Bu çağrı, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 22 Nisan’da 2023 İnsan Hakları Raporunda Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’da devam eden hak ihlallerini açıklamasının ardından geldi.
ETGE tarafından yapılan açıklamada, “Sürgündeki Doğu Türkistan Hükümeti (ETGE), Çin tarafından Doğu Türkistan’daki Uygurlar, Kazaklar, Kırgızlar ve diğer Türk etnik gruplara karşı işlenen soykırım ve insanlığa karşı suçların ele alınması için acil ve önemli küresel eylem çağrısında bulunmaktadır” denildi.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, raporda Çin ile ilgili özel bir bölümün yanı sıra, Çin’in Doğu Türkistan’daki zulmünün devam eden bir soykırım ve insanlığa karşı suç teşkil ettiğini belirtti.
Açıklamada, “Bu zulümler arasında toplu hapsetme, zorla çalıştırma ve yaklaşık bir milyon Türk çocuğunun Çin devlet tesislerinde zorla asimile edilmesi yer alıyor” denildi.
Mayıs 2014’te Çin hükümeti “aşırıcılık, bölücülük ve terörizmle” mücadele kisvesi altında Doğu Türkistan’daki Uygurlara ve diğer Türk halklarına karşı bir “Halk Savaşı” başlattı.
Açıklamaya göre daha sonra, 2016 yılına gelindiğinde, “bu sözde “Halk Savaşı”, uluslararası tepki ve kınama eksikliği nedeniyle kapsamlı bir soykırım ve insanlığa karşı suç kampanyasına dönüştü.”
Çin’in soykırım ve insanlığa karşı suç kampanyasının kilit unsurları arasında milyonlarca Uygur, Kazak, Kırgız ve diğer Türk halklarının giderek resmi hapishanelere dönüştürülen toplama kamplarında kitlesel olarak hapsedilmesi; yüz binlerce Uygur ve diğer Türk kadınının zorla kısırlaştırılması ve milyonlarca kişinin zorla çalıştırılarak köleleştirilmesi yer almaktadır.
Açıklamaya göre ayrıca, Türk kadınlarının Çinli erkeklerle zorla evlendirilmesi, binlerce kültürel ve dini alanın yaygın bir şekilde tahrip edilmesi, dini uygulamaların bastırılması, eğitimde Türk ana dillerinin yasaklanması ve devlet tarafından işletilen tesislerde yaklaşık bir milyon Uygur ve diğer Türk çocuklarının zorla ayrılması ve asimile edilmesi de diğer hususlar arasında yer alıyor.
Bu eylemlerin ABD ve aralarında İngiltere, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Fransa ve Belçika’nın da bulunduğu birçok ulusal parlamento tarafından soykırım olarak tanımlanmasına ve kabul edilmesine rağmen, uluslararası toplumun tepkisi büyük ölçüde etkili politikalar veya müdahaleler olmaksızın sözlü kınamalarla sınırlı kalmıştır.
ETGE ayrıca uluslararası toplumu, özellikle de önde gelen demokratik ulusları ve uluslararası örgütleri, sadece kınamanın ötesine geçmeye çağırdı.
ETGE, “Çin’in Doğu Türkistan’da devam eden soykırımını sona erdirmesi için yaptırımların, diplomatik baskıların ve diğer gerekli önlemlerin uygulanmasını savunmaktadır.” açıklamasında bulundu.
ETGE Başkanı Mamtimin Ala da hayal kırıklığını dile getirerek şunları söyledi: “Çin’in Doğu Türkistan’da devam eden soykırım ve insanlığa karşı işlediği suçların ayrıntılı bir şekilde belgelenmesine rağmen, küresel tepki son derece yetersiz kalmaktadır. Göstermelik jestlerden daha fazlasına ihtiyaç var – Çin tarafından işgal altındaki Doğu Türkistan’da işlenen zulümlerin durdurulması ve cezalandırılması için antlaşma yükümlülüklerini uygulamak üzere kararlı adımlar atılmalıdır.”
ETGE, retorik taahhütlerin ötesinde, insan haklarının korunması ve Doğu Türkistan’daki soykırımın sona erdirilmesi için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

