1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yücel Tanay
  4. Doğu Türkistan Bağımsızlık Hareketinde Siyasi Partiler ve Örgütler
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Doğu Türkistan Bağımsızlık Hareketinde Siyasi Partiler ve Örgütler

featured

Tarihsel olarak, Doğu Türkistan bağımsızlık hareketinde yer alan milliyetçi, İslamcı ve Marksist parti ve örgütler şunlardır:

I. Tarihsel ve Cumhuriyet Dönemi Yapıları (1930–1950)

Ulusal Devrim Komitesi: 1932–1934 yılları arasında var olan Türk milliyetçisi bir Uygur partisiydi. Birinci Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin kurulmasına yardımcı oldu.

Genç Kaşgar Partisi: 1933–1934 yılları arasında varlığını sürdüren Türk milliyetçisi bir Uygur partisiydi. Birinci Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin kurulmasına yardımcı oldu.

Gulca Kurtuluş Örgütü ve Doğu Türkistan Millî Ordusu (1944–1945): Ali Han Töre önderliğinde kurulan gizli bir örgütlenmedir. İkinci Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin askerî ve siyasi omurgasını oluşturmuş ve Çin güçlerine karşı silahlı mücadeleyi yürütmüştür.

II. Soğuk Savaş ve Marksist/Milliyetçi Dönem (1960–1990)

Doğu Türkistan Halk Devrimci Partisi (ETPRP): Uygur Marksist milliyetçi bir partiydi ve zamanında Doğu Türkistan’daki en büyük silahlı gruplardan biriydi. Sovyetler Birliği, 1968’de Çin’e karşı silahlı bir ayaklanma başlatmak amacıyla ETPRP’ye destek verdi.

Doğu Türkistan Birleşik Devrimci Cephesi (URFET): Sovyetler Birliği ve Doğu Türkistan’da faaliyet gösteren, Doğu Türkistan çatışmasına silahlı bir güç olarak katılan Uygur milliyetçisi bir gruptu. Sovyetler Birliği (1975–1989) ve ABD (1990’lar) tarafından desteklendi.

III. Modern Dönem Siyasi ve Sivil Yapılanmaları (1990’lardan Günümüze)

Dünya Uygur Kongresi (DUK): 2004 yılında Münih’te kurulan, şiddeti reddeden ve bağımsızlık haklarını sivil, demokratik ve uluslararası diplomasi kanallarıyla savunan en büyük çatı örgüttür.

Doğu Türkistan Sürgün Hükûmeti (ETGE): 2004 yılında Washington’da kurulan ve kendisini Doğu Türkistan halkının uluslararası alandaki resmî temsil gücü olarak tanımlayan demokratik bir sürgün yapılanmasıdır.

Doğu Türkistan Millî Uyanış Hareketi (ETNAM): Salih Hudayar liderliğinde ABD merkezli kurulan, Doğu Türkistan’ın Çin işgalinden kurtarılmasını ve bağımsızlığını savunan sivil-siyasi bir harekettir.

Doğu Türkistan Millî Meclisi: Seyit Tümtürk’ün başkanlığında faaliyet gösteren, Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını ve Doğu Türkistan halkının millî ve siyasi haklarını savunan siyasi bir yapılanmadır. Tümtürk, 2018 yılında Paris’te gerçekleştirilen kongrede Doğu Türkistan Millî Meclisi Başkanlığına seçilmiştir.

IV. Modern Dönem Silahlı Örgütleri (1990’lardan Günümüze)

Doğu Türkistan Kurtuluş Örgütü (DTKÖ / ETLO): 1990’larda Mehmet Emin Hazret liderliğinde kurulan, Doğu Türkistan’da tam bağımsız bir devlet savunmuş militan bir Uygur örgütüydü.

Doğu Türkistan İslam Hareketi (ETIM): 1990’ların sonunda Hasan Mahsum tarafından kurulan İslamcı ve silahlı bir gruptur. Temel hedefi silahlı yöntemlerle bağımsız bir İslam devleti kurmaktır.

V. Sovyetler Birliği’nin Rolü ve Jeopolitik Stratejisi

Doğu Türkistan’ın İli bölgesindeki Türk halklarının birçoğunun Rusya ve daha sonra Sovyetler Birliği ile yakın kültürel, siyasi ve ekonomik bağları vardı. Birçoğu Sovyetler Birliği’nde eğitim görmüştü ve bölgede bir Rus yerleşimci topluluğu yaşıyordu. Sonuç olarak, Türk bağımsızlık savaşçıları Sovyetler Birliği’ne sığınmak zorunda kaldı ve 1943’te İli İsyanı sırasında Kuomintang yönetimine karşı ayaklanmak için Doğu Türkistan Türk Halk Kurtuluş Komitesi’ni (STPNLC) kurmak amacıyla Sovyet yardımını aldı.

