Bu önemli adım, Amerika Birleşik Devletleri’nin son dönemde dalgalı deniz koşulları nedeniyle yaşanan kesintilerin ardından rıhtım operasyonlarına devam edip etmeyeceğini değerlendirdiği sırada geldi.
Yardımın Gazze’deki Filistinlilere ne zaman ulaşacağına ilişkin kesin zaman çizelgesi belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, işgalci israil’in saldırılarının dokuzuncu ayına girmesiyle birlikte kıtlık riskinin arttığı uyarısında bulunuyor.
Dünya Gıda Programı’nın (WFP) 9 Haziran’da güvenlik endişeleri nedeniyle Gazze’deki faaliyetlerini askıya almasından bu yana ilk kez kamyonlar limandan yardım taşıdı.
ABD ordusuna göre, biriken yardım milyonlarca poundu buluyor ve sadece geçen hafta 10 milyon pounddan fazla yardım kıyıya aktarıldı.
WFP sözcüsü Abeer Etefa Associated Press’e yaptığı açıklamada bu tek seferlik operasyonun amacının yardımların bozulmasını önlemek için rıhtımı temizlemek olduğunu söyledi. Etefa, rıhtımda gelecekte yapılacak BM operasyonlarının güvenlik değerlendirmelerine bağlı olduğunu kaydetti.
BM, iskelenin işgalci israil ordusunun geçen ay üç esiri kurtarmak için düzenlediği operasyonda kullanılıp kullanılmadığını araştırıyor. Eğer başarılı olursa, WFP kamyonlarının Gazze’deki depolara yardım taşıması, ABD ordusunun Cuma günü hava koşulları nedeniyle kaldırılan iskelenin yeniden kurulmasına ilişkin kararını etkileyebilir.
ABD’li yetkililer olası yardım sevkiyatı sorunları nedeniyle iskeleyi yeniden kurmamayı düşünüyor. BM limandan Gazze’ye yardım aktarmaya devam etse bile, insani yardım konvoylarını çevreleyen kaos, dağıtım çabalarına ekstra bir zorluk katacaktır.
Yardım sevkiyatlarının çoğu kara yoluyla ulaşırken, sınır geçişlerine ve Gazze’ye girmesine izin verilen malzemelere getirilen kısıtlamalar, çatışmadan önce zaten insani yardıma büyük ölçüde bağımlı olan nüfusa daha da zarar verdi.
İşgalci israil ordusunun 270’ten fazla Filistinlinin ölümüyle sonuçlanan bir baskının ardından esirleri çıkarmak için yakınlardaki bir bölgeyi kullanmasının ardından 9 Haziran’da limandaki operasyonlar durduruldu. Bu durum BM’yi yardım çalışanlarının güvenliği ve tarafsızlığı konusundaki endişeler nedeniyle durumu yeniden değerlendirmeye sevk etti.

