Gruplar, bu projeyi sektöre uluslararası vesayet dayatmak ve işgalin gündemine hizmet eden önyargılı bir vizyonu dayatmak için yapılan açık bir girişim olarak değerlendirdi.
Gruplar yaptıkları açıklamada, önerilen formülün Gazze’nin işlerinin yönetimi ve yeniden inşa operasyonlarını geniş yetkilerle donatılmış uluslarüstü bir kuruma devrederek Filistinlilerin kendi işlerini yönetme egemenlik hakkını ellerinden aldığından, ulusal karar alma süreci üzerinde dış hegemonyayı tesis ettiğini vurguladılar.
Yardımlar üzerindeki egemenlik ve istihdamın reddi
Açıklamada, gelecekteki tüm insani yardım çabalarının, Filistin egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiği hususu ile birlikte, Birleşmiş Milletler ve yetki alanına giren uluslararası kuruluşların denetimi altında ilgili Filistin kurumları tarafından yönetilmesi gerektiği vurgulandı.
İnsani yardımı yabancı etkilerin baskı ve şantaj aracı olarak kullanmaya karşı uyarıda bulunan açıklama, bunun ulusal kurumları marjinalleştirdiğini ve mültecilerin haklarının uluslararası şahidi olarak gördüğü UNRWA’nın rolünü zayıflattığını vurguladı.
Kırmızı çizgiler: Direniş, silahsızlanma ve siyaset
Gruplar güvenlik ve silahlar konusunda kırmızı çizgi çizerek, Gazze’nin silahsızlandırılmasını talep eden veya halkın direniş ve meşru müdafaa hakkını zayıflatmaya çalışan herhangi bir maddeyi kategorik olarak reddettiklerini açıkladılar.
Silahlarla ilgili her türlü tartışmanın, işgali sona erdiren ve Filistin devletini kuran siyasi sürecin gerçekleştirilmesiyle bağlantılı bir iç mesele olarak kalması gerektiğini vurguladılar.
Uluslararası gücün önerilen rolünün reddi
Açıklama, planlanan uluslararası güce atanan rolü, işgalin gündemine doğrudan koordinasyon yoluyla hizmet eden bir varlık haline geleceği gerekçesiyle şiddetle eleştirdi.
Açıklama, kurulması halinde herhangi bir uluslararası gücün Birleşmiş Milletler’in yetkisi ve doğrudan denetimi altında olması, işgalciyi dahil etmeden veya ona sahada herhangi bir yetki vermeden, yalnızca resmi Filistin kurumlarıyla koordinasyon içinde çalışması gerektiğini talep etti.
Ayrıca, bu durumun egemenliği doğrudan ihlal ettiği için, Şerit içinde yabancı askeri üslerin kurulmasını reddettiğini vurguladı.
Açıklama, işgalci israil’in ihlallerinden, özellikle de Gazze geçitlerini kontrol etmesi sonucu sivillerin güvenliği ve halkın açlık çekmesi konusunda sorumlu tutulması için uluslararası izleme mekanizmalarının devreye sokulması çağrısıyla sona erdi.
Açıklama, Gazze Şeridi’ni yönetmek için önerilen Arap-İslam modelinin en kabul edilebilir seçenek olmaya devam ettiğini ve gelecekteki tüm düzenlemelerin Filistin halkının özgür iradesinden ve davanın ve toprağın birliğinden kaynaklanması gerektiğini vurgulayarak sona erdi.

