Gazete, “Trump yönetiminin Gazze’yi istikrara kavuşturmak için asker gönderecek ülkeler bulmaya çalıştığını” yazdı.
Gazete, “Gazze Şeridi’nde işgalci israil ile Hamas arasında son günlerde yaşanan çatışmalar ve işgalci israil’in rehinelerin cesetlerini geri alma beklentileri karşısında, ABD yönetiminin Başkan Donald Trump’ın savaşı sona erdirme planını tam olarak uygulamaya koymaya çalıştığını” da ekledi.
Bu çabaların bir parçası olarak Washington, Gazze’de uluslararası barış gücü görevine ilişkin bir konsensüs oluşturmaya çalışıyor.
Aynı zamanda yönetim, bu gücün bir parçası olarak Gazze’ye asker göndermeyi kabul edecek ülkeleri çekmeye çalışıyor. Bu ülkeler arasında Washington’un bu role uygun gördüğü Azerbaycan da bulunuyor.
İbranice gazeteye göre, Azerbaycan hem Türkiye’nin stratejik müttefiki hem de İsrail’in dostu olduğu için uygun bir aday olarak görülüyor.
Ancak israilli bir kaynak, Tel Aviv’in “bu rolü reddedeceğini” tahmin ediyor.
Bir Arap diplomat, ABD yönetiminin değişime şaşırdığını belirterek, Avrupa ve Arap ülkeleri Birleşmiş Milletler’in Gazze’de istikrarı sağlamasına yardımcı olmak isterken, Amerikalıların BM’den bağımsız farklı bir model kurmaya çalıştığını kaydetti.
Bu bağlamda, İbranice gazete Yedioth Ahronoth, işgalci,israil’i ziyaret etmesi planlanan ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in Tel Aviv hükümetinin performansını izlemek ve Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasına bağlılığını denetlemekle görevlendirildiğini bildirdi. Gazete, Washington’daki yetkililerin, Trump yönetiminin Netanyahu’nun anlaşmanın uygulanmasını iptal etmesine hazırlandığını söylediğini aktardı.
Vance’in, ABD elçisi Steve Whitcomb ve ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile birlikte bu göreve katıldığını ve üçünün önümüzdeki birkaç gün içinde işgalci israil’in Gazze Şeridi’ne yönelik tam ölçekli bir saldırının yenilenmesini önlemek için çalışacağını da ekledi.
Haaretz, ateşkes sonrası Hamas’ın siyasi muhalifleriyle olan ilişkisine ilişkin başka bir konuyu ele aldı ve bu muhaliflerin, harekete yönelik olumsuz görüşlerini bir kez daha ifade etmelerinin engellenmesinin ardından artan korku ve tehdit duygularına dikkat çekti.
İbranice gazete, Gazze Şeridi’nde yaşayan bir kişinin “Tehditler arttı, ama bunlar her zaman vardı. Bu, korku ve suçun hakim olduğu bir düzen” şeklindeki sözlerini aktardı.
Anlaşmanın ikinci aşaması uygulanana kadar, Hamas İçişleri Bakanlığı, iç güvenlik güçleri ve polis, hareketin “kanun kaçakları, İsrail ile işbirliği yapan milisler ve insani yardım hırsızları” olarak tanımladığı Gazze Şeridi’ndeki siyasi muhaliflere yönelik operasyonlarına yeniden başladı.
Gazeteye göre, bu karar, savaşın gölgesinde sınırlı da olsa ifade özgürlüğü tanınan Gazze sakinlerini de etkiledi.

