Oturum başkanlığını Uygur Hareketi Başkanı ve Dünya Uygur Kurultayı Yürütme Kurulu Başkanı Ruşen Abbas’ın yaptığı panelde, Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik uyguladığı asimilasyon politikaları, zorla çalıştırma ve soykırım meseleleri masaya yatırıldı.
Panele konuşmacı olarak; Dünya Uygur Kongresi Başkanı Turgunjan Alavudun, Dünya Uygur Kongresi Londra Ofisi Yöneticisi ve Soykırımı Durdur Derneği Başkanı Rahime Mahmut, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alimcan Inayet, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Kul ve Kırgızistan’dan Doç. Dr. Ekber Bawudun katıldı.
Konuşmacılar, Doğu Türkistan’da yaşanan baskı ve soykırım politikalarının yalnızca bölgesel değil, küresel bir insan hakları meselesi olduğuna dikkat çekti. Özellikle Türkiye’nin bu konuda daha cesur ve kararlı bir duruş sergilemesi gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler mekanizmalarında ve İslam İşbirliği Teşkilatı çalışmalarında Uygur Türklerinin trajedisini sürekli gündemde tutmasının önemine işaret edildi.

Konuşmacılar, Avrupa ülkelerinin Çin ile büyük ticari ilişkilerine rağmen insan hakları konusunda seslerini yükselttiğini hatırlatarak, Türkiye’nin de benzer bir şekilde Doğu Türkistan meselesinde kararlı tutum alması gerektiğinin altını çizdi.
Programın açılışında konuşan Uygur Akademisi Genel Başkanı Dr. Rishat Abbas, konferansın gerçekleşmesi için destek veren Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ve Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkürlerini sundu. Abbas, özellikle Belediye Başkan Danışmanı Feramuz Üstün’ün katkılarının bu organizasyonun başarıyla hayata geçirilmesinde önemli rol oynadığını belirtti.
Katılımcılar, Uygur halkının kimliğini, kültürünü ve inancını koruma mücadelesinin yalnızca Doğu Türkistan diasporasının değil, aynı zamanda bütün Türk ve İslam dünyasının ortak meselesi olduğuna dikkat çekti. Ayrıca genç neslin bilinçlendirilmesi, akademik araştırmaların artırılması ve uluslararası kamuoyunun harekete geçirilmesinin önemi vurgulandı.
Ankara’daki bu konferans, hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada Uygur Türkleri meselesine yönelik farkındalığı artırma noktasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

