Salı akşamı Telegram’da yayınlanan bir videoda Ebu Hamza, İsrail İşgal Güçlerinin (IOF) önceden uyarıda bulunmaksızın sivilleri bombalamaya devam ettiğini söyledi ve bunu ‘korkakça bir zayıflık’ durumu olarak tanımladı.
Ebu Hamza, Kudüs Tugayları’nın işgal altındaki şehirleri roketlerle, askeri yoğunlaşmaları ise havan toplarıyla hedef almaya devam ettiğini vurgulayarak, özgürlük ve onurun bedelinin, Filistin halkının adaletsizlik ve baskı açısından deneyimlediğinden çok daha büyük olduğunu vurguladı.
Ebu Hamza, direnişin Siyonist-Amerikan işgaline karşı açık bir savaş içinde olduğunu ve milyarlarca güçlü millet adına Mescid-i Aksa’yı savunduğunu belirtti.
Ayrıca savaşçıların tüm cephelerde kararlı olduklarını, düzinelerce IOF aracını imha etmeyi ve hedef almayı başardıklarını, yakın mesafeden işgal güçleriyle çatışmaya girdiklerini doğruladı.
İsrailli esirlerin ailelerine seslenen Ebu Hamza, şunları söyledi: “Sahte şeytan Netanyahu, savaş bittikten sonra kaçınılmaz kaderinin ne olacağını çok iyi biliyor. Onu yönetin, hapsedin ya da öldürün, bu sizin işiniz ama o erteliyor ve savaştaki tek amacı iktidarda kalmak.”
Esirlerin ve İsrail İşgal askerlerinin kaderinin iki olasılığa sahip olduğunu ekledi: ya IOF bombardımanı sonucu ölmek ve “onları özgürleştirmeye yönelik aptalca girişimler”; ya da direnişin belirlediği tam ateşkes ve değişim koşulları altında müzakerelere geri dönmek.
Ebu Hamza ayrıca, dünyadaki tüm güçler toplansa bile tek bir canlı esiri bile serbest bırakamayacaklarını vurgulayarak, bu savaşta direnişin zaferden başka seçeneği olmadığını vurguladı.

