Uygur edebiyat eleştirmeni, yazar ve eğitim materyalleri hazırlayıcısı Yalqun Rozi, insan hakları alanındaki çalışmalarıyla verilen 2026 Graciela Fernández Meijide Ödülü’nün sahipleri arasında yer aldı.
Ödül, Latin Amerika Açıklık ve Kalkınma Merkezi (CADAL) tarafından, otoriter yönetimlerin bulunduğu ülkelerde temel hak ve özgürlüklerin savunulmasına katkı sağlayan kişi ve kuruluşları onurlandırmak amacıyla veriliyor. 2026 yılı itibarıyla küresel ölçekte verilen ödül, siyasi nedenlerle özgürlüğünden mahrum bırakılan isimlerin durumuna uluslararası dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Ödül Arjantin’de düzenlenen törende kabul edildi
23 Ağustos’ta Arjantin’de, Totalitarizm Kurbanlarını Anma Günü kapsamında düzenlenen törende Yalqun Rozi adına ödülü Uygur toplumunun temsilcileri teslim aldı.
Törene Uygur Akademisi Başkanı Dr. Rishat Abbas, Uygur Hareketi (CFU) İcra Direktörü Ruşen Abbas, Uygur Araştırmaları Merkezi İcra Direktörü Abdulhakim İdris, Dünya Uygur Kongresi Başkanı Turguncan Alawdun ile Uygur Demokrasi ve İnsan Hakları Merkezi Başkanı Dolkun İsa katıldı. Rozi adına ödülü kabul eden heyette yer alan Dr. Rishat Abbas törende bir de konuşma yaptı.

Uygur Hareketi, 24 Ağustos’ta yayımladığı açıklamada Rozi’nin ödüle layık görülmesini, Uygur aydınlarının çalışmalarının uluslararası alanda tanınması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.
Uygur edebiyatı ve eğitimine yıllarca katkı sundu
Yalqun Rozi, Uygur edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor. Edebiyat eleştirmeni, yazar ve yayıncı kimliğiyle çalışmalar yürüten Rozi, özellikle Uygur dili, tarihi, kültürü ve kimliğinin eğitim yoluyla gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağladı.
Uygur Hareketi’nin açıklamasına göre Rozi, 2001-2011 yılları arasında 90’dan fazla ders kitabı ve ders dışı eğitim materyalinin hazırlanmasında önemli rol oynadı. Bu çalışmalar ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki öğrenciler için Uygur edebiyatı ve kültürünü konu alan eğitim materyallerini kapsıyordu.
Rozi’nin çalışmaları, Uygur çocuklarının kendi kimlikleri, tarihleri ve kültürleri hakkında bilgi edinmelerine katkı sağlayan bir eğitim mirası oluşturdu.
Bu nedenle Uygur kuruluşları, onun tutuklanmasını yalnızca bir aydının özgürlüğünden mahrum bırakılması olarak değil, aynı zamanda Uygur dili ve kültürel kimliğine yönelik baskı politikalarının bir parçası olarak değerlendiriyor.
2016’da gözaltına alındı, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Yalqun Rozi, Çin makamları tarafından Ekim 2016’da gözaltına alındı. CADAL’ın ödül gerekçesinde, Rozi’nin Ocak 2018’de “devlet iktidarını yıkmaya teşvik” suçlamasıyla 15 yıl hapis cezasına mahkûm edildiği belirtiliyor.
Uygur insan hakları kuruluşları ise Rozi’nin barışçıl kültürel ve entelektüel faaliyetlerinin suç haline getirildiğini savunuyor.
CADAL tarafından yayımlanan ödül kararında Rozi’nin durumunun, Uygur aydınlarının kültürel ve insan haklarını savunmaları nedeniyle karşı karşıya kaldıkları baskının bir örneği olduğu ifade edildi.
Rozi’nin halen Çin’de cezaevinde bulunduğu ve 15 yıllık hapis cezasını çektiği bildiriliyor.
Ödül, Uygur aydınlarına yönelik baskıya dikkat çekiyor
Graciela Fernández Meijide Ödülü’nün 2026 yılı sahipleri arasında yalnızca Yalqun Rozi bulunmuyor. Ödül kapsamında Ekvator Ginesi’nden insan hakları savunucusu ve avukat Anacleto Micha Ndong ile Kuzey Kore’de tutuklu bulunan Güney Koreli misyonerler Kim Jung-Wook, Choi Chun-Gil ve Kim Kook-Kie de onurlandırıldı.
CADAL jürisi, farklı kıtalardan gelen adayların tamamının sivil alanın ciddi biçimde kısıtlandığı ülkelerde yaşadığına dikkat çekerek, otoriter ve totaliter yönetimlerin temel özgürlükleri ihlal ettiğini belirtti.
