İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), davayı “ifade özgürlüğüne yönelik tehlikeli bir girişim” olarak nitelendirdi.
Boyayla yapılan protesto yargıya taşındı
Olay, 2022 yılında Paris yakınlarında düzenlenen bir müzik festivalinde yaşandı. Dr. Reyhan, Çin Büyükelçiliği’ne ait bir tanıtım pankartının üzerine kırmızı boya fırlatarak Çin’in işgal altındaki Doğu Türkistan’daki politikalarını protesto etti. Çin elçiliği çalışanları, bu eylem nedeniyle “mala zarar verme” suçlamasında bulunarak, 25 avroluk temizlik masrafının karşılanmasını talep etti.
Başlangıçta dosyada “ırkçı saldırı” suçlaması da yer alıyordu, ancak savcılık bu iddiayı daha sonra geri çekti. Buna rağmen, Reyhan’ın Fransa’da cezai takibe uğraması insan hakları çevrelerinde tepkiyle karşılandı.
“Bu dava susturma girişimi”
Dr. Reyhan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, davanın Çin’in yurtdışındaki eleştirmenleri sindirme çabasının bir parçası olduğunu savundu. “Bu sadece bir para cezası meselesi değil. Çin devleti, beni susturmak istiyor. Fransa’da, bir akademisyen olarak görüşlerimi özgürce ifade etme hakkına sahibim,” dedi.
HRW Avrupa Direktörü Benjamin Ward ise, davanın ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu belirterek Fransa makamlarına çağrıda bulundu:
“Fransız yetkililer, Çin’in baskı politikalarının Fransa’ya taşınmasına izin vermemeli. Dr. Reyhan’a yönelik suçlamalar derhal düşürülmelidir.”
Şi Cinping’in ziyareti sonrası dosya yeniden açıldı
Fransa’daki savcılık, ilk aşamada şikâyeti işleme koymamıştı. Ancak, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Mayıs 2024’te Fransa’yı ziyareti sonrasında dosya yeniden gündeme alındı. Bu durum, davanın siyasi etkiler altında kaldığı yönünde tartışmalara yol açtı.
Mart 2025’te görülmesi planlanan ilk duruşma, Çin elçiliği temsilcilerinin katılmaması nedeniyle ertelendi. Yeni duruşma tarihi Ekim 2025 olarak belirlendi.
Uygurlara yönelik baskı ve uluslararası tepkiler
Çin yönetimi, Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerine yönelik toplu gözaltı, gözetim ve zorla çalıştırma politikaları nedeniyle uzun süredir uluslararası eleştirilere maruz kalıyor. Pekin bu iddiaları reddederken, insan hakları örgütleri söz konusu uygulamaları “insanlığa karşı suç” olarak tanımlıyor.
HRW’ye göre Çin, sadece ülke içinde değil, yurtdışında yaşayan Uygur aktivistleri üzerinde de baskı kuruyor. Bu durum, “sınır ötesi baskı” olarak adlandırılıyor ve Dr. Reyhan davası da bu stratejinin bir örneği olarak görülüyor.
Uluslararası hukuk açısından test davası
Uzmanlara göre, Fransa’daki yargılama sadece bir vandalizm davası değil; aynı zamanda Avrupa demokrasilerinin ifade özgürlüğü konusundaki kararlılığını sınayan bir örnek teşkil ediyor.
Dava sonucunda verilecek karar, yalnızca Dr. Reyhan’ın değil, Avrupa’daki diğer Uygur aktivistlerin ve Çin muhaliflerinin geleceği açısından da emsal oluşturacak.

