Bilgi ve teknoloji çağında bireylerin yalnızlaştığını, aile içindeki ilişkilerin yüzeyselleştiğini belirten Kurt, “Birbirimizi dinlemiyor, sadece işitiyoruz. Göz göze gelmiyor, sadece bakıyoruz. Aile içi bağlar kopma noktasına geldi” dedi.
Kurt, son yıllarda çalışan kadınlara yönelik çeşitli devlet desteklerinin aile kurumunu olumsuz etkilediğini savundu. Kreş desteği, kurs teşvikleri ve annelere verilen maddi yardımların kadını korumak adına yapıldığını iddia edenlerin, aslında aile yapısına zarar verdiklerini belirtti. “Kadını maddi üretim çarklarına katarken, onu annelikten ve eş olmaktan koparıyoruz. Ev kadınlarını çalışmaya özendirirken, büyükanneleri de bakım yüküyle karşı karşıya bırakıyoruz” ifadelerini kullandı.
Aileyi ayakta tutan değerlerin yok sayıldığını dile getiren Kurt, geleneksel geniş aile yapısının ortadan kalktığını ve çekirdek aile modelinin de ciddi bir yıpranma yaşadığını vurguladı. “Evlerimiz artık birer otele dönüştü. Anne ve baba işe, çocuklar kreşe gidiyor. Evde aile olmayı unutmuş bir nesil büyüyor” dedi.
Kadınların yalnızca çalışma hayatında yer almalarının değil, aynı zamanda modern medya ve tüketim kültürünün de aileyi zayıflattığını belirten Kurt, televizyonlardaki kadın temsillerine ve sosyal medyada yayılan yozlaşmış içeriklere dikkat çekti. “Her reklamda kadın var. Her sabah metrobüslere sıkıştırılmış kadınlar, bir çarkın dişlileri arasında eziliyor” diye konuştu.
Boşanmaların ve kadın cinayetlerinin artmasında, batıcı ve feminist anlayışların etkili olduğunu savunan Kurt, mevcut yasa ve uygulamaların Anadolu insanının aile yapısını zedelediğini söyledi. “Yasaları yapanlar, uygulayanlar bu gidişatı görmek zorunda. Her gün biraz daha aile çözülüyor” uyarısında bulundu.
Kurt, aile kurumunun ancak İslam’ın öğretileriyle korunabileceğini savunarak çözüm önerisini şu şekilde özetledi: “Kadını da aileyi de koruyacak olan seküler değil, İslami değerlerdir. Peygamberimizin aile anlayışına dönmeden bu çözülmeyi durduramayız.”
Türkiye Aile Meclisi adına konuşan Hamit Kurt, başta gençler olmak üzere toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunarak, aile kurumunun korunması için dini, ahlaki ve ilmi çalışmaların acilen hayata geçirilmesini istedi.

