
Çin, mal varlıklarının dondurulması ve giriş yasaklarını içeren tedbirleri Pazar günü açıkladı. Çin dışişleri bakanlığı, hedefleri arasında Kanada merkezli Uygur Hakları Savunuculuk Projesi ve Kanada-Tibet Komitesi'nin de bulunduğunu söyledi.
Kanada hükümetinden yapılan açıklamada, "Global Affairs Canada, Kanada Tibet Komitesi ve Uygur Hakları Savunuculuk Projesi üyeleriyle dayanışma içinde olduğunu ifade etmekte ve Çin Hükümeti'nin insan hakları için seslerini yükselttikleri için onları cezalandırma kararını kınamaktadır" denildi.
Kanada tarafından yapılan açıklamada Çin'e uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerine saygı göstermesi çağrısında bulunulurken, Kanadalılara da yerel yasaların keyfi olarak uygulanması riski nedeniyle Çin'de yüksek derecede dikkatli olmaları çağrısında bulunuldu.
Hak grupları Çin’i, Doğu Türkistan’da sayıları 10 milyon civarında olan Uygurlar ve diğer Müslüman Türk halklarına yönelik, kamplarda zorla çalıştırma da dâhil olmak üzere, yaygın suiistimallerde bulunmakla suçluyor. Pekin her türlü suiistimali reddediyor.
Çin, 1950 yılında feodal serflikten "barışçıl kurtuluş" olarak tanımladığı bir şekilde Tibet'in kontrolünü ele geçirdi. Ancak uluslararası insan hakları grupları ve sürgünler, Çin'in Tibet bölgelerindeki baskıcı yönetimini rutin olarak kınamışlardır.
Kanada hükümeti, "Kanada Hükümeti, Kanada'da yaşayan insanların ya da onların aile ve arkadaşlarının siyasi görüşleri nedeniyle ya da muhalif görüşleri susturmak amacıyla tehdit edilmesine, şiddet eylemlerine ya da taciz edilmesine müsamaha göstermeyecektir." açıklamasında bulundu.