Bu yılki ödülün bir diğer özelliği ise kapsamının küresel ölçekte genişletilmiş olması. 2025 yılında ödül, Latin Amerika’daki siyasi mahkûmlara odaklanırken, 2026’da Çin, Kuzey Kore ve Ekvator Ginesi gibi farklı bölgelerden siyasi tutuklular da ödül kapsamında değerlendirildi.
“Rozi’nin tanınması Uygur halkının mücadelesine dikkat çekiyor”
Uygur Hareketi, Rozi’ye verilen ödülün Uygur toplumunun kültürel hakları açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
CFU’nun açıklamasında, Rozi’nin halen cezaevinde bulunmasına rağmen uluslararası bir insan hakları ödülüyle çalışmalarının yeniden gündeme gelmesinin, Uygur aydınlarının karşı karşıya olduğu baskıya yönelik farkındalığı artıracağı belirtildi. Kuruluş ayrıca Rozi’nin serbest bırakılması için uluslararası kamuoyuna çağrısını yineledi.
Uygur Akademisi Başkanı Dr. Rishat Abbas da Rozi’nin çalışmalarının uluslararası alanda tanınmasının anlamlı olduğunu belirterek, ödülün Uygur halkının yaşadığı sorunların daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Yalqun Rozi’nin hikâyesi kültürel haklar tartışmasının merkezinde
Yalqun Rozi’nin davası, Uygur aydınlarının son yıllarda karşı karşıya kaldığı baskı tartışmalarının önemli örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Edebiyat, eğitim ve kültür alanındaki çalışmalarını sürdüren Rozi’nin tutuklanması, Uygur toplumunun kendi dilini, tarihini ve kültürel mirasını koruma çabalarının siyasi baskılarla karşılaşabildiğine ilişkin eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.
Rozi’nin aldığı 2026 Graciela Fernández Meijide Ödülü bu açıdan yalnızca kişisel bir başarı olarak değil, Uygur kültürünün ve entelektüel mirasının uluslararası alanda görünürlüğünü artıran bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Ancak ödülün dikkat çekici yönlerinden biri de, Rozi’nin ödülü bizzat teslim alamaması. Uygur aydınları ve insan hakları kuruluşları, onun halen özgürlüğünden mahrum olması nedeniyle ödülün aynı zamanda Çin’de tutuklu bulunan Uygur aydınlarının durumuna yönelik uluslararası bir çağrı niteliği taşıdığını vurguluyor.
Ödülün ismini taşıyan Graciela Fernández Meijide kimdir?
Ödül, Arjantinli insan hakları savunucusu ve siyasetçi Graciela Fernández Meijide’nin adını taşıyor.
27 Şubat 1931’de Buenos Aires’te doğan Fernández Meijide, 1976 yılında oğlu Pablo’nun zorla kaybedilmesinin ardından insan hakları mücadelesine aktif biçimde katıldı. Arjantin’deki askeri diktatörlük döneminde insan hakları ihlallerinin belgelenmesinde önemli rol oynayan Ulusal Kayıplar Komisyonu’nda (CONADEP) görev yaptı.
Daha sonraki yıllarda milletvekilliği, senatörlük ve sosyal kalkınma bakanlığı gibi görevlerde bulunan Fernández Meijide, Arjantin’de insan hakları mücadelesinin sembol isimlerinden biri haline geldi.
Onun adını taşıyan ödül 2023 yılında oluşturuldu. Ödül, otoriter yönetimlerde veya demokratik hak ve özgürlüklerin gerilediği ortamlarda insan haklarını savunan kişi, grup ve kuruluşları desteklemeyi amaçlıyor.
Yalqun Rozi için uluslararası çağrı
Yalqun Rozi’ye verilen 2026 Graciela Fernández Meijide Ödülü, Uygur edebiyatı ve kültürünün korunması için yaptığı çalışmaların uluslararası düzeyde tanınması anlamına geliyor.
Öte yandan Rozi’nin ödül törenine katılamaması, aldığı ödülün taşıdığı sembolik anlamı daha da güçlendiriyor. Uygur kuruluşları, uluslararası kamuoyunun Rozi’nin durumuna dikkat göstermesini ve Çin’de tutuklu bulunan Uygur aydınlarının serbest bırakılması yönündeki çağrıların sürdürülmesini istiyor.
Yalqun Rozi’nin hikâyesi, bir yazar ve eğitimcinin çalışmalarının, yalnızca edebiyat ve eğitim alanında değil, bir toplumun dilini, tarihini ve kültürel kimliğini koruma mücadelesinde de ne kadar önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koyuyor.



















