Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tutuklu Kırım Tatar kadınlarının ebeveynleri, Rusya’da İnsan Hakları Ombudsmanı ile görüşmeye giderken iki kez gözaltına alındı

“Kırım Dayanışması”nın avukat Emil Kurbedinov’dan nakille bildirdiğine göre, tutuklu dört Kırım Tatar kadının — Esma Nimetullayeva, Elviza Aliyeva, Nasiba Saidova ve Fevziye Osmanova’nın — ebeveynleri, Rusya İnsan Hakları Yetkilisi (ombudsmanı) ile Moskova’da yapılacak görüşmeye giderken iki kez gözaltına alındı.

“Kırım Dayanışması”nın avukat Emil Kurbedinov'dan nakille bildirdiğine göre, tutuklu dört

İlk gözaltı bu gece gerçekleşti. Kırım’dan yola çıkan heyette 16 kişi bulunuyordu: tutuklu kadınların ebeveynleri, avukat Nazim Şeyhmambetov ve Kırım Tatar halkının yaşlı temsilcileri.
İlk olarak, heyetin bir kısmı Voronej bölgesindeki Boguchar ilçesi İçişleri Bakanlığı (MVD) karakoluna götürüldü, diğer kısmı ise başka bir polis merkezine (tam konum “Kırım Dayanışması”na henüz bildirilmedi). Saat 04.00 civarında, pasaport kontrollerinden sonra herkes serbest bırakıldı.

Bu sabah, minibüsler yeniden trafik polisi (DPS) tarafından durduruldu. Heyet üyelerinden birinin aktardığına göre, güvenlik güçleri “özel kuvvet çağırıp herkesi yere yatırmakla” tehdit etti. Onlardan, Lipetsk bölgesine bağlı (Voronej bölgesine komşu) Khlevnoye ilçesi İçişleri Bakanlığı karakoluna gitmeleri istendi.

Şu anda üç kişi güvenlik güçleri tarafından sorguya alındı ve bir saattir oradan çıkmadılar. Tutuklu kadınların ailelerine, yaşlı temsilcilere ve avukat Şeyhmambetov’a ne suçlama yöneltildiği henüz bilinmiyor. Ancak heyet üyelerinden birinin aktardığına göre, hepsine “aşırılık (ekstremizm) kontrolü yapılması gerektiği” söylendi.

Heyeti taşıyan iki minibüsten birinin şoförü, ilk gözaltının 29 Ekim gecesi saat 23.00 sularında gerçekleştiğini anlattı. O sırada araçlar bir akaryakıt istasyonuna girmiş ve park yerine çekilmişti. Bu esnada trafik polisleri geldi. Şoförün ifadesine göre, “hiçbir açıklama yapmadan araç belgelerini, sürücü belgesini ve tüm yolcuların pasaportlarını istediler.”

Bundan sonra polis memurlarından birine, heyetin İçişleri Bakanlığı karakoluna “eşlik edilmesi gerektiğine” dair bir telefon geldi. Heyet üyelerinden biri, polisin insanlara “eğer karakola gitmezlerse gözaltına alınacaklarını” söylediğini belirtti. Yolda ilerlerken otoyol üzerinde duran başka bir trafik polisi aracı da konvoya katıldı.

Boguchar ilçesindeki İçişleri Bakanlığı karakoluna varıldıktan sonra, ilk gruptaki gözaltına alınanlardan pasaportları kontrol için istendi ve “başka bir güvenlik görevlisinin gelmesini beklemeleri gerektiği” söylendi. Yaklaşık 15–20 dakika sonra o görevli geldi ve insanlardan toplantı salonuna çıkmaları istendi.

Okumadan Geçme  İşgal altındaki Kırım'da Kırım Tatarlarının evlerinde 2 arama yapıldı

Heyet üyelerinden biri, bu sırada güvenlik güçlerinin her bir kişiyi “nereye ve hangi amaçla gittikleri” hakkında sorguya aldığını söyledi.
İnsanlar salonda beklerken, avukat Nazim Şeyhmambetov ayrı bir odada güvenlik görevlileriyle konuşuyordu. O sırada tüm trafik polisi memurları karakoldan ayrılmıştı. Ancak gözaltı nedenine dair insanlara hiçbir açıklama yapılmadı.

