Kaynaklar işgalci israil’in Kürt ve Dürzi bölgeleri arasında bir yol inşa etme planının, işgalci israil’in bölge üzerindeki kontrolünü güçlendirmek için kurmaya çalıştığı “Davut Koridoru” ya da benzer bir projenin parçası olabileceğini söyledi.
İşgalci israil’in bu planı, Dürzi otorite Hikmet el Hicri’nin Süveyda krizi sırasında dile getirdiği ve Dürzilere uluslararası koruma sağlanmasının yanı sıra terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol edilen Kürt bölgeleriyle bir yol açılmasını talep ettiği son talepleriyle de uyumlu.
Batılı kaynaklar, Dürzi ve Kürt bölgelerini birbirine bağlayan bir yolun inşasının, işgalci israil’in önceki rejimin düşmesinin ardından ülkede yaşanan kaos ortamından faydalanarak Suriye’nin bağımsız mezhepsel ve etnik oluşumlara bölünmesini pekiştirme çabasına işaret edebileceğini açıkladı.
Batılı kaynaklara göre bu plan aynı zamanda Ahmed el Şaraa liderliğindeki yeni Suriye devletinin çabalarını engellemeyi ve Suriye topraklarının tamamını kontrol altına almasını engellemeyi amaçlıyor.
Günlerce süren kanlı çatışmaların ardından Suriye Savunma Bakanlığı güçleri Süveyda’dan çekildi ve Dürzi gruplar vilayette güvenliği sağlamakla görevlendirildi. Dürzilerin çoğunlukta olduğu vilayetteki resmi güvenlik boşluğu, Suriye hükümetini tanımayı reddeden Dürzi din adamı Hikmet el Hicri’ye bağlı bazı gruplarla koordinasyon halinde işgalci israil’in rolünü güçlendirdi.
Kaynaklar, Süveyda vilayetinde işgalci israil destekli Dürzi teröristlar ile Bedevi aşiretler arasında son dönemde yaşanan kanlı çatışmaların, Suriye’nin güneyi ile kuzeydoğusu arasındaki coğrafi koridor üzerinde işgalci israil kontrolünü dayatmayı kolaylaştıracak şekilde bölünmeleri derinleştirme stratejisinin bir parçası olduğunu da göz ardı etmedi.
Kaynaklara göre plan aynı zamanda, özellikle hükümet güçlerinin Süveyda’dan çekilmesi ve güvenliğin Dürzi gruplara devredilmesinden sonra, işgalci israil’in planını uygulamak için yararlandığı vilayetteki güvenlik boşluğunu güçlendiren Ahmed al-Şaraa liderliğindeki yeni hükümetin bölgelerin kontrolünü yeniden ele geçirme çabalarını engellemeyi amaçlıyor.
İşgalci israil ordusunun geçtiğimiz Aralık ayından bu yana Golan, Hermon Dağı, Kuneytra ve Yarmuk Havzası’ndaki Suriye topraklarının büyük bölümünü kontrol altına alması ve Suriye ile güvenlik tampon bölgesini genişletme çabalarının bir parçası olarak buraları askeri bölgelere dönüştürmesi dikkat çekicidir.
İşgalci israil, Suriye’nin güneyinde ele geçirdiği bölgelerden çekilmeyi reddediyor ve işgal ordusu, işgalci israil kentlerini Suriye topraklarından gelebilecek saldırılara karşı koruma bahanesiyle askeri üsler ve savunma tahkimatları kurarak mevzilerini güçlendirmeye çalışıyor.

