Programda konuşan Dolkun İsa, Doğu Türkistan’da yıllardır süregelen baskı politikalarına ve Çin yönetiminin uyguladığı sistematik asimilasyon girişimlerine değindi. “Uygur soykırımı sadece bir halkın değil, insanlığın vicdanını ilgilendiren bir meseledir” diyen İsa, gençlere adalet ve dayanışma çağrısında bulundu.
Etkinliğin en dikkat çekici anlarından biri ise Dolkun İsa’nın yeni kitabı “Çin’e Direnişim” (İngilizce adıyla My Resistance Against China) adlı eserinin ilk tanıtımı ve imza töreni oldu. Türkçe kaleme alınan bu kitap, Dolkun İsa’nın kişisel mücadelesini, sürgün yıllarını ve Uygur davasının küresel boyutunu gözler önüne seriyor. Katılımcılar, liderin direniş hikâyesini bizzat kendisinden dinleme ve kitabını imzalatma fırsatı buldu.
Program boyunca gençlerle birebir sohbet eden İsa, özellikle Avrupa’da yaşayan Türk ve Müslüman gençlerin hak, özgürlük ve kimlik bilinci konularında aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. “Sessiz kalmak, zulmü normalleştirmektir. Her biriniz adaletin sesi olabilirsiniz,” ifadeleri, salonda uzun süre alkışlandı.
Etkinlik sonunda, organizasyon komitesi Dolkun İsa’ya teşekkür ederek, bu anlamlı buluşmanın yalnızca bir konuşma değil, aynı zamanda umut ve dayanışma mesajı taşıdığını belirtti. Katılımcılar, etkinliği “ilham verici” ve “farkındalık oluşturan” bir buluşma olarak değerlendirdi.
Krefeld’deki program, hem Uygur meselesine uluslararası duyarlılığı artırma açısından hem de Türk gençliğinin küresel sorunlara karşı bilinçlenmesi bakımından büyük önem taşıyor. Isa’nın liderlik ve direniş öyküsü, salondaki gençlerde derin bir etki bıraktı.
Bu buluşma, sadece bir konferans değil; adalet, insan hakları ve inanç temelli dayanışmanın sembolü olarak hafızalarda yerini aldı. Dolkun İsa’nın şu sözleri, gecenin anlamını özetler nitelikteydi:
“Direniş, bir halkın susmama kararlılığıdır; ve biz susmayacağız.”

