyetinin doğu kapısı olmuş, İpek Yolu’nun önemli bir merkezi olarak kültürel ve ticari açıdan stratejik bir öneme sahip olmuştur. Ancak Çin işgali ve sonrasında uygulanan sistematik asimilasyon politikaları, bölge halkını sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan hedef almıştır.
Çinli Parti Görevlileri ve Baskı Mekanizması
Doğu Türkistan’daki baskı politikasının mimarları arasında Chen Quanguo, Sun Jinlong, Wang Junzheng ve Zhang Chunxian gibi isimler yer almaktadır. Bu yöneticiler, toplama kampları, zorla çalıştırma ve dijital gözetim sistemlerini organize eden temel figürlerdir. Uygurlara uygulanan soykırımdan sorumludurlar.
Dijital Gözetim ve Modern Distopya
George Orwell’in 1984 isimli ünlü eseri distopya üzerine kuruludur. Romanda tek parti iktidarında diktatörlükle yönetilen bir devletin hegemonyayla toplumu rejimin kölesi hâline getirmesi anlatılmaktadır. Romanda işlenen ve ancak kurgu olur denilen baskının ve zulmün daha fazlası bugün Çin Komünist Partisi tarafından Doğu Türkistan’da uygulanmaktadır.
Çin’in milliyetsizleştirme ve dinsizleştirme siyaseti, dijital gözetim ve modern distopya politikalarıyla birleşerek Uygur halkının hayatını her alanda kontrol altına almaktadır. Milyonlarca kamera, yüz tanıma sistemi, mobil veri takibi ve yapay zekâ destekli analizlerle Uygurlar sürekli izlenmekte; modern bir distopya oluşmaktadır.
Toplama Kampları ve Zorunlu Eğitim
Kamplarda siyasi eğitim, ideolojik yeniden eğitim ve zorla Çince öğretimi uygulanmakta; 1 milyondan fazla Uygur tutulmaktadır.
Uygur çocuklarının melek yuvalarında ve devlet yurtlarında Çinlileştirilmesi, kimlik ve kültürlerini korumalarını engellemektedir.
Zorla Uygur İşçiliği ve Kölelik
Kamplardan veya devlet denetimli merkezlerden çıkarılan Uygurlar fabrikalarda, tarım alanlarında ve lojistik sektörlerinde zorla çalıştırılmaktadır.
Kültürel ve Dinsel Baskılar
- Uygur dili eğitim dili olmaktan çıkarılmıştır.
- Camiler ve kutsal alanlar yıkılmakta veya bar-pavyon türü mekanlara dönüştürülmektedir.
- Kadınların İslami usullere göre giyinmesi yasaklanmış, erkeklerin sakal bırakması ve ibadetlerini yerine getirmesi engellenmiştir.
- Mübarek Ramazan ayında bira festivalleri düzenlenerek halkın oruç tutması engellenmiştir.
Zorla Evlilikler ve Demografik Asimilasyon
Uygur kadınları Çinli erkeklerle evlenmeye zorlanmakta, aile yapısı ve demografik yapı doğrudan etkilenmektedir.
“Kardeş Aile Projesi” kapsamında devlet görevlileri Uygur ailelerle eşleştirilmekte ve aile mahremiyetine müdahale edilmektedir.
Zorla Organ Alımı ve Sağlık Uygulamaları
Uygur mahkumların organları zorla alınmakta, helal organ adı altında zengin Arap ülkelerine pazarlanmaktadır. Bu uygulama, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından kitlesel ve sistematik bir suç olarak tanımlanmaktadır.
Sınır Ötesi Baskı ve Diaspora Kontrolü
Çin hükümeti, diasporadaki Uygurları susturmak için ailelerini rehin almakta, ajan yerleştirmekte ve tehdit yöntemleri uygulamaktadır. Dünya Uygur Kongresi icra direktörü Rushan Abbas’ın kız kardeşi Gülşen Abbas’ın tutuklanması, bu baskının somut örneklerindendir.
GG-87 tahdit kodu ile Türkiye’de yaşayan birçok Uygur, Çin’in şikayetiyle geri gönderme merkezlerine gönderilmekte, ikinci vatan olarak gördükleri Türkiye’de eziyet görmektedir.
Entelektüel Soykırım (2015–2025)
Son on yılda pek çok Uygur aydın, akademisyen, yazar ve sanatçı Çin tarafından tutuklandı veya kayboldu:
- İlham Tohti — Akademisyen, Uygur Online kurucusu. Müebbet hapis.
- Rahile Davut — Folklor uzmanı. 2017’den beri tutuklu, müebbet hapis.
- Tashpolat Tiyip — Üniversite rektörü. 2017’den beri tutuklu.
- Abduweli Ayup — Uygur dil aktivisti. 2013’te tutuklandı, sonra sürgüne gitti.
- Qurban Mamut — Dergi editörü, 2017’de tutuklandı.
- Abdurehim Heyit — Halk ozanı. 2017’de tutuklandı.
- Yalqun Rozi — 15 yıl hapis cezası aldı.
- Perhat Tursun — 16 yıl hapse mahkum edildi.
- Adil Tuniyaz, Arslan Abdulla, Muhammed Salih Hajim ve diğer akademisyen ve imamlar toplama kamplarına gönderildi.
Doğu Türkistan Cumhuriyetleri ve Liderler
Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti (1933)
Kaşgar merkezli, Hoca Niyaz Hacı önderliğinde kuruldu.
Doğu Türkistan Cumhuriyeti (1944)
Gulca’da Ali Han Töre Sağuni liderliğinde kuruldu.
Ahmetcan Kasım, dönemin karmaşık jeopolitik şartlarında Sovyetler, Çin ve yerel iç dinamikler arasında denge politikası yürütmüştür.
Katliamlar ve Direniş (1949 Sonrası)
- 1990 Barın Katliamı
- 1995 Hoten olayları
- 1997 Gulca Katliamı
- 2009 Ürümçi olayları
- 2013 Hoten Hanerik
- 2014 Yarkent İlişku olayları
Sonuç
Son on yılda Doğu Türkistan’da Uygur halkı, sistematik baskı, kültürel asimilasyon, ekonomik sömürü ve entelektüel yok edilme ile karşı karşıya kalmıştır. Toplama kampları, zorla çalıştırma, dijital gözetim, zorla evlilikler ve diğer uygulamalar Uygur toplumunun hem fiziksel hem kültürel varlığını hedef almıştır.
Doğu Türkistan meselesi, uluslararası hukuk, insan hakları ve bölgesel jeopolitik açısından ciddi bir kriz alanı olmaya devam etmektedir.
KAYNAKÇA
- Erkin Ekrem, Doğu Türkistan’da İnsan Hakları ve Kültürel Sömürgeleştirme, 2021.
- Erkin Emet, Uygurların Modern Tarihi ve Direnişi, 2020.
- Abdureşit Celil Karluk, Doğu Türkistan: Toplumsal ve Kültürel Baskılar, 2019.
- Human Rights Watch, China: Crimes Against Humanity in Xinjiang, 2021.
- Yücel Tanay, Doğu Türkistan’ın Yakın Çağ Tarihi ve Direniş Mücadelesi, 2025.

