Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Arab coğrafyasında bir ilk: Doğu Türkistan’daki Çin zulmü Amman’da konuşuldu

Uygur Hareketi Başkanı Rushan

Uygur Hareketi Başkanı Rushan Abbas ile Uygur Araştırmaları Merkezi Müdürü Abdulhekim İdris, Ürdün’ün başkenti Amman’da bazı yerel insan hakları örgütleri yöneticileri, Üniversite öğrencileri, kadın kuruluşlarının temsilcileri ve gazeteciler ile bir araya geldi. Bu konuda düzenlediği bir toplantıda onlara Doğu Türkistan’da işgalci Çin’in baskı ve zulmü ile insan hakları ihlalleri hakkında bilgiler sundu ve sorularını cevaplandırdı.

Rushan Abbas: Amman’daki Faaliyetlerimiz Arap Dünyasında Bir ilk

Uygur Hareketi başkanı Rushan Abbas yağtığı açıklamada şu ifadeleri kullandı.

“Amman’daki bu temas ve faaliyetlerimiz Müslüman Arap dünyasında bir ilk faaliyetimiz olmaktadır. Bizim temel amacımız Çin’in Uygurlara yönelik soykırım eylemlerini Müslüman Ortadoğu ülkelerine anlatmak ve onların da desteğini elde etmektir. Ürdün’ün başkenti Amman’daki temaslarımıza birçok ülkenin Büyükelçilik yetkililerini ziyaret ederek onlara da Çin’in işgalindeki Doğu Türkistan’da mevcut dramatik durum hakkında bilgiler sunduk. Ürdün’de yerel insan hakları örgütleri, üniversite öğrencileri, kadın, insan hakları aktivistleri ve gazetecilerle görüşmeler yaptık. Bu görüşmelerde Çin’in Doğu Türkistan’da yürüttüğü insanlık dışı baskı zulüm ve soykırım uygulamaları ile Uygurların Köle/İşçi olarak çalıştırılması, Planlı doğum kontrolü altında Uygur kadınlarının zorla kısırlaştırılması, mecburi kürtaj başta diğer soykırım politikaları hakkında detaylı bir sunum yaparak onları bilgilendirdik.  Ürdünlü kardeşlerimizi anlattıklarımız büyük bir ilgi ile duygulanarak ve biraz da şaşkınlık içinde   dinlediler. Çünkü, Çin’in Uygurlara karşı işlediği insanlık suçlarına ilişkin açıklamalarımız, Ürdünlü aydınlar ve insan hakları aktivistleri için bir ilkti ve onlarla aramızda güçlü bir etki yaratmış bulundu. Çünkü bu etkinlik Doğu Türkistan ile ilgili Ürdün’de yapılan ilk faaliyet olmuştur.”

Halid Hicabı:  Mazlum Uygur Kardeşlerimiz İçin Mutlaka Bir Şeyler Yapacağız

Uygur Hareketi Başkanı Rushan Abbas’ın Amman’daki faaliyetlerini değerlendiren Ürdün insan hakları örgütü başkanı Halid Hicabi yapılan toplantıları değerlendirirken şu ifadelere yer verdi:

“Uygur Kardeşlerimizin başına gelenleri basından ve sosyal medyada biraz bilgi sahibi olsak da Sayın Rushan Abbas hanımın bize anlattığı detayları bilmiyorduk. Doğu Türkistan’daki Müslüman kardeşlerimizin çektiği bütün bu acımasız ve insanlık dışı baskı ve zulüm uygulamalarını ilk kez Uygur Hareketi Başkanından bu kadar açık ve detaylı bir şekilde duyduk ve çok üzüldük. Ürdün İnsan Hakları Örgütü olarak Uygur Kardeşlerimizin bu dramatik durumu hakkında ne yapabileceğimizi düşünmeye başladık. Ürdün İnsan Hakları Örgütü aktivistleri olarak, bundan sonraki faaliyetlerimizde mazlum Uygur kardeşlerimiz başta Müslüman dindaşlarımızın karşı karşıya bulunduğu baskı ve zulmü duyurmaya ve bu insanlık dışı baskı ve zulüm uygulamalarını engelleyebilmek için elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Allah Uygur kardeşlerimizin yardımcısı olsun. Kardeşlerimizin bir an önce temel insanı haklarına sahip olarak kendi vatanlarında huzurlu yaşamaları en büyük dileğimizdir.”

Uygur Hareketi’nin Ürdün’deki faaliyetlerine katılan Uygur Araştırmaları Merkezi Müdürü Abdulhakim İdris ise Ürdün’deki temas ve faaliyetlerini şöyle anlattı: 

Bizim faaliyetlerimizin Çin lideri Xi Jinping’in Suudi Arabistan’ı ziyaret ettiği tarihe hemen arkasına denk gelmesi bizim temaslarımızın önemini daha da arttırdığını düşünüyorum.  Çin’in Suudi Arabistan başta Arap ülkeleri ile ticari, ekonomik ve siyasi işbirliği mevcut olup, Xi’nin gezisinin amacı da bu ilişkileri daha da güçlendirmektir. Ürdün’ün şimdiye kadar Uygurlarla ilgili hiçbir faaliyetin yaşanmadığı bir ülke olduğunu ve bu nedenle buradaki insanların Çin’in Uygurlar üzerindeki baskı ve soykırım politikasından habersiz olduğuna tanık olduk. Çünkü bize sorulan sorular bunu açıkça ortaya koyuyor. Doğu Türkistan ve Uygurlar hakkındaki rapor ve kitapların Arapçaya çevrilerek Arap ülkelerinde dağıtılmasının büyük önem taşıdığının önemini bu gezimiz ile daha iyi anladık.  Çin’in Uygurlara yönelik soykırımı ve insanlığa karşı suçları ABD hükümeti ve Kongre dahil bazı Avrupa ülkeleri tarafından tanındı ve Çin’e Uygurlara yönelik soykırımına son vermesi çağrıları devam ediyor. Uluslararası insan hakları örgütleri Çin’i kınıyor, ancak Orta Doğu’daki Müslüman ülkeler Çin ile işbirliğini güçlendirme ve uluslararası platformlarda Çin’in Uygur soykırımını    destekleyerek koruma politikası izliyorlardı. Şimdiye kadar hiçbir Müslüman Arap ülkesi veya İslam Konferansı gibi uluslararası İslami örgütler, Çin’in Uygur Müslümanlarına yönelik bu uygulamalara son verilmesi için hiçbir girişim veya çağrıda bulunmamıştır. Bu durum maalesef İslam kardeşliği ve insani kurallarla hiç bağdaşmamaktadır.” sözleri ile Ürdün ziyaretini değerlendirdi.