DUK yaptığı açıklamada, “Disclose” ve “Cash Investigation” tarafından hazırlanan bir raporun Decathlon’un, şirketin Çin’deki en büyük tekstil tedarikçilerinden biri olan Qingdao Jifa Group ile bağlantısını ortaya çıkardığını belirtti. Jifa Group’un Çin’in devlet tarafından dayatılan ve öncelikle Uygurları hedef alan zorla çalıştırma sistemine dahil olduğu bildiriliyor.
Ayrıca, Jifa Grubunun Çin hükümetinin istihdam yoluyla zorla “yeniden eğitim” sistemi olan tartışmalı “Sert Grev Kampanyası “ndaki rolünü de belirtti.
“Bu çalışma taleplerine uymayı reddeden Uygurlar hapis veya gözaltı riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. İfşa edilen vakalardan biri, bir meslek okulundan işe alındıktan sonra Jifa’da çalışmaya zorlanan 16 yaşındaki Uygur kadın Patima Bahit ile ilgilidir.” denildi.
DUK, Decathlon gibi çok uluslu şirketleri Uygur kadınları sömüren ve uluslararası insan hakları standartlarını ihlal eden bir sistemden yararlandıkları için kınadı.
DUK Başkanı Turguncan Aladdin, işletmelerin, gerekli özenin gösterilmesinin çoğu zaman mümkün olmadığı Çin’den tedarik yapmanın taşıdığı büyük risklerin farkına varmaları gerektiğini vurguladı.
Bu ifşaat, Decathlon’u Uygur baskısıyla bağlantılı zorla çalıştırma uygulamalarına karışan şirketlerin büyüyen listesine ekliyor. Birleşmiş Milletler daha önce Doğu Türkistan’daki zorla çalıştırma sisteminin insanlığa karşı suç teşkil edebileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.
DUK, Decathlon’dan derhal harekete geçmesini isteyerek, şirketi Uygurların zorla çalıştırılmasıyla bağlantılı tüm faaliyetlerini durdurmaya, tedarik zinciriyle ilgili şeffaf bir soruşturma yürütmeye ve bulgularını kamuya açıklamaya çağırdı. DUK ayrıca, şirketlerin insan hakları ihlallerine karışmalarından sorumlu tutulmaları için Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası ve AB düzenlemeleri gibi küresel mevzuatın daha güçlü bir şekilde uygulanması çağrısında bulunmaktadır.
DUK, Uygur haklarını savunma konusundaki kararlılığını sürdürmekte ve Uygur halkının baskı altına alınmasındaki tüm suç ortaklığını kınamaktadır.

