Hareket, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un adımının Gazze Şeridi’ndeki “feci durum” karşısında “yetersiz” kaldığını vurgulayarak işgalci israil hükümetine yaptırım uygulanması ve acil saha önlemleri alınması çağrısında bulundu.
Fransız Le Figaro gazetesinde yayınlanan bir habere göre, sol hareketin lideri Jean-Luc Melenchon bir blog yazısında Macron’un açıklamasının Fransız sokağının baskısını ve son aylarda Filistin halkıyla yaygın halk dayanışmasını yansıtan “ahlaki bir zafer” olduğunu söyledi.
Ancak Mélenchon, duyurunun zamanlamasına yönelik sert eleştirilerini gizlemedi ve bunu “iç krizlerden medyatik bir kaçış” girişimi olarak değerlendirdi.
Şöyle sordu: Elysee’nin “boş iletişim hamleleri” olarak nitelendirdiği bu açıklamayı eleştiren Mélenchon, “Neden Eylül ayına kadar bekleyelim? Gazze halkı iki ay sonra değil, şimdi öldürülüyor” diye sordu.
İşgalci israil’e silah ihracatının tamamen yasaklanması ve AB ile Tel Aviv arasındaki ekonomik ortaklık anlaşmasının askıya alınması çağrısında bulunan hareket, “Gazze’de devam eden soykırım” olarak tanımladığı durum karşısında “sembolik tanımanın” tek başına yeterli olmadığını savundu.
Dikkat çekici bir tırmanışla Mélenchon, Fransa’nın uluslararası bir güç olarak sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini savunarak, kuşatma altındaki Gazze Şeridi’ne insani yardım koridorlarını güvence altına almak için Fransız askeri müdahalesi çağrısında bulundu.
“Fransız ordusu Gazze’ye insani yardım göndermelidir,” diyerek işgalci israil hükümetini silahsız siviller yerine egemen ve güçlü bir devletle karşı karşıya gelmeye davet etti.
“Anavatan Fransa” partisine mensup Avrupa milletvekili Rima Hassan ise Macron’un Filistin devletini tanımak için öne sürdüğü koşulları, özellikle de “silahsızlanma” konusunu “egemenlik kavramının içini boşaltma” girişimi olarak eleştirdi ve “yerleşim ve işgal politikası devam ettiği sürece Filistin halkının direniş hakkından vazgeçmeyeceğini” vurguladı.
Aynı bağlamda, Fransız parlamentosundaki sol bloktan bazı milletvekilleri “Filistin Devletinin tanınmasının, israil ile her türlü askeri ve teknolojik işbirliğinin durdurulması ve Gazze’de devam eden askeri operasyonların durdurulması için Tel Aviv’e baskı yapmak üzere Avrupa Birliği içinde ciddi diplomatik adımlar atılması başta olmak üzere, sahada somut tedbirlerle desteklenmesi gerektiğini” vurguladılar.
Gözlemciler ise Fransa’nın bu hamlesinin “Birlik içindeki diğer büyük ülkelerin de aynı şeyi yapması halinde Avrupa’nın tutumunda önemli bir dönüm noktası teşkil edebileceğini, israil hükümeti üzerinde daha fazla siyasi baskı oluşturabileceğini ve yıllardır tıkanmış olan iki devletli çözüm yoluna yeniden ivme kazandırabileceğini” belirttiler.
Fransa’nın, Filistin Devletini tanıma niyetini resmi olarak açıklayan ilk G7 ülkesi olması, bu konuyu uluslararası tartışmalarda yeniden ön plana çıkaracak bir adım olacaktır.