Heyetin ilk kısmı karakolda sabaha karşı saat 2’ye kadar, ikinci kısmı ise saat 4’e kadar tutuldu. Daha sonra polis önce bir minibüsü serbest bıraktı, diğer minibüs de bir süre sonra, ilkini takip ederek yola çıktı.

Fakat araçlar yeniden yola çıkar çıkmaz, Moskova saatiyle sabah saat dokuzda, heyet yine trafik polisi tarafından durduruldu. Bu kez onları Lipetsk bölgesine bağlı Khlevnoye ilçesi İçişleri Bakanlığı karakoluna kadar “eşlik ederek” götürdüler.

Daha önce tutuklu Nasiba Saidova’nın ebeveynleri, Kırım’daki Kamu İzleme Komisyonu’na ve İnsan Hakları Yetkilisi’ne başvurarak kızlarının neden ceza davasına maruz kaldığını ve neden Simferopol’daki SİZO-1’de (tutukevi) kötü koşullarda tutulduğunu araştırmalarını istemişti.
Saidova’nın hücresi rutubetli, ısıtmasız ve sıcak su yok; diğer tutuklu Kırım Tatar kadınlar da aynı koşullarda kalıyor. Denetimler sırasında, onlar ve diğer kadınlar başörtülerini çıkarmaya zorlanıyorlar — oysa dinî sebeplerle yabancı erkeklerin yanında başörtüsüz kalmaları mümkün değil.

15 Ekim’de, Kırım’ın Sivastopol ve Bahçesaray bölgelerinde yapılan baskınlardan sonra dört Kırım Tatar kadını gözaltına alındı: 39 yaşındaki Esma Nimetullayeva, 20 yaşındaki Elviza Aliyeva, 18 yaşındaki Nasiba Saidova ve 21 yaşındaki Fevziye Osmanova.
Ertesi gün, Simferopol Kievskiy Bölge Mahkemesi kadınları “Hizb ut-Tahrir” adlı İslami siyasî partiyle bağlantılı olmakla suçlayarak tutuklama kararı verdi.
Nimetullayeva’ya “terör örgütü faaliyetini organize etme” (Rus Ceza Kanunu madde 205.5, fıkra 1), diğer üçüne ise “terör örgütü faaliyetlerine katılma” (fıkra 2) suçlaması yöneltildi.
Bu, Kırım’da kadınlara karşı “Hizb ut-Tahrir bağlantısı” iddiasıyla açılan ilk dava oldu.

Okumadan Geçme  Kırım Tatar tutsak Neriman Celal Minusinsk hapishanesine götürüldü

Ceza davasının ayrıntıları henüz bilinmiyor.
Esma Nimetullayeva’nın avukatı Emil Kurbedinov’un aktardığına göre, tutuklama tedbiri belirleme duruşmasında FSB (Rusya Federal Güvenlik Servisi) soruşturmacısı “sanıkların kaçabileceği veya delilleri yok edebileceği” yönünde rutin gerekçeler sundu.

Avukat şöyle dedi:
“Ancak bu varsayımları destekleyecek hiçbir somut kanıt sunulmadı. Duruşmada, mahkemenin bu suçlamaların gerekçesini her durumda incelemesi gerektiğini söyledim.
Çünkü yürürlükteki yasa — yani 2007 tarihli ‘Terörle Mücadele Kanunu’na göre — Hizb ut-Tahrir Rusya topraklarında terör örgütü olarak tanınmamıştır.
Ve bu yasa, bir örgütün terörist olarak tanınma usulünü belirleyen tek kanundur.
Dolayısıyla dilekçede yer alan ‘Hizb ut-Tahrir yasalara göre terör örgütü olarak tanınmıştır’ ifadesi hukuken geçersizdir,” dedi avukat.

