“Başkan Trump’ın liderliğinde Amerika Birleşik Devletleri, Çin’in Doğu Türkistan’daki suçlarını resmen soykırım ve insanlığa karşı suçlar olarak tanıyan ilk ülke oldu. Trump yönetimi, Birleşmiş Milletler’de küresel kınamaya öncülük etti ve Pekin’in işgalini, sömürgeleştirmesini ve Doğu Türkistan’daki soykırımını sürdüren Xinjiang Üretim ve İnşaat Kolordusu da dahil olmak üzere Çinli yetkililer ve kurumlara yaptırımlar uyguladı,” ifadeleri, Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti (ETGE) Dışişleri ve Güvenlik Bakanı Salih Hudayar tarafından yapılan açıklamada yer aldı.
Hudayar, Çin’in, ilk Trump yönetimi döneminde imzalanan ticaret anlaşması da dahil olmak üzere, Amerika Birleşik Devletleri’ne verdiği hiçbir taahhüdü yerine getirmediğini belirtti.
Hudayar, “Pekin, Amerika’nın ekonomisini ve küresel güvenliğini baltalayarak hile yapmaya, çalmaya ve yalan söylemeye devam ediyor. Çin ve Komünist Partisi, Amerika Birleşik Devletleri ve özgür dünya için en büyük tehdit olmaya devam etmektedir. Bu ay, Çin’in 12 Ekim 1949’da Doğu Türkistan’ı işgalinin 76. yılına ve Pekin’in 70 yıl önce bölgeyi tek taraflı olarak sözde ‘Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ ilan etmesinin yıldönümüne denk geliyor. Bu yıldönümleri, on yıllardır süren işgalin, sömürgeleştirmenin ve sistematik soykırımın altını çiziyor,” dedi.
ETGE açıklamasında Trump’a şu çağrılarda bulundu:
- Çin’in Doğu Türkistan’daki devam eden soykırımını açıkça kınaması,
- Çin’in yasadışı sömürgeci işgalini kınaması ve Doğu Türkistan’ı işgal altındaki bir ulus olarak tanıması,
- Çin’in soykırımı ve insanlığa karşı suçlarının kurbanları için uluslararası mekanizmalar yoluyla adaletin desteklenmesi,
- Uygur zorla çalıştırmasıyla üretilen mallar dahil olmak üzere “kirli ABD–Çin ticaretine” dikkat çekilmesi.
Ayrıca Çin’in, Doğu Türkistanlıları, Uygur Amerikalıları ve ABD kurumlarını hedef alan sınır ötesi baskı ve casusluk faaliyetlerini ele alması; ABD dış politikasının insan hakları, kendi kaderini tayin hakkı ve esir ulusların bağımsızlık ve özgürlüklerinin yeniden tesisine yönelik Amerikan ilkelerini yansıtması istendi.
Açıklamada şu ifadeler de yer aldı:
“Doğu Türkistan, Çin’in ekonomisini ve askeri genişlemesini beslemek için çalmakta olduğu büyük kritik maden kaynaklarına sahiptir. Bu durum, ABD’nin ulusal güvenliğini ve küresel istikrarı tehdit etmektedir. Yeniden özgür ve bağımsız bir Doğu Türkistan, bu madenleri Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerine büyük indirimlerle sağlayarak tedarik zincirlerini güçlendirebilir, Amerikan sanayisini destekleyebilir ve Pekin’in küresel hakimiyetini zayıflatabilir.”
ETGE, Çin–Doğu Türkistan çatışmasının yetmiş yılı aşkın süredir devam ettiğini ve adil ve kalıcı bir barışın, Çin’in “sömürgeci yönetiminin” sona ermesi ve Doğu Türkistan’ın egemenliğinin yeniden tesis edilmesiyle mümkün olabileceğini belirtti.
Hudayar, “Başkan Trump, Kamboçya ile Tayland arasındaki barış anlaşmasına aracılık etmesi de dahil olmak üzere, barış ve istikrar getirme konusundaki yeteneğini kanıtladı. ETGE, onun bu vizyonunu Doğu Türkistan’a da genişletmesini, Çin–Doğu Türkistan çatışmasını sona erdirmesini ve özgürlük, sömürgesizleştirme ve egemenliğin yeniden tesisi yoluyla adil ve kalıcı bir barışı sağlamasını talep ediyor,” dedi.

