Aynı kaynaklara göre bu durum, Suriye’nin Cezire bölgesindeki aşiretlerin birçoğunun Şam’ın bölgeye “ya barış ya da savaş” yoluyla girmesini talep ederek taraf olduğu Suriye makamlarını engelleme girişimidir.
Suriye Demokratik Güçleri’nden (DSG) bir kaynak Süveyda’daki olayları izleyen son dönemde Suriye’nin kuzeydoğusundaki Özerk Yönetim yetkilileri ile SDG arasında Arap aşiretlerinin ileri gelenleri, aşiret büyükleri, askeri ve siyasi liderleriyle birden fazla toplantı yapıldığını, son toplantıya SDG elebaşı Mazlum Abdi’nin Haseke kırsalındaki Şeddadi kasabasında yerel meclis temsilcileriyle katıldığını söyledi.
Siyasi vaatler ve ekonomik teklifler
Kaynaklar, SDG’nin Arap aşiretlere, özellikle de Deyrezzor’daki sivil ve askeri kurumlara, Şam hükümetiyle gelecekte varılacak herhangi bir anlaşmada önemli bir rol verileceği sözünü verdiğini söyledi.
Ayrıca onları özyönetim fikrine ikna etmeye çalıştı. SDG’nin iddiasına göre Suriye hükümeti hizmet ve ekonomi kurumlarını devralsa bile odak noktası Cezire’deki büyük şehirlerle sınırlı kalacak, bu da bölgedeki (nüfus açısından en büyük) kırsal, köy ve kasabaları önceki rejim döneminde olduğu gibi marjinalleştirecek.
SDG yetkilileri Deyrezzor’daki aşiretlere cazip ekonomik tekliflerde bulunarak vilayetteki petrol kuyularına yatırım yapmalarını önerdi.
Kaynaklar, birçok aşiret büyüğü ve şeyhinin SDG’ye destek açıklamaları yayınladığını, bazı aşiretlerin daha önce Suriye hükümetini SDG ile savaşmaya ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki güçlerine karşı herhangi bir askeri çabaya katılmaya çağıran açıklamalarını reddettiklerini söylüyor.
Aşiretlerin kışkırtmalara karşı duruşu
Deyrizor ve Rakka’daki Cebur Aşiret Meclisi danışmanı Pazar günü bir video açıklaması yayınlayarak SDG’ye yönelik açıklamaları reddetti ve bu kışkırtıcı açıklamaların “bizi temsil etmediğini ve bunları onaylamadığımızı” belirtti.
Cebur aşiret konseyi danışmanı Akram Hajo al-Mahşuş, Suriye’nin kuzeydoğusundaki aşiretler tarafından Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) silah teslim etme çağrısı yapan açıklamalarla ilgili olarak herhangi bir resmi görüş bildirildiğini reddederek, bu açıklamaların “aşiretlerin gerçek tutumunu ifade etmediğini ve toplumun bileşenleri arasında çekişme ve kışkırtmaya yol açtığını” vurguladı.
El Mahşuş, “Son zamanlarda aşiretler adına bazı açıklamalar yapılıyor ve biz El Cezire aşiretleri olarak, ister gerçek ister sahte olsun, bu açıklamaların bizi temsil etmediğini vurguluyoruz” dedi.
“Aşiretlerimiz, bölge bileşenleri arasında nifak tohumları ekecek ve kışkırtacak söylemler taşıyan her türlü açıklamadan münezzehtir” diyen Mahşuş, bu açıklamaların “yazıldıkları mürekkebe değmediğini ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki aşiretler tarafından kategorik olarak reddedildiğini” kaydetti.
Mahşuş sözlerini şöyle tamamladı: “Biz birliğe inanıyoruz ve her zaman Suriye halkının istekleri etrafında uzlaşma ve dayanışma arıyoruz. Önce Suriyeli olduğumuzu vurguluyor ve Suriye topraklarının ve halkının birliğini savunuyoruz.”