Elviza Aliyeva’nın avukatı Edem Semedlayev, müvekkilinin daha önce hiçbir idari suçla dahi cezalandırılmadığını mahkemede belirtti.
FSB soruşturmacısı ise davadaki gizli tanığın Aliyeva’yı “terörist bir topluluğun üyesi” olarak işaret ettiğini iddia etti.
Semedlayev ve diğer savunma avukatları, ev hapsi gibi daha hafif bir tedbir uygulanmasını talep ettiler.
Ancak mahkeme, dört Kırım Tatar kadının da tutuklu kalmasına karar verdi.

Esma Nimetullayeva, pastacıdır ve reşit olmayan beş kız çocuğunun annesidir; Bahçesaray’da yaşamaktadır.
Ağustos 2023’te güvenlik güçleri, kocasını Remzi Nimetullayev’ı gözaltına aldı. Ona Hizb ut-Tahrir faaliyetlerini organize etmekle (Rus Ceza Kanunu madde 205.5, fıkra 1) suçlama yöneltildi. Şu anda kendisi Rostov-na-Don’daki SİZO-1’de tutuluyor; hakkındaki dava ve diğer beş Kırım Tatar aktiviste yönelik dava Güney Askerî Bölge Mahkemesi’nde görülüyor.

Okumadan Geçme  İşgalci Rus mahkemesi Nariman Celalov ve Ahmetov kardeşlerin başvurusunu reddetti

Nimetullayeva’nın annesi, 73 yaşındaki Aliye Bekirova’ya, ev baskınları sırasında torunları için velayet işlemleri yapması söylendi. O sırada Esma henüz sorgulanmak üzere FSB ofisine götürülecek durumdaydı, suçlu statüsü henüz verilmemişti.

Elviza Aliyeva, Bahçesaray ilçesinin Dolinnoye köyündendir. Simferopol’de bir fırında kasiyer olarak çalışıyordu ve Kırım Federal Üniversitesi’nde Yönetim bölümünde 4. sınıf öğrencisidir.

Nasiba Saidova, Kırım’da tanınmış imam Sadık Urinbayev’in kızıdır. Pedagoji alanında son sınıfta eğitim görmekte ve Holmovka köyündeki bir anaokulunda bebek grubu ile çalışmaktadır.
Kayınbabası Seıt Saidov’a göre, baskın sırasında güvenlik güçleri iç çamaşırında iki yasaklı kitap buldu. Kayınbaba, kitapların ev sahiplerine sonradan bırakıldığını, çünkü baskın sırasında ev sahiplerinin mutfaktan çıkmalarına izin verilmediğini ve polislerin hareketlerini gözlemleyemediklerini düşünüyor.

Fevziye Osmanova, Sivastopol ilçesinin Orlovka köyünde yaşamaktadır ve aile şirketinde çalışmaktadır.

Siyasi İslami parti Hizb ut-Tahrir, 14 Şubat 2003 tarihli Rusya Yüksek Mahkemesi kararıyla terör örgütü olarak tanındı — bu, “Terörle Mücadele Kanunu”nun kabulünden dört yıl önceydi. Duruşma kapalı olarak gerçekleştirildi ve örgüt temsilcileri katılmadı; insan hakları savunucularına göre bu durum şeffaflık ve adil yargılama ilkelerini ihlal etti.

Birçok ülkede, Ukrayna dahil, partinin faaliyetleri yasaklanmamıştır. Bu ülkelerde destekçileri mitingler düzenlemekte, yayınlar çıkarmakta ve kamuya açık konuşmalar yapmaktadır. Kırım’da ise 2014’te yarımadanın ilhakından sonra, Hizb ut-Tahrir davaları kapsamında cezai davalar açılmaktadır.

İnsan hakları savunucuları, Kırım Tatarlarına yönelik cezai takibin terörizmle ilgili olmadığını; bunun, onların barışçıl siyasi ve dini faaliyetleri, hükümeti eleştirmeleri ve baskılara karşı protestolarıyla bağlantılı olduğunu ileri sürmektedir.

*Örgüt Rusya’da yasaklıdır.