
Asya Ceylan
Malumunuzdur ki, işkence deyince dünyadaki herkesin aklına o tabir gelir:
ÇİN İŞKENCESİ.
Çin; aynı Filistin'de olduğu gibi, şehirleri, binaları, ibadethaneleri yıkar, hatta İsrail'den dahada ileri giderek, sokakta dahi Müslüman kadınlara başlarını örttürmediği gibi, sivil vatandaşlarına bile, etek ile gördükleri birinin eteklerini kesme yetkisi verir.

Yahudiler Filistinli kardeşlerimizin evlerine, burası benim diyerek onları kovarken, Çinliler kimseyi kovmaz. Direk eve, onların yanlarına yerleşir. Onların yediklerini yemez, onlara kendi yiyecek olduklarından yedirir. Müslüman Türk çocuklarına domuz eti yedirir, içki içirirler. Sonra da bunu videoya çeker, sosyal medyada o çocuğun o görüntüleri ile alay ederler. Bunun Tüm İslam dünyası ile alay ediş olduğunu da bir idrak edebilseydik keşke.
Gece herkes kendi yatağına uyumaya gidemez. Yanlarında o Çinli erkekte onlarla yatar. O istediği zaman evin kızı ile birlikte olma hakkı vardır. Annesi babası buna itiraz edecek olsalar, hemen tüm aile dağıtılır. "Bunların beyinleri hastalanmış, bunlar teröre meyilli" diye rapor tutulur. Baba beyni temizlensin diye toplama kampında işkenceye alınır. Annenin beyni farklı bir kampta, sürekli işkence ve ölümle dahi bitebilecek şekilde toplu tecavüzlerle temizlenir. Evin, fiziken biraz olsun gelişme gösteren, yaşı kaç olursa olsun, (bizim bildiğimiz 9 yaş ile başlıyor), başka bir kampa götürülerek, din ahlak gibi kavramlardan uzaklaşsın diye yine toplu tecavüzlere maruz kalır. Bu kızlar toplu tecavüzler sonucunda eğer daha ölmediyse, Çin'de beli başlı genelevlere yerleştirilerek, onlar üzerinden fuhuş pazarı kurulur.
Saldıramazlar onlara, tüm kesici delici ve kırıcı aletler zincirlidir çünkü. Zaten saldırsalar bile köpek sürüsü gibi olan bu insanlara güçleri yetmeyecek ve ailenin tüm fertleri daha da beter kirletilecektir. Çok daha küçük çocuklar, askeri disiplinli kamplarında, sürekli şekilde dayak eşliğinde, Çinli'leştirilir. Kendi öz ailelerinden dahi nefret ettirilir. İleride İslam dünyasına ajanlar olarak musallat edilme planları vardır çünkü. Bu gün duymazdan görmezden geldiğimiz bu kardeşlerimize, yarın yazıklar olsun, hain bunlar dememiz için, Çin'in ön hazırlıklarıdır bunlar.
Burada bir şeye dikkat çekmek istiyorum; İşkencenin biçimi.
Çin'de fiziksel işkencenin yanında, duygusal işkence de had safhada. Kızına tecavüz edilirken, anne, baba ve kardeşler, bundan memnun görünmek zorundalar. Eğer bir tanesi, bırakın karşı koymayı, bundan huzursuz olduğunu gösterecek bir mimik yapsa, tüm ev ahalisi çok daha fazlasına maruz bırakılacaktır. Yani, orada kanunlar ve cezalar, kalbe fikre ve düşünceye de veriliyor. Oğlu idam edilen anadan, kurşunun parası tahsil edilmesi, önceki yazdıklarımnızın yanında hiç bir şey değil mi sizce de? Tarihte Endülüste olduğunu bildiğimiz bu yaşananlar, bu gün dünyanın gözü önünde, Uygur Türklerine yapılıyor.
Epstein adası bile bu kadar korkunç olmamıştır. Çocuklara dünyanın gözü önünde işkenceler, tecavüzler ediliyor, deneylerde kullanılıyor ve hatta her şeyi yediği herkesçe bilinen Çin'liler tarafından etleri yeniyor. Ve herkes, EPSTEİN adasında olanlara hayret ederken, pek çok kişi de, onlara hayret ediyor.
Bir tarafta bunca zaman orada gizli saklı yapılan EPSTEİN;
Diğer tarafta ise dünyanın gözüne baka baka, Doğu Türkistan'ı yarı açık EPSTEİN yapan Çin.
Biraz geç kalmadık mı "İnsanlık ne hale gelmiş" demek için ???


Umarım bu işgence ler, zulümler son bulur. Allah zulmedenlerin belasını versin inşallah.