
Uygur hak savunuculuk örgütü olan Uygur Hareketi geçtiğimiz günlerde ABD Temsilciler Meclisinden John Moolenaar (R-MI) ve Raja Krishnamoorthi (D-IL) tarafından 2025 Nobel Barış Ödülüne aday gösterilmişti.
Uluslararası bir kuruluş olan Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Örgütü (UNPO) de Uygur Hareketini 2025 Nobel Barış Ödülüne aday gösterdi.
UNPO tarafından yapılan açıklamada; "UNPO, üye toplumlarımızdan iki istisnai insan hakları savunucusunun 2025 Nobel Barış Ödülü adaylıklarını kutlamaktan gurur duymaktadır: Belucistan'da kadın hakları, sosyal adalet ve insan hakları için cesur bir savunucu olan Dr. Mahrang Baloch ve Güney Moğol halkının hakları için kararlı bir şampiyon olan Bay Hada, Doğu Türkistan'da insan hakları ve demokratik özgürlükleri savunan özel bir kuruluş olan Uygur Hareketi ile birlikte."
UNPO tarafından yapılan açıklamada Uygur Hareketi hakkında şunlar ifade edildi:
Doğu Türkistan'da İnsan Haklarını Savunan Uygur Hareketinin Çalışmalarını ve Savunuculuğunu Takdir Etmek
"Uygur Hareketinin (CFU) aday gösterilmesi, Doğu Türkistan'daki Uygur halkının insan hakları ve demokratik özgürlüklerini savunmadaki önemli rolünü takdir etmektedir. 2017 yılında Ruşen Abbas tarafından kurulan CFU, Çin hükümeti altında Uygurların karşılaştığı sistematik baskıya ilişkin küresel farkındalığın artırılmasında kilit bir rol oynamıştır. Tabandan gelen savunuculuk, küresel seferberlik ve etkileyici tanıklıklar yoluyla CFU, zorla çalıştırma, dini zulüm ve kültürel silme gibi zulümlere dikkat çekerek Uygur kurbanların seslerinin uluslararası sahnede duyulmasını sağladı.
Bu adaylık, CFU'nun Doğu Türkistan'da yaşanan zulmü ifşa etmek ve Çin hükümetini insanlığa karşı işlediği suçlardan sorumlu tutmak için sürdürdüğü kampanyada yarattığı önemli etkinin bir kanıtıdır. Zamanımızın en acil insan hakları krizlerinden birinin ele alınmasında küresel dayanışmaya duyulan acil ihtiyacı vurgulamakta ve CFU'nun Uygur halkının haklarının ve onurunun korunması için birleşik bir uluslararası tepki çağrısını güçlendirmektedir. Ruşen Abbas şöyle diyor "Bu tanımanın Uygurların içinde bulunduğu kötü duruma gecikmiş bir dikkat çekmesini umuyoruz. Çin hükümetinin işlediği suçlar sadece bölgesel bir mesele değil, acil eylem gerektiren küresel bir insan hakları krizidir."
