BIST 100
14.409,07 0,51%
DOLAR
45,0103 0,08%
EURO
52,7574 0,30%
GRAM ALTIN
6.815,04 0,53%
FAİZ
40,15 -0,32%
GÜMÜŞ GRAM
109,53 0,48%
BITCOIN
77.681,00 -0,08%
GBP/TRY
60,9560 0,49%
EUR/USD
1,1722 0,33%
BRENT
105,33 0,25%
ÇEYREK ALTIN
11.142,59 0,53%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
19 °

Barın Katliamı 36. Yılında: “Dünyanın Görmezden Geldiği Uyarı”

Doğu Türkistan’da 5 Nisan 1990’da yaşanan ve tarihe “Barın Katliamı” olarak geçen olayların üzerinden 36 yıl geçti. Uygur hakları savunucuları ve uluslararası kuruluşlar, katliamda hayatını kaybedenleri anarken, Çin’in bölgedeki politikaları bir kez daha gündeme taşındı.

1001122308

Uygur hak savunucusu Uygur Hareketi (CFU) tarafından yapılan açıklamada, Barın’da yaşananların yalnızca geçmişte kalmış bir olay olmadığı, bugün devam eden baskı politikalarının erken bir işareti olduğu vurgulandı.

Barın Katliamı nasıl başladı?

Barın kasabasında Nisan 1990’da başlayan olaylar, Uygur halkının Çin yönetiminin politikalarına karşı protestolarıyla ortaya çıktı. Gösterilerin temelinde, zorla uygulandığı iddia edilen doğum kontrol politikaları ve özellikle Uygur kadınlara yönelik zorunlu kürtaj uygulamaları bulunuyordu.

Kısa sürede büyüyen protestolara Çin ordusu sert müdahalede bulundu. Halk Kurtuluş Ordusu’nun ağır silahlarla gerçekleştirdiği operasyonlar sonucunda çok sayıda sivil hayatını kaybetti, hayatta kalanların ise gözaltına alındığı, işkenceye maruz kaldığı ve yargılamalarla cezalandırıldığı bildirildi.

Olayların ardından bölgedeki güvenlik politikalarının daha da sertleştiği ve Uygurlara yönelik baskının arttığı ifade ediliyor.

“Zulme karşı direnişin sembolü”

CFU açıklamasında Barın Katliamı’nın, Uygur halkının temel hak ve özgürlük talepleri karşısında uygulanan şiddetin sembollerinden biri olduğu belirtildi.

Açıklamada, 1990’daki olayların aslında uluslararası toplum tarafından yeterince dikkate alınmayan bir “erken uyarı” olduğu ve bugün gelinen noktada bu uyarının sonuçlarının daha net görüldüğü ifade edildi.

Ruşen Abbas: “Dünya bu uyarıyı görmezden geldi”

Uygur Hareketi kurucusu ve yöneticisi Ruşen Abbas da yaptığı açıklamada Barın Katliamı’na dikkat çekerek sert ifadeler kullandı.

Abbas, katliamı “Çin yönetiminin temel insan hakları talep eden Uygurlara karşı gerçekleştirdiği kasıtlı bir terör eylemi” olarak nitelendirdi. Ayrıca Barın’da yaşananların, uluslararası toplum tarafından ciddiye alınmayan bir uyarı olduğunu vurguladı.

Abbas açıklamasında, “36 yıl sonra Barın’daki kanlı olayları hatırlıyoruz ve bunun dünyanın görmezden geldiği bir erken uyarı olduğunu kabul ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Aynı açıklamada, Çin’in benzer politikaları sürdürdüğünü ve uluslararası sessizliğin bu süreci daha da derinleştirdiğini savundu.

Günümüze uzanan tartışma

CFU’nun değerlendirmesine göre, Barın Katliamı yalnızca tarihsel bir olay değil; bugün Uygur bölgesinde devam ettiği iddia edilen zorla çalıştırma, nüfus kontrolü ve kültürel asimilasyon politikalarının başlangıç noktalarından biri olarak görülüyor.

Uluslararası raporlar da bölgede milyonlarca kişinin zorla çalıştırıldığı ve demografik yapının değiştirildiğine yönelik iddiaların sürdüğünü ortaya koyuyor.

Hafızalardaki yerini koruyor

Aradan geçen 36 yıla rağmen Barın Katliamı, Uygur halkı için hem bir travma hem de direnişin sembolü olarak anılmaya devam ediyor.

Her yıl yapılan anmalar, yalnızca geçmişte yaşananların hatırlanması değil, aynı zamanda günümüzdeki insan hakları ihlallerine dikkat çekilmesi açısından önem taşıyor.

Barın Katliamı, uluslararası kamuoyunda hâlâ yeterince aydınlatılamayan olaylar arasında yer alırken, insan hakları örgütleri şeffaflık ve hesap verilebilirlik çağrılarını sürdürmeye devam ediyor.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?