
Resmi raporlara göre, idam cezası verilenler arasında yer alan Mehdi Rasouli (25) ve Mohammad Reza Miri (21), geçtiğimiz Ocak ayında Meşhed şehrinin "Tabrizi" caddesinde yaşanan protestolar sırasında "Basij" güçlerine mensup bir güvenlik görevlisini bıçakla öldürmeye iştirak etmekten suçlu bulundular.
Adli makamlar, sanıkları "yurtdışıyla bağlantılı unsurlar" olarak nitelendirerek, İslam Cumhuriyeti'nin güvenliğini sarsmak amacıyla uluslararası güçler tarafından desteklenen kargaşa planının bir parçası olarak hareket ettiklerini belirtti.
Bu idamlar, geçen kışki protestoların sonuçlarıyla başa çıkmak için Tahran'ın uyguladığı geniş çaplı tutuklama dalgası ve ağır yargı kararları bağlamında gerçekleşiyor. Yetkililer, özellikle bölgedeki mevcut askeri gerginlik ortamında, sahadaki hareketleri sürekli olarak yabancı istihbarat teşkilatlarıyla ilişkilendiriyor.
Buna karşılık, "Hrana" örgütü de dahil olmak üzere uluslararası insan hakları örgütleri bu uygulamaları eleştirdi; bu örgütler, yargılamaların adalet standartlarından yoksun olduğunu ve itirafların siyasi amaçlar doğrultusunda baskı altında alındığını öne sürdü.
Bu eleştirilere rağmen Tahran, iç barışı ve ulusal güvenliği korumak amacıyla, "yeryüzünde yozlaşmışlar" ve Mossad ile bağlantılı ajanlar olarak nitelendirdiği kişilere karşı yasayı uygulamaya devam edeceğini vurguluyor.
