Bu etkinlik; Uygur liderleri, aydınları ve toplum üyelerini bir araya getirerek, mevcut duruma yüzleşmek, geçmişi hatırlamak ve özgürlüğe dair ortak vaatlerini yeniden teyit etmek için bir fırsat sundu.
Etkinlik sırasında, tanınmış Uygur Amerikalı aktivist ve “Uygur Hareketi ”nin kurucusu İcra Direktörü Ruşen Abbas, kitabında ele aldığı bazı olayları paylaştı. Bu olaylar, Uygurların siyasi kaderine dair anılar, Çin’in Uygurlara karşı uzun süredir devam eden baskıcı politikalarıyla ilgili detaylı örnekler ve kendi ailesinin hayat hikâyesi ile verdikleri mücadeleyi içeriyordu.

Abbas, Çin Komünist Partisi’nin sınır tanımayan zulmüne karşı “Yıkılmaz Ruh” kelimesinin anlamını açıklayarak, Uygur davasının sadece ulusal bir mücadele değil; özgürlük ve insan onuruna değer veren herkes için evrensel bir direniş olduğunu vurguladı.
Uygur Ajansı – Uygur Times’ın kurucusu Tahir İmin Uyguri, kitap sohbetini yöneterek Ruşen Abbas ile derin ve kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Sohbet; Abbas’ın Doğu Türkistan’daki kişisel deneyimleri, babasının Kültür Devrimi dönemindeki zulümleri anlattığı hatıralar, yurt dışındaki yaşamı ve mücadelesi, ailesine uygulanan intikam amaçlı cezalar ve yürüttüğü faaliyetler gibi birçok konuyu kapsadı.

Ayrıca tartışmada, 1980’lerdeki Uygur öğrenci hareketi, Tayland’da haksız yere tutulan Uygurlara yardım çalışmaları, hapisteki kız kardeşi Dr. Gülşen Abbas, ve Uygur halkı için sürdürdüğü çabalar da ele alındı.
Bu etkinlik, Haziran ayında Hudson Enstitüsünde düzenlenen resmi kitap lansmanının ardından organize edildi. Hudson’daki törene, ABD Kongresi üyeleri, Hudson Enstitüsü ve Ulusal Demokrasi Vakfı (NED)’nden oluşan uzmanlar grubu katılmış ve Ruşen Abbas’ın kitabını küresel insan hakları hareketinde öncü bir ses olarak değerlendirmişti.
Ruşen Abbas, kitabında Çin Halk Cumhuriyeti’nin mevcut acımasız politikalarını, yalnızca Uygur insan hakları gruplarının kapsamlı raporlarıyla destekleyerek belgelemekle kalmıyor; aynı zamanda unutulmuş tarihî zulümleri de gün yüzüne çıkarıyor.

