Çin’de yeni yürürlüğe giren Etnik Birlik ve İlerleme Yasası, Uygur aktivistlerinin sert eleştirilerine maruz kaldı. Aktivistler, yasanın zorla asimilasyonu kurumsallaştırdığını ve Han kökenli olmayan etnik toplulukların kimliğini, dilini ve kültürünü daha da tehdit ettiğini söylüyorlar.
Cenevre’de düzenlenen Yerli Halkların Hakları Uzman Mekanizması’nın (EMRIP) 19. oturumunda konuşan Uygur Demokrasi Merkezi Başkanı Dolkun İsa, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren yasanın, Pekin’in Uygurlara, Tibetlilere ve diğer Han dışı gruplara yönelik politikalarında önemli bir tırmanışa işaret ettiğini belirtti.
Today at the 19th session of the EMRIP, I raised serious concerns about China’s new Ethnic Unity Law, which entered into force on 1 July.
Behind the language of “unity” lies a policy that further institutionalizes the assimilation of Uyghurs, Tibetans, and other non-Han peoples,… pic.twitter.com/D7HlzEt3zY
— Dolkun Isa (@Dolkun_Isa) July 15, 2026
BM Bildirgesi İhlallerine İlişkin Endişeler
BM forumunda konuşan İsa, yasanın tek bir ulusal kimliği teşvik etmek için yasal bir çerçeve oluştururken, etnik dilleri, dini uygulamaları ve kültürel gelenekleri daha da marjinalleştirdiğini söyledi. İsa, yasanın eğitim, kamusal yaşam ve nesiller arası kültürel kimliğin aktarımı üzerindeki devlet kontrolünü güçlendirdiğini savundu. İsa’ya göre, bu yasa, keyfi gözaltılar, ailelerin ayrılması, Uygur diline getirilen kısıtlamalar, kültürel ve dini mirasın tahrip edilmesi ve Uygur topluluklarının yerinden edilmesini içeren yıllardır süren politikaların bir devamı niteliğindedir. Isa, yeni yasanın, dili koruma, dini uygulama ve kendine özgü kültürel kurumları sürdürme hakları da dahil olmak üzere, BM Yerli Halkların Hakları Bildirgesi’nin ilkeleriyle bağdaşmayan önlemleri meşrulaştırabileceğini ve genişletebileceğini uyarısında bulundu.
İhlallerin Kötüleştiğine Dair İddialar
Oturumun kenarında İsa, Doğu Türkistan’daki Uygurların durumunun kötüleşmeye devam ettiğini söyledi. Zorla çalıştırma, ailelerin ayrılması ve Uygur kimliğine yönelik kısıtlamaların hâlâ yaygın olduğunu öne süren Isa, yeni yasanın okullardan, kamu idaresinden ve günlük yaşamdan Uygur ve Tibet kimliklerini ortadan kaldırmayı amaçladığını da sözlerine ekledi.
Uluslararası Baskılar
İsa ayrıca Pekin’i, yurtdışındaki Uygur aktivistlere yönelik uluslararası baskıyı yoğunlaştırmakla suçladı. Çinli yetkililerin ve bağlı kuruluşların, BM toplantılarına katılan aktivistleri izlediğini, sindirdiğini ve kayıt altına aldığını, ayrıca BM organlarına baskı uygulayarak bu kişilerin katılımını kısıtlamaya çalıştığını söyledi. Bir meslektaşının EMRIP oturumu için akreditasyon alamadığını belirten İsa, Çin’in daha önce kendisinin de BM etkinliklerine katılımını engellemeye çalıştığını kaydetti.




















