Hong Kong’da Ulusal Güvenlik Yasası çerçevesinde geçen hafta görülen davada, 68 yaşındaki Kwok Yin-sang kızının mal varlığıyla ilgili işlemler yaptığı gerekçesiyle suçlu bulundu. Mahkûmiyet, özellikle Anna Kwok’un Hong Kong dışında sürgünde yaşayan bir demokrasi savunucusu olmasıyla uluslararası alanda tepki çekti.
CFU’nun açıklamasında, Kwok Yin-sang’ın “hiçbir suç işlememişken sadece kızının babası olduğu için yargılandığı” vurgulandı ve bu uygulamanın sadece bir kişi veya aileyi değil, genel olarak ifade özgürlüğünü ve demokrasi yanlısı sesleri susturmayı amaçladığı ifade edildi. CFU, bu adımın Çin rejiminin dünyadaki demokratik savunuculara karşı yürüttüğü kapsamlı baskı politikasının bir örneği olduğunu kaydetti.
CFU ayrıca Hong Kong yönetiminin yurtdışında yaşayan aktivistlere dönük çıkardığı tutuklama emirleri ve ödül uygulamalarını eleştirdi. Bu süreçte, sadece aktivistlerin kendilerinin değil, ailelerinin de hedef alınmasının “otoriter devletlerin kullandığı bir tehdit yöntemi” olduğunu belirtti.
Basın açıklamasında CFU Îcra Direktörü Ruşen Abbas, “Bu yargılama sadece bir aileye yapılmış bir saldırı değil; özgürlük ve hak savunucularını susturmaya yönelik evrensel bir tehdittir” sözleriyle uluslararası toplumu daha kararlı adımlar atmaya çağırdı. Ayrıca CFU, özellikle baskıdan sorumlu kişi ve kurumlara yönelik hedefli yaptırımlar, diaspora toplulukları için koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sorumluların adalet önüne çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Anna Kwok’un babası için verilecek cezanın önümüzdeki haftalarda kesinleşmesi bekleniyor. Uluslararası insan hakları örgütleri de bu kararın Hong Kong’daki ifade özgürlüğü ortamını daha da zorlaştıracağı uyarısında bulunuyor.

