Doğu Türkistan, Tibet, Güney Moğolistan ve Hong Kong İttifakı Hollanda Parlamentosunu Bu Yasaya Karşı Harekete Geçmeye Çağırdı
Avrupa Parlamentosu, 30 Nisan’da kabul ettiği bir karar tasarısıyla, Çin Ulusal Halk Kongresi tarafından 12 Mart 2026’da onaylanan “Etnik Birlik ve İlerlemenin Teşvik Edilmesi Yasası”na karşı güçlü bir protesto gerçekleştirdi. Söz konusu yasa, 1 Temmuz 2026’da resmi olarak yürürlüğe girecektir.
Bu başarı, büyük ölçüde farklı dini, etnik ve siyasi azınlıkların aktif faaliyetleri sayesinde elde edildi. Bu milletlerin temsilcileri bir araya gelerek, Avrupalı siyasetçileri bu yasanın temel amacının milli kimliği ve insan haklarını bastırmak olduğuna ikna etti. Dini ve etnik farklılıkları aşarak bu yasaya karşı ortak bir ittifak kurma modeli, şimdi Hollanda’da da meyvelerini vermektedir; nitekim Hollanda’da yeni kurulan bir ittifak çok önemli bir adım attı.
Hollanda’da faaliyet gösteren Uygur, Tibet, Güney Moğolistan ve Hong Kong insan hakları örgütleri bir araya gelerek “Çin ve İç Asya İnsan Hakları İttifakı”nı (HR in China and Inner Asia Coalition) kurdu. Bu ittifak, 9 Haziran 2026 tarihinde Hollanda Parlamentosu Alt Kanadı (Tweede Kamer) Dışişleri Daimi Komitesi üyeleriyle bir toplantı gerçekleştirdi.
Bu acil bilgilendirme toplantısının temel odak noktası, ittifakın komiteye yönelik uyarılarıydı. Temsilciler, bu yasanın tehlikeli ve kurumsallaşmış bir baskı aracı olduğunu vurguladı. Yasanın, şu anda Çin işgali altında olan bölgelerdeki (Tibet, Doğu Türkistan, Güney Moğolistan ve Hong Kong) Çinli olmayan halkların kendilerine has dillerini, kültürlerini, dini kimliklerini ve tarihi miraslarını sistematik olarak yok etmek ve onlara tek bir “Zhonghua (Çin) milli kimliğini” zorla dayatmak için özel olarak tasarlandığını ortaya koydular.
Meselenin aciliyeti ve zamanın kısıtlılığı göz önünde bulundurularak, parlamento komitesi üyeleri 30 dakikalık oturum boyunca Uygur ve Tibet temsilcilerine doğrudan tanıklık yapmaları için ikişer dakikalık özel süreler ayırdı.
Uygur temsilciler, Çin’in bu yeni yasasının mevcut baskı politikalarını, özellikle de zorunlu sömürgeci yatılı okul sistemini nasıl yasallaştıracağını somut kanıtlarla sundular. Bu sistemin Uygur çocuklarını kendi ana dillerinden, kültürlerinden ve dini köklerinden koparmak için kurulduğunu, bunun en büyük ölümcül tehlikesinin ise “fiziken Uygur, ruhen ve zihnen Çinlileştirilmiş yeni bir nesil yetiştirmek” olduğunu önemle belirttiler. Ayrıca, bu yasanın 10. ve 63. maddelerine karşı uyarıda bulunarak Pekin’in zulüm elinin sınırların ötesine uzanacağına dikkat çektiler. Temsilciler, Hollanda’da yaşayan Uygurların, Çin makamlarıyla bağlantılı ulusötesi baskı (Transnational Repression) ve tehditlerle her geçen gün daha fazla karşı karşıya kaldığını, bunun Hollanda’nın egemenliğine ve demokratik özgürlüklerine açık bir müdahale olduğunu vurguladılar.
Tibet temsilcileri de bu endişeleri yineleyerek, bu yasanın Tibet kültürü ve dini kimliğini tamamen yok etmeyi amaçlayan son ölümcül darbe olduğunu ifade ettiler. Komiteden, Hollanda hükümetinin Nisan 2025’te parlamento tarafından kabul edilen Tibet kararlarına nasıl uyduğunu sistematik olarak denetlemesini talep ettiler.
Görüşme sırasında ittifak temsilcileri, Hollanda Parlamentosundan (Tweede Kamer) Çin’in bu “Halkların Birliği Yasası”na karşı resmi bir parlamento önergesi (motie) çıkarmasını talep etti.
İttifak, Hollanda Parlamentosunda benimsenecek güçlü bir duruşun ve başarılı bir “Motie”nin diğer Avrupa ülkelerine çok güçlü bir örnek teşkil edeceğini vurguladı. Böyle bir karar, Avrupa genelinde koordineli bir tepkiyi tetikleyerek Avrupa Parlamentosu’nu Avrupa Birliği düzeyinde politikalar uygulamaya teşvik edebilir.
Bu acil brifinge Hristiyan Demokratlar Partisi (CDA) Milletvekili Maas van Lanschot ve Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) Milletvekili Nicole Maes gibi etkili siyasetçiler katıldı. Mevcut jeopolitik gerçeklikte Çin’in dünyadaki devasa gücüne değinmiş olsalar da, Çin’in “Halkların Birliği Yasası”nın ne kadar ağır ve ciddi bir tehdit olduğunu derinlemesine anladıklarını belirttiler. İttifak üyelerine: “Çin çok güçlendi, ancak elimizden gelen en büyük çabayı göstereceğiz” sözünü verdiler.
Toplantının sonunda, tüm ittifak üyesi örgütlerin resmi imza ve logolarını taşıyan 3 sayfalık resmi dilekçe (Petition) milletvekillerine takdim edildi.

Bu ortak eylem, sürgündeki toplulukların Pekin zorbalığına karşı mücadelesinde, mağdur milletlerin ortak bir cephe kurup tek bir yürek ve tek bir sesle hareket ettiklerinde ne kadar güçlü ve etkili olabileceklerinin açık bir göstergesi olmuştur.
Tarih: 23-06-2026


