Azerbaycan, Türkiye’yi darbe girişiminde bulunmak ve kaos yaratmakla suçluyor.
Türkiye Büyükelçiliği ise bunu alçakça bir iftira olarak nitelendiriyor.
Bu tartışmada Azerbaycan halkı, seçmediği iktidarın değil, sevdiği Türkiye’nin yanında.
Kimse böyle bir şey beklemiyordu. Azerbaycan yönetimi Türkiye’ye karşı ağzını öylesine kötü açtı, öylesine ağır ifadeler kullandı ki bu sözler ancak düşman devletlere karşı söylenebilir. Kimse, Türkiye’yi Azerbaycan’da darbe hazırlamakla, kargaşa ve kaos yaratmakla suçlayan bu yazıların resmî görüşü yansıtmadığını, yalnızca basında yayımlanan haberlerden ibaret olduğunu söylemesin. Herkes biliyor ki bu yazıların yayımlandığı internet siteleri doğrudan iktidarın görüşünü yansıtıyor ve bu materyaller de Cumhurbaşkanlığı İdaresi tarafından gönderiliyor.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Bakü’de Gençliğe Yardım Vakfı (GYF) adlı kuruluşun üyeleriyle görüşüp sohbet etmesini, onun gençleri Azerbaycan’a karşı yönlendirmesi ve istihbarat faaliyetlerine dâhil etmesi şeklinde sunmak; açıkça gerilimi artırmayı, karşı tarafı da sert bir söylem kullanmaya zorlamayı ve ilişkileri bozmayı amaçlıyor. Uzun yıllar Türkiye’nin Millî İstihbarat Teşkilatına (MİT) başkanlık etmiş Hakan Fidan, yani bu kadar saf mıydı ki bir kişi bile bulamadı da bizzat kendisi gelip gençleri Azerbaycan devletine karşı istihbarat ve sabotaj faaliyetlerine dâhil etmeye kalkıştı? Bu kadar amatörce iftiralar atabilmek için Türkiye’ye duyulan nefretin insanın gözlerini kör etmesi gerekir.
Hiçbir kanıta dayanmadan, iki ülke arasındaki ilişkilerin niteliğini göz önünde bulundurmadan ve açıkça rejimi destekleyen bazı devletlerin çıkarları doğrultusunda hareket ederek Türkiye’yi Orta Doğu’da ve Afrika’da çok sayıda darbeye ve kaos yaratmaya karışmakla suçlayan Azerbaycan yönetimi, şimdi de kardeş ülkenin aynı faaliyetleri Azerbaycan’da planladığını iddia ediyor. “Yazıklar olsun” demekten başka bir karşılığı olmayan bir saçmalık ve iftiradır bu. Demek ki İlham Aliyev, Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) kongresinde Karabağ Savaşı’nda Türkiye’nin verdiği desteği boşuna inkâr etmiyormuş.
Dün iktidara yakın medyada yayımlanan söz konusu yazıdan anlaşılıyor ki İlham Aliyev, YAP kongresinde Azerbaycan’a yönelik dış kaynaklı ideolojik bir tehditten söz ederken aslında tam da Türkiye’yi kastediyormuş. Çünkü bu yazıda Türkiye yönetimi, İslamcı-Nurcu ideolojiyi Azerbaycan’a ihraç etmekle suçlanıyor. Buradan ayrıca başörtüsü meselesini de Türkiye’ye yönelik suçlamaları temellendirmek amacıyla gündeme getirdikleri anlaşılıyor.
Dün Türkiye’nin Azerbaycan Büyükelçiliği bu iddialara gerektiği gibi yanıt verdi. Büyükelçilik, Azerbaycan tarafından dile getirilen bu asılsız iddiaların iki ülke arasındaki ilişkileri bozmayı ve zedelemeyi amaçladığını belirtti. Aynı zamanda açıklamada, bunun alçakça bir davranış olduğu da sert bir üslupla vurgulandı.
Türkiye’nin bu kadar sert bir tepki göstermesi, Azerbaycan yönetimi için de beklenmedik olmuş olabilir. Ancak Türkiye Dışişleri Bakanı’nı bir etkinliğe konuk olarak davet edip ardından kendisine iftira atarak onu karalamaya kalkıştığınızda, böyle bir yanıt alacağınızı da bilmeniz gerekirdi. Türkiye Büyükelçiliği bu yanıtıyla Bakü’ye şunu da anlatmak istedi: Bundan sonra ortaya atılacak asılsız suçlamalara aynı ölçüde karşılık verilecektir.
Ancak İlham Aliyev’in göz önünde bulundurması gereken bir husus var: Türkiye’nin Azerbaycan üzerindeki etkisi, başka hiçbir devletin etkisine benzemez. Azerbaycan halkı, kendisini temsil etmeyen yönetimin aksine, kardeş ülkeyle sarsılmaz bir birlikten yanadır. Eğer İlham Aliyev Türkiye’ye yönelik iftira ve karalama kampanyasını sürdürerek iki ülke arasındaki müttefiklik ilişkilerini bozmak isterse, o zaman Azerbaycan halkı Türkiye’nin yanında olacaktır.
Son olarak şunu anlamak gerekir: Azerbaycan’ın bir devlet olarak varlığını sürdürebilmesi ve güvenliğini sağlayabilmesi, doğrudan Türkiye’nin stratejik desteğine bağlıdır. Bu nedenle bugün Türkiye’ye karşı tavır almak ve ilişkileri bozmak, Azerbaycan’ın ulusal çıkarlarını çiğnemek ve ülkeyi jeopolitik risklere maruz bırakmak anlamına gelir.






