Sovyet yönetiminin dönemlere göre değişen, zaman zaman milliyetçi hareketleri destekleyen, zaman zaman ise kendi jeopolitik çıkarları doğrultusunda bu hareketleri bastıran pragmatik politikaları vardı. Sovyet rejimi için “halkların kardeşliği” söylemleri çoğu zaman ideolojik bir maskeden ibaretti. Bu ikiyüzlü tutum, yalnızca Doğu Türkistan’da değil, bizzat SSCB sınırı içindeki Sovyet Batı Türkistanı coğrafyasında da trajik şekilde uygulanmıştır. Nitekim Sovyet döneminin en önemli millî komünist siyasetçilerinden biri olan Kazak lider Turar Rıskulov, 1920’lerde Türkistan’ın yapay millî cumhuriyetlere bölünmesine karşı çıkıp birleşik bir Türkistan fikrini savunduğu için Stalin’in gazabına uğramış, Stalin’in “Büyük Temizlik” döneminde “karşı-devrimci milliyetçilik” suçlamasıyla 1938’de Moskova’da NKVD tarafından idam edilmiştir.

Kendi Sovyet vatandaşları arasındaki millî uyanışı kanlı bir şekilde bastıran Moskova, Doğu Türkistan bağımsızlık hareketini engellemek ve denetim altında tutmak için de zaman zaman Çin yönetimiyle doğrudan işbirliği yapmıştır. Örneğin, 1930’larda 1. Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti’ni çökertmek ve bölgedeki nüfuzunu korumak amacıyla Çinli Savaş Ağası Sheng Shicai ile işbirliği yaparak bölgeye askerî müdahalede bulunmuş ve bağımsızlık hareketini bastırmıştır.

Uygur Marksist liderlerin çoğu —Seyfettin Azizi hariç— Doğu Türkistan’ın tam bağımsızlığını savunan ve Çin sömürgeciliğine karşı duran isimlerdi. Ancak Sovyet Rusya, Marksist bir Moğolistan Cumhuriyeti’nin kurulmasını ve bağımsızlığını tam olarak desteklemiş olmasına rağmen, Doğu Türkistan’da Marksist de olsa bağımsız bir Türk cumhuriyetini desteklemekten kaçındı. Bu çifte standart jeopolitik ve demografik bir korkudan kaynaklanıyordu: Sovyetler Birliği’nin kendi işgali altındaki topraklarda Buryatya ve Kalmukya gibi Moğol halklarına ait idari yapılar bulunuyordu; fakat Moğol nüfusu azdı ve Sovyet rejimi için geniş çaplı bir Pan-Moğol hareketini tetikleyecek kritik bir nüfus veya tehdit unsuru barındırmıyordu. Buna karşılık, hem Sovyet Batı Türkistanı sınırlarında hem de Doğu Türkistan’da devasa bir Türk nüfusu yaşamaktaydı. Moskova, Doğu Türkistan’da bağımsız bir Türk devletinin kurulmasının kendi bünyesindeki milyonlarca Türk kökenli nüfusu hareketlendirip Pan-Türkizm akımını tetikleyeceğinden ve Sovyetler için büyük bir tehdit oluşturacağından korkuyordu.

İsyanın ve İkinci Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin lideri olan Marksist Uygur Ahmetcan Kasım, Sovyetlerde eğitim görmüş, millî bir lider olarak Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını kararlılıkla savundu. Sovyet Rusya, Ahmetcan Kasım’ın bu tavizsiz çizgisinden rahatsız olduğu için kendisini ve beraberindeki heyeti bir sabotaj sonucu uçak kazasında öldürttü.

Sovyetler Birliği, propaganda yoluyla Doğu Türkistan’da bağımsızlık faaliyetlerini kışkırttı; Kazakları Sovyetler Birliği desteğiyle örgütlenmeye, Çin sınırını geçerek Sovyet sınırına sığınmaya ve Çin yönetimine karşı saldırılar düzenlemeye teşvik etti. Çin, buna karşılık Doğu Türkistan–Sovyet sınır bölgesini özellikle Han Bingtuan milisleri ve Çinli göçmen çiftçilerle güçlendirdi. Sovyet tarih yazımında Uygurların tarihî anavatanının Doğu Türkistan olduğu vurgulanmış; Sovyet Türkolojisinin ortaya koyduğu