Dürzi lider El Belavus, Cumartesi akşamı Suriye’nin El İhbariye televizyonuna verdiği demeçte, Süveyda halkının Şeyh El Hicri’den “çözümler sunan ve insanları güvenliğe kavuşturan kapsamlı bir pozisyon sunmasını” beklediğini söyledi.
El Belavus, El Hicri’nin etrafının “daha önce adam kaçırma, hırsızlık, yağmalama ve kadınları gasp etmekle tanınanların da aralarında bulunduğu” bir grup hizip lideri tarafından çevrildiğini söyledi.
Bu duyurunun “Devrim Muhafızlarının bir klonu” olduğunu ve “daha fazla yıkım ve tahribata” işaret eden bir mesaj taşıdığını söyledi.
Dürzi lider, Ulusal Muhafızlar adına kurulacağı açıklanan gruplar arasında yer almayan Rical al-Karama Hareketi’nin tutumunu övdü.
El-İhbariye televizyonu, dolaşımda olan bir videoya atıfta bulunarak, El-Hicri’nin Ulusal Muhafızlar’ın kendisine tam bağlılıklarını ve “Selefi terörist gruplar” olarak adlandırdığı gruplarla savaşmaya hazır olduklarını ilan eden silahlı gruplardan oluşturulduğunu duyurduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Ahmed El Şaraa da dahil olmak üzere Suriyeli yetkililer Dürzilerin Suriye halkının “otantik bir bileşeni” olduğunu ve korunmalarının tüm Suriyelilere eşit haklar tanıyan devletin sorumluluğunda olduğunu defalarca vurgulamışlardır.
Süveyda’daki Dürzilerin üç Akl (dini otorite) şeyhi var: Hamud al-Hanavi, Yusuf Carbu ve el-Hici, gözlemcilere göre bu şeyhlerin takipçileri azınlıkta ve toplumun genel tutumunu yansıtmıyor.
Carbu ve el-Hanavi daha önce çeşitli vesilelerle işgalci israil’den koruma talep etmeyi reddettiklerini ve ulusal birlik seçeneğine bağlı olduklarını ifade etmişlerdi. Ancak El Hicri defalarca işgalci israil’e müdahale çağrısında bulunmuş ve teşekkürlerini iletmişti ki aktivistler bunu vilayetteki son krizin çözümüne yönelik girişimlerin başarısızlığı olarak değerlendirdi.
19 Temmuz’dan bu yana Süveyda’da, sivillerin ölümüyle sonuçlanan ve bir hafta süren silahlı çatışmaların ardından ateşkes ilan edilmişti.
İşgalci israil “Dürzileri koruma” bahanesini kullanarak Suriye’ye yönelik saldırganlığını tırmandırdı ve Şam bunu içişlerine açık bir müdahale olarak değerlendirerek işgalci israil’in 1974 yılında iki taraf arasında imzalanan Kuvvetler Ayrılığı Anlaşmasına uymaya zorlanmasını talep etti.
Suriye hükümeti, 8 Aralık 2024 tarihinde Beşar Esed rejiminin devrilmesinden bu yana ülkede güvenliği kontrol altına almak için yoğun çaba sarf ediyor.
El Şaraa başkanlığındaki yeni yönetim, sivillerin ölümüne ve Suriye ordusuna ait askeri tesislerin, araçların ve mühimmatın imha edilmesine neden olan hava saldırıları düzenlemesine rağmen işgalci israil’i herhangi bir şekilde tehdit etmedi.
İşgalci israil 1967’den beri Suriye’ye ait Golan Tepeleri’nin büyük bölümünü işgal altında tutuyor ve Beşar’ın devrilmesinden sonra Golan’daki işgalini genişletmek ve Suriye’nin tampon bölgesini işgal etmek için olaylardan yararlandı.

