
Uygur Times tarafından paylaşılan bilgilere göre, Doğu Türkistan’daki tarihi bölgelerden biri olan Yarkent Eski Şehri’nde bulunan Sultan Said Han Türbesi çevresindeki tabelalarda daha önce yer alan Uygurca yazıların kaldırıldığı görüldü. Yeni düzenlemelerde tabelalarda Çince ifadelerin öne çıkarıldığı, İngilizceye ise sınırlı ölçüde yer verildiği dikkat çekti.
[caption id="attachment_50379" align="alignnone" width="1200"]
Yarkant'ın Eski Şehri'ndeki Sultan Sayidihan Türbesi'ndeki tabelalarda yer alan Uygur alfabesi, yeni yasanın yürürlüğe girmesinin ardından kaldırıldı.[/caption]
Sosyal medyada paylaşılan ve doğrulanan görüntüler, söz konusu değişikliğin yakın zamanda yapıldığını ortaya koyarken, bölgeyi 2025 yılında ziyaret eden bazı kullanıcılar eski tabelalarda Uygurca yazıların hâlâ bulunduğunu belirtti.
Yeni yasa ve “tek kimlik” vurgusu
Çin Ulusal Halk Kongresi tarafından Mart 2026’da kabul edilen yasa, ülkedeki 55 etnik azınlık grubunun “ortak bir ulusal kimlik” etrafında birleşmesini teşvik ediyor.
Ancak insan hakları savunucuları ve akademisyenler, bu politikanın pratikte asimilasyonu hızlandıracağı ve özellikle Uygur, Tibetli ve Moğol gibi toplulukların dil ve kültürel kimliklerini zayıflatacağı uyarısında bulunuyor.
Yasa kapsamında Mandarin Çincesinin eğitimde ve kamusal alanda öncelikli hale getirilmesi, azınlık dillerinin ise geri plana itilmesi öngörülüyor.
Uygurca kamusal alandan siliniyor mu?
Uzmanlara göre, son görüntüler tekil bir olaydan ziyade daha geniş kapsamlı bir politikanın parçası. Daha önce Hotan Havalimanı’nda da Uygurca tabelaların kaldırıldığına dair benzer görüntüler paylaşılmıştı.
Gözlemciler, bu tür değişikliklerin kamusal yaşamda Mandarin’in hâkimiyetini artırmayı hedeflediğini ve zamanla Uygur dilinin görünürlüğünü ciddi ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.
Kültürel kimlik tartışmaları büyüyor
Eleştirmenler, “etnik birlik” söylemi altında yürütülen bu uygulamaların, azınlık kültürlerinin kamusal alandaki varlığını sınırlayarak uzun vadede kimlik erozyonuna yol açabileceğini ifade ediyor.
Çin yönetimi ise söz konusu politikaların ülke bütünlüğünü güçlendirmeyi ve toplumsal uyumu artırmayı amaçladığını savunuyor.


