İdris, Hızlı Destek Güçleri’nin El Faşer üzerindeki mevcut kontrolünün, çocuklara ve kadınlara karşı işlenen suçlar nedeniyle “anlamsız” olduğunu belirterek, bu milislerin ulusal veya uluslararası meşruiyete sahip olmadığını vurguladı.
Başbakan, bu isyancı milislerin terör örgütü olarak sınıflandırılması gerektiğini, çünkü bunların oluşturduğu tehdidin sadece Sudan ile sınırlı olmadığını da sözlerine ekledi.
Darfur’daki savaş ve yayılma riski
Başbakan, isyancı milisler durdurulmazsa Darfur’daki savaşın “komşu ülkelere sıçrayacağı” uyarısında bulunarak, şu anda önceliğin insani durum ve iç güvenlik düzenlemeleri olduğunu vurguladı, ülkede kıtlık olmadığını ve halkın gıda güvenliğini sağlamak için çalışıldığını belirtti.
Diplomatik çabalar ve uluslararası girişimler
Al Jazeera ile yaptığı röportajda İdris, Washington’a yapacağı ziyaretin ikili ilişkiler ve yerel ve uluslararası meselelerle ilgili istişarelerin bir parçası olduğunu söyledi ve Sudan Savunma ve Güvenlik Konseyi’nin çözüm girişimlerini, özellikle de Amerikan girişimini memnuniyetle karşıladığını, ancak barışın ulusal sabitlerin pahasına sağlanmaması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca, çatışmayı çözmek için BM’nin girişimlerini memnuniyetle karşıladığını, ancak milislerin uluslararası kararları “hiçe saydığını” belirtti.
Sudan’ın bölgeye ve dünyaya mesajı
İdris konuşmasını, savaşın bölgeye ve dünyaya açık bir mesaj verdiğini söyleyerek sonlandırdı: Güvenlik krizleri daha da kötüleşmeden önce isyancı milislerin sonlandırılması gerektiği. İdris, hükümetin silahlı kuvvetlerine ve El Faşer ile tüm Darfur bölgesini kurtarma yeteneklerine olan mutlak güvenini vurguladı.

