Adil Parti milletvekili Kanawee Suebsaeng’in Facebook’ta Uygurların sınır dışı edilmesi konusunun Cuma günü yapılacak Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında ele alınacağına dair paylaşımına tepki gösteren Phumtham, Kanavee’nin bu konunun gündeme geleceğini nereden bildiğini sordu.
Ancak, bu konunun Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin son zamanlarda dile getirdiği endişeler nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Toplantıda bu konudan bahsedildi ancak Tayland ve uluslararası toplum için sorun teşkil etmeyecek şekilde her türlü eylemin yasalara uygun olmasını sağlamak için ilgili yasal çerçevelerin gözden geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Yetkililer, böyle bir durumun meydana gelmesi halinde uygun tedbirleri incelemekle görevlendirildi.
Aynı zamanda başbakan yardımcılığı görevini de yürüten Phumtham, geçmişte Uygurların Tayland’dan sınır dışı edildiğini açıkladı. Phumtham, Uygurların sınır dışı edilmesine ilişkin acil bir planın da bulunmadığını söyleyerek, Çin’e sınır dışı edilmelerinin 20 Ocak Pazartesi günü yapılacağı yönündeki haberleri yalanladı.
Bu arada gazeteciler, savcıları Milli Güvenlik Kurulu (MGK) binasından taşımak üzere Başsavcılığa ait bir aracın geldiğini görünce şaşırdılar. Başsavcılığın bu tür toplantılara katılması alışılmadık bir durumdur.
Mevcut dava, Bangkok’un Sathorn bölgesindeki bir göçmen gözaltı merkezinde tutulan 48 Uygur mülteci ile ilgili.
Herkes İçin Adalet tarafından düzenlenen “Uygurları Kurtarın” kampanyası 10 Ocak’ta bir açıklama yayınlayarak Tayland hükümetini Uygur sığınmacıları Çin’e geri gönderme planlarını derhal durdurmaya çağırdı. Açıklamada böyle bir kararın sığınmacıların hayatlarını tehlikeye atacağı ve uluslararası insan hakları standartlarını ihlal edeceği uyarısında bulunuldu.
Herkes İçin Adalet, Bangkok’taki Tayland göçmenlik merkezinde alıkonulan Uygurlardan, Taylandlı yetkilileri sınır dışı etme amacıyla form doldurmaları için tutuklulara baskı yapmakla suçlayan yeni raporlar aldığını iddia etti. Başlangıçta gönüllü olarak yapılan eylemin 8 Ocak’ta başladığı ve 9 Ocak’ta tırmanarak tutukluların açlık grevine başlamasına neden olduğu bildirildi.
2015 yılında Tayland yüzü aşkın Uygur’u Çin’e sınır dışı etmiş ve her iki tarafın da eleştirilerine maruz kalmıştı. Tepkiler üzerine Tayland hükümeti yaklaşık on yıldır Uygur mültecilerle ilgili kararlı adımlar atmakta tereddüt ediyor.
Geriye kalan 48 kişilik Uygur mülteci grubu, 2013 yılında Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’daki zulümden kaçan yaklaşık 300 Uygur’un bir parçası. O zamandan beri Taylandlı yetkililer tarafından gözaltında tutuluyorlar.

