Ölümü, geçen Perşembe gününden bu yana Dera’nın doğu kırsalında, özellikle de Busra el-Şam’da yaşanan güvenlik gerginliklerinin ardından, Ahmed el-Avda liderliğindeki 5. Kolordu’ya bağlı 8. Tugay tarafından gerçekleştirilen tutuklama kampanyası, silah sesleri, yoğun güvenlik konuşlandırması ve bazı mahallelerde sokağa çıkma yasağının ardından geldi.
El Avde’ye yakın çevreler operasyonun uyuşturucu ticaretiyle uğraşanları hedef aldığını öne sürerken, bilgi sahibi kaynaklar bu iddiaları yalanlayarak tutuklamaların Suriye Savunma Bakanlığı’na yakın zamanda üyelik başvurusunda bulunan eski muhalif gruplar ve Sekizinci Tugay üyelerini hedef aldığını doğruladı.
Suriye İçişleri Bakanlığı Cuma günü Genel Güvenlik Birimi güçlerinin Busra el Şam kentine girerek aranan bazı kişileri teslim ettiğini duyururken, yerel “Ahrar Horan Özgür Meclisi” de Cuma günü Genel Güvenlik unsurlarının Dera vilayetinin çeşitli kent ve kasabalarındaki eski Sekizinci Tugay savaşçılarından silah almaya başladığını doğruladı.
Dera’nın doğusundaki Busra el-Şam’da bulunan 8. Tugay’ın kalesinden hafif ve ağır silahların çekilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını kaydetti.
Gerginlik, eski ÖSO komutanı Bilal el-Drubi’nin Savunma Bakanlığı’na katılmak için başvuruda bulunmasından günler sonra 8. Tugay mensupları tarafından tutuklandığı sırada açılan ateş sonucu yaralanmasıyla başladı.
Yerel medyaya konuşan özel kaynaklar el-Drubi’nin daha önce muhalif grupların bir üyesi olduğunu ve Temmuz 2018 ortasındaki uzlaşma anlaşmasının ardından 8. Tugay’a katıldığını, ancak kısa süre önce geri çekilerek Savunma Bakanlığı’na katılmak üzere birlik üyelerini toplamaya başladığını, bunun da tugay yönetimini kızdırdığını ve tugay yönetiminin bunu Busra el-Şam’da “safları bölme” ve “istikrarı baltalama” girişimi olarak değerlendirdiğini söyledi.




















