Ödülün ardından sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yapan Abbas, bu ödülün yalnızca kendisine değil, “cesaretleri, dirençleri ve özgürlük ile insan onuru uğruna verdikleri bitmeyen mücadeleleriyle tüm Uygur halkına ve özellikle Uygur kadınlarına” ait olduğunu ifade etti.
Abbas paylaşımında, Çin Komünist Partisinin baskıları altında yaşamaya devam eden Uygurları düşündüğünü belirterek, özellikle 2018 yılından bu yana tutuklu bulunan kız kardeşi Doktor Gulshan Abbas’a dikkat çekti. “Bu zaferi benimle birlikte kutlaması gereken kız kardeşim Gulshan Abbas bugün burada olmalıydı. Ancak o, Çin Komünist Partisi tarafından haksız yere cezaevinde tutuluyor” ifadelerini kullandı.
Ödülü büyük bir minnettarlık ve tevazuyla kabul ettiğini vurgulayan Abbas, konuşmasında şu mesajı verdi:
“Bu ödülü, sesleri susturulan ve özgürlükleri ellerinden alınan tüm Uygur kadınları adına kabul ediyorum. Daha adil ve eşit bir dünya için çalışan olağanüstü insan hakları savunucularıyla birlikte anılmaktan onur duyuyorum. Bu ödül, özgürlük ve insan hakları mücadelesine olan bağlılığımı yeniden güçlendiriyor.”
Women’s eNews tarafından yayımlanan ödül duyurusunda, Ruşen Abbas’ın Çin’in sınır aşan baskı politikalarına karşı en güçlü Uygur seslerinden biri olduğu belirtilirken, kız kardeşi Gülşen Abbas’ın tutukluluğunun uluslararası alanda Çin yönetiminin baskı politikalarının sembollerinden biri hâline geldiği ifade edildi. Duyuruda ayrıca Abbas’ın liderliğini yürüttüğü Uygur Hareketinin 2022 yılında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildiği hatırlatıldı.

Son yıllarda Uygur Türklerinin maruz kaldığı insan hakları ihlallerine ilişkin uluslararası farkındalık çalışmalarının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilen Ruşen Abbas, çeşitli uluslararası platformlarda Doğu Türkistan’daki durumun gündemde tutulması için faaliyetlerini sürdürüyor. Abbas, son açıklamasında da “önümüzde hâlâ yapılacak çok iş olduğunu” vurgulayarak, dayanışmanın önemine dikkat çekti ve kendilerine destek veren kişi ve kuruluşlara teşekkür etti.
Uzun yıllardır Uygur hakları savunuculuğu yapan Abbas’ın aldığı bu ödül, Uygur kadınlarının sesi olma mücadelesinin uluslararası alanda gördüğü desteğin yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.






















