ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu’nun (USCIRF) yakın tarihli bir bilgi notu, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) bölgede devam eden soykırımının bir parçası olarak Uygur ve diğer Türki Müslüman din adamlarını hedef almaya devam ettiğini ortaya koydu. 2014 yılından bu yana, aralarında imam ve öğretmenlerin de bulunduğu 1,000’den fazla din adamı hapsedildi ya da kayboldu. Bunlar arasında Kazak imam Erjan Quwash 21 yıl, Uygur imam Dadihan ise 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Raporda ayrıca 96 yaşındaki İmam Abidin Damollam’ın dokuz yıllık hapis cezasını çekerken hapishanede öldüğü belgelendi. USCIRF ayrıca din ve kültür öğrettikleri için hapse atılan Tursungul Ghopur ve Heyrinisa Memet gibi Uygur kadınlara yönelik zulme de dikkat çekerek bunu Pekin’in Uygur kimliğini silmeye yönelik zorlayıcı “Çinlileştirme” politikasının bir parçası olarak nitelendirdi.
Aynı zamanda, BM insan hakları uzmanları, şarkı sözü yazarı Yaxia’er Xiaohelaiti’nin (Uigga) hapsedilmesi ve akademisyen Rahile Davut’a verildiği bildirilen ömür boyu hapis cezasına atıfta bulunarak Çin’in Uygur kültürel ifadesini suç sayması konusunda ciddi endişelerini dile getirdi. Uzmanlar, Çin’in sanat ve akademiye yönelik baskısının insanlığa karşı suç teşkil edebileceği uyarısında bulunarak Pekin’i kayıp kişilerin akıbetini açıklamaya ve zorla asimilasyon kampanyasına son vermeye çağırdı.
Sözde Uygur Özerk Bölgesi’nin kuruluşunun 70. yıldönümü münasebetiyle DUK ve AP Milletvekili İlhan Küçük, Avrupa Parlamentosu’nda Çin yönetimi altında geçen yetmiş yıllık baskıyı gözler önüne seren bir yuvarlak masa toplantısına ev sahipliği yaptı. Aralarında DUK Başkanı Turguncan Alawdun ve Dolkun İsa’nın da bulunduğu önde gelen isimler Çin’in sorumlu tutulması için somut uluslararası tedbirler alınmasını talep etti.
İnsan Hakları İzleme Örgütü, Çin’in yeni önerdiği “Etnik Birlik” yasasını kınadı ve bunu dil kısıtlamaları ve ideolojik telkin yoluyla kültürel silme için resmi bir plan olarak nitelendirdi. Haftanın kapanışında DUK İcra Kurulu Başkanı Ruşen Abbas, “Kuşatma Altındaki İnanç” konferansında küresel savunuculara katılarak din özgürlüğünü savunmak ve Pekin’in Uygurlar, Tibetliler ve diğer inanç topluluklarına yönelik sistematik baskısına direnmek için kolektif eylem çağrısında bulundu

