Abbas, X platformunda paylaştığı bir gönderide, Lingua Sinica’nın, Fransa’nın Strazburg Üniversitesi’nde 2019 yılında Pekin’in Doğu Türkistan’daki politikaları üzerine düzenlenen bir panelin bozulmasına yönelik Çin’in diplomatik çabalarını ayrıntılı olarak anlatan bir haberine tepki gösterdi.
This @LinguaSinica report shows how Beijing’s pressure is shaping what can be researched and discussed about China even in European universities. Chinese diplomats have attempted to stop events on Uyghurs, while concerns over funding, partnerships, visas, and access to China are…
— Rushan Abbas (@RushanAbbas) August 21, 2026
Rapora göre, Çin Çalışmaları doçenti ve etkinliğin ortak organizatörlerinden Thomas Boutonnet, Strazburg’daki Çin Konsolosluğu ile bağlantılı Çinli katılımcıların tartışmayı defalarca kesintiye uğrattığını ve Doğu Türkistan’daki koşulları olumlu bir şekilde tasvir eden broşürler dağıttığını hatırlattı.
Raporda, baskının etkinlikten önce başladığı belirtildi; bir Çinli öğrencinin Edebiyat Fakültesi dekanına yaklaşarak etkinliğin iptal edilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunduğu iddia edildi. Ardından Çin Konsolosluğu, üniversite rektörüyle temasa geçerek akademik tartışmanın yasaklanmasını resmen talep etti. Üniversite ise etkinliği iptal etmeyi reddetti.
Abbas, bu olayın Pekin’in etkisinin Çin sınırlarının ötesine uzanabileceğini ve Avrupa’daki akademik özgürlüğü etkileyebileceğini gösterdiğini söyledi. Araştırma fonları, kurumsal ortaklıklar, vizeler ve Çin’e erişim konusundaki endişelerin akademisyenleri giderek daha fazla otosansüre ittiğini iddia etti.
“Pekin’in neyi incelemeye maruz kalmaktan korumaya çalıştığını biliyorum,” diyen Abbas, bu konuyu, yaklaşık sekiz yıldır hapiste olduğunu söylediği kız kardeşi Dr. Gülşen Abbas ile ilişkilendirdi.
Abbas, Çin Komünist Partisi’ni, Uygurların gözaltına alınmasıyla bağlantılı politikaların ve iddia edilen ihlallerin incelenmesini engellemek için uluslararası düzeyde faaliyet gösterdiği yönünde suçladı.
Lingua Sinica raporunda, Strazburg olayının akademik tartışmalara doğrudan diplomatik müdahalenin ilk örneklerinden biri olarak değerlendirildiği belirtildi. Raporda ayrıca, araştırma fonları, iş ortaklıkları ve uluslararası öğrenciler açısından Çin’in artan öneminin, Pekin’in Avrupa üniversiteleri üzerinde baskı uygulayabileceği yeni yollar yarattığı da eklendi.
Abbas, Avrupa’daki akademik kurumları bağımsızlıklarını korumaya çağırdı ve Pekin’in akademik araştırma ile kamuoyundaki tartışmaların sınırlarını belirlemesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.






















