
Toplantıda konuşmacılar arasında Werner H. Obermeyer (Dünya Sağlık Örgütü New York Direktörü), Pio Smith (UNFPA Programlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı), Marcos Orellana (Toksik Maddeler ve İnsan Hakları Özel Raportörü) ve Sandra del Pino (PAHO danışmanı) yer aldı.
Forum kapsamında söz alan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, yaptığı üç dakikalık konuşmada Kırım’daki mevcut duruma ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Çubarov konuşmasında, Rusya’nın Kırım’daki politikalarının Kırım Tatar halkını kendi topraklarından uzaklaştırmayı hedeflediğini vurgulayarak, bu yaklaşımın tarihsel olarak Rusya İmparatorluğu ve Sovyetler Birliği dönemlerindeki uygulamaların devamı niteliğinde olduğu ifade etti.
Sürekli baskılar, gözaltılar ve yeni sürgün tehditlerinin Kırım Tatar toplumunda ciddi psikolojik travmalara yol açtığını belirten Çubarov, yarımadanın militarize edilmesi, yerli halkın toprak ve kaynaklarına el konulması ve çevresel tahribatın fiziksel sağlık üzerinde yıkıcı etkiler oluşturduğunu dile getirdi.
Ayrıca, çevrenin korunmasına yönelik hakların ihlal edilmesinin, Kırım Tatar halkının varoluşunun biyolojik temelini zayıflattığına dikkat çekti. Çubarov konuşmasında, zorla askere alma uygulamaları ve artan baskılar nedeniyle yeni bir göç dalgasının yaşandığı, bunun da ailelerin parçalanmasına ve toplumsal bağların kopmasına yol açtığı ifade etti.
Konuşmada, Rusya-Ukrayna Savaşı ve 2014’ten bu yana süren işgalin, Kırım Tatarlarının hem fiziksel hem de ruh sağlığı açısından kritik bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Öte yandan, 3 Nisan 2026 tarihinde Ukrayna hükümetinin aldığı kararla Kırım Tatar Milli Meclisi’nin, Kırım Tatar halkının resmî temsil organı olarak hukuki statüsünün teyit edildiği bilgisi de paylaşıldı.
Konuşmanın sonunda, Kırım Tatar halkının sağlığının ve temel haklarının korunmasının ancak Kırım’ın işgalden kurtarılması, Ukrayna’nın egemenliğinin yeniden tesis edilmesi ve yerli halkın tüm haklarının garanti altına alınmasıyla mümkün olacağı ifade edildi.


