Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Belucistanlı Üç Osman Batur’un Kudretli İmparatorluğu Titreten Hikayesi

Mir Kamil Kaşgarlı Belucistan’ın heybetli, çorak dağları, mağrur sessizliğinde nice

Mir Kamil Kaşgarlı

Belucistan’ın heybetli, çorak dağları, mağrur sessizliğinde nice sırlar saklamaktadır. İşte o dağlardan bir zirve, zamanında dünyanın yarısını sömürgeleştirmiş olan Büyük Britanya İmparatorluğu için dört yıllık bir kabusa dönüşmüştü. Onlar için bu dağ sadece taştan ve topraktan ibaret değil, görünmez bir düşmanın, gizemli ve güçlü büyük bir ordunun kalesiydi.

Dört uzun yıl… Neredeyse her gün dağın yamacından gelen bir kurşun, İngiliz ordusunun yüreğine saplanıyordu. Onların modern silahları, sınırsız askeri gücü ve savaş taktikleri, bu görünmez felaket karşısında aciz kalmıştı. 83 Britanya askerinin cansız bedeni, o dağın yamacında bir bir toprağa düştü. Britanyalı generaller, bu dağda en azından özel eğitimli bir taburun ya da güçlü bir ordunun saklandığına hükmetti.

İmparatorluk, binlerce asker, top ve tüm askeri kudretiyle dağı dört bir yandan tam 4 yıl boyunca kuşatma altına aldı, fakat boyun eğdiremedi. Sonunda, imparatorluğun kibri kırılarak yalvarma aşamasına geçti; dağın etrafındaki tüm köylerin vergisini affedeceğini ilan ederek, hatta onursuzca barış talep etti. Lakin, dağdan gelen cevap yine ölüm getiren kurşun sesleri oldu.

Okumadan Geçme  Uygurlar işgalci Çin tarafından başı kesilerek öldürülen şairini anıyor

Nihayetinde, kader kendi hükmünü verdi. Dört yıllık kahramanca direnişin ardından, dağdaki yiğitlerin son kurşunu da tükendi. Yiyecek ve su bitti, ancak iradeleri asla sarsılmadı. Bu fırsatı ganimet bilen İngiliz ordusu, zafer hayalleriyle dağa hücum etti. Onlar, kanlı büyük bir savaşı, binlerce düşmanla karşılaşmayı bekliyorlardı.

Fakat, dağın zirvesine tırmandıklarında, tarihin en şaşırtıcı manzaralarından birine şahit oldular. Karşılarında beliren koca bir ordu değil, yalnızca üç mücahitti. Açlıktan bitap düşmüş, lakin gözlerinde hala ateş yanan, çelik gibi iradeli yiğitler!

Okumadan Geçme  Çin araştırmacısı Adrian Zenz, AB'nin Zorunlu Çalıştırma Yasasını eleştirdi

Büyük Britanya İmparatorluğu’nu dört yıl boyunca tir tir titreten, 83 askerini toprağa gömen bu “ordu”, sadece üç kahramanın sarsılmaz iradesinden ibaretti.

Sonunda esir düştüler, ama mağlup olmadılar. Dimdik duruşları, mağrur bakışları İngilizlerin zaferini gölgede bıraktı. 1891 yılında bedenleri darağacında sallandırıldı. Fakat kahramanlık ruhları, sonsuza dek yaşayacak bir örnek haline geldi.

İdam sehpasından önce yukarıdaki resimleri çekilen bu üç aslan yürekli mücahidin isimleri Kala Han, Calamb Han ve Rahim Ali idi. Onlar şehit olsalar da, kahramanlık destanları, özgürlüğün ve sarsılmaz iradenin ne denli ulu bir güç olduğunu kanıtlayarak, Belucistan dağlarına ebedi bir destan olarak kazındı ve nesilden nesile aktarılacak bir efsaneye dönüştü. Allah onlara rahmet eylesin.

Kıssadan biz Doğu Türkistanlılara düşen Hisse:

Okumadan Geçme  Uygur kuruluşlarından Çek cumhurbaşkanına İlham Tohti talebi

21. yüzyılda çok katmanlı bir savaş çağında yaşıyoruz. Artık hayatın her alanı bir savaş meydanı sayılır. Herhangi bir büyük güce diz çöktürmek ya da onu tir tir titretmek için mutlaka denk derecede askeri ve ekonomik gücümüzün olması şart değil. Düşmanın çeşitli alanlardaki zayıf noktalarını iyi tespit edip, birkaç kahramanla darbe vurarak, ne kadar güçlü olursa olsun bir devletin itibarını yerle bir etmek, uluslararası toplumun o devlete olan güvenini sarsarak yabancı yatırımcıları ondan kaçırmak, hatta dünyada yapayalnız bırakmak mümkündür. Bunun için gereken sadece birkaç can, iyi bir istihbarat bilgisi ve öğrenmemiz gereken bazı önemli teknolojilerdir…

    İşte bunlar, bizim de Osman Baturlarımızın ve Belucistanlı o kahraman üç mücahidin sarsılmaz ruhunu yeniden uyandırabilir. Umutsuzluğa mahkum olan halkımıza umut aşılayabilir.