BIST 100
13.743,50 -0,01%
DOLAR
46,1529 0,04%
EURO
53,4357 0,37%
GRAM ALTIN
6.102,46 1,05%
FAİZ
43,52 -0,39%
GÜMÜŞ GRAM
97,13 3,22%
BITCOIN
63.256,00 2,45%
GBP/TRY
61,9914 0,44%
EUR/USD
1,1562 0,23%
BRENT
89,85 -3,49%
ÇEYREK ALTIN
9.977,52 1,05%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
24 °

Kanada Senatosu’ndan Dr. Gülşen Abbas İçin Acil Serbest Bırakma Çağrısı

Kanada Senatosu’nda sunulan yeni bir önerge, yaklaşık sekiz yıldır Çin tarafından hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan Uygur doktor Dr. Gülşen Abbas’ın derhal serbest bırakılması talebini uluslararası gündeme yeniden taşıdı. Uygur hakları savunucuları, girişimin hem insan hakları ihlallerine hem de sınır aşan baskı politikalarına karşı önemli bir adım olduğunu vurguluyor.

38345

Kanada Senatosu üyesi Senatör Leo Housakos tarafından 9 Haziran’da sunulan önerge, Kanada hükümetine Çin makamları nezdinde girişimde bulunarak Uygur doktor Dr. Gülşen Abbas’ın koşulsuz ve derhal serbest bırakılmasını talep etme çağrısı yapıyor. Önergenin, Abbas’ın 12 Haziran’daki 64. doğum gününden hemen önce gündeme getirilmesi dikkat çekti. Böylece Dr. Abbas, sekizinci doğum gününü de tutukluluk altında geçirmiş olacak.

Merkezi Washington’da bulunan Uygur Hareketi (Campaign for Uyghurs – CFU), Kanada Senatosu’ndaki girişimi memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Uygur Hareketi, önergenin yalnızca bir bireyin özgürlüğü için değil, aynı zamanda Çin’in Uygurlara yönelik politikalarına karşı uluslararası hesap verebilirliğin güçlendirilmesi açısından da önemli olduğunu belirtti.

Tutuklanması Uluslararası Tepki Çekmişti

Emekli bir doktor olan Dr. Gülşen Abbas, Eylül 2018’de Çin makamları tarafından gözaltına alınmış ve uzun süre nerede tutulduğu bilinmeden kayıplara karışmıştı. Abbas’ın gözaltına alınmasının, kız kardeşi ve Uygur hakları savunucusu Ruşen Abbas’ın Washington’daki Hudson Enstitüsü’nde Çin’in Uygurlara yönelik uygulamalarını eleştiren bir konuşma yapmasının hemen ardından gerçekleşmesi uluslararası çevrelerde dikkat çekmişti.

İki yılı aşkın süre boyunca ailesine ve kamuoyuna herhangi bir bilgi verilmezken, daha sonra Dr. Abbas’ın gizli yargılama süreçleri sonucunda çeşitli suçlamalarla mahkûm edildiği ortaya çıkmıştı. İnsan hakları kuruluşları ise söz konusu suçlamaların siyasi amaçlarla üretildiğini söylüyor.

BM: “Keyfi Tutuklama”

Birleşmiş Milletler Keyfi Gözaltılar Çalışma Grubu da Dr. Gülşen Abbas’ın durumunu inceleyerek tutukluluğun uluslararası hukuka aykırı ve keyfi nitelikte olduğu sonucuna varmıştı. BM uzmanları, Abbas’ın özgürlüğünden mahrum bırakılmasının insan hakları normlarıyla bağdaşmadığını ve durumun ciddi endişe yarattığını belirtmişti.

CFU yetkilileri ise Dr. Abbas’ın tutuklanmasının, kız kardeşi Ruşen Abbas’ın uluslararası insan hakları faaliyetlerine karşı bir misilleme niteliği taşıdığını belirtiyor. Kuruluşa göre olay, Çin’in yurt dışındaki eleştirmenleri ve aktivistleri susturmaya yönelik “sınır ötesi baskı” yöntemlerinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Senatör Housakos: “Bu, Sınır Ötesi Baskının Açık Bir Örneği”

Kanadalı Senatör Leo Housakos’un, Dr. Abbas’ın durumundan Ruşen Abbas’ın 2026 yılında Kanada’da düzenlenen kitap tanıtım etkinliği sırasında haberdar olduğu belirtildi. Housakos, uzun süredir Uygur Türklerinin maruz kaldığı insan hakları ihlallerine ilişkin açıklamalarıyla tanınan bir siyasetçi olarak öne çıkıyor.

Senatör Housakos yaptığı açıklamada, Dr. Gülşen Abbas’ın yaklaşık sekiz yıldır özgürlüğünden mahrum bırakıldığını hatırlatarak, bunun “sınır ötesi baskının ders kitaplarına girecek düzeyde bir örneği” olduğunu ifade etti ve Kanada’nın bu konuda daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı.

Ruşen Abbas’tan Teşekkür Mesajı

Uygur insan hakları savunucusu Ruşen Abbas ise Senatör Housakos’un girişimine teşekkür ederek, demokratik ülkelerin sessiz kalmamasının büyük önem taşıdığını söyledi. Abbas, Çin yönetiminin aktivistlere yalnız oldukları mesajını vermeye çalıştığını ancak uluslararası desteğin bu algıyı kırdığını belirtti.

Kız kardeşinin sekizinci kez doğum gününü tutuklu geçireceğini hatırlatan Abbas, Kanada Senatosu’ndaki girişimin davaya yeni bir ivme kazandırmasını ve özgürlüğe giden süreci hızlandırmasını umut ettiğini ifade etti.

Kanada’nın Uygur Politikası

Kanada, son yıllarda Uygurların maruz kaldığı uygulamalara karşı en sert tutum alan ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Kanada Parlamentosu daha önce Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’daki uygulamalarını “soykırım” olarak tanımlamış ve binlerce Uygur mültecinin ülkeye kabul edilmesine yönelik programları desteklemişti.

CFU, Kanada’daki tüm siyasi aktörleri önergeye destek vermeye çağırırken, uluslararası topluma da Dr. Gülşen Abbas’ın durumu hakkında daha fazla farkındalık oluşturma çağrısında bulundu. Kuruluş, Çin’den Abbas’ın sağlık durumu ve yaşam koşullarına ilişkin şeffaf bilgi verilmesini ve derhal serbest bırakılmasını talep ediyor.

Uluslararası Kampanya Sürüyor

İnsan hakları savunucuları, Dr. Gülşen Abbas’ın yaklaşan doğum günü vesilesiyle dünya genelinde farkındalık kampanyaları düzenlemeye hazırlanıyor. Sosyal medya üzerinden yürütülecek kampanyalarda hükümetlere ve uluslararası kuruluşlara Çin üzerindeki diplomatik baskıyı artırma çağrısı yapılacak.

Uzmanlar, Dr. Gülşen Abbas dosyasının yalnızca bireysel bir insan hakları ihlali değil, aynı zamanda Uygur toplumuna yönelik daha geniş çaplı baskı politikalarının sembol vakalarından biri olarak değerlendirildiğini belirtiyor.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?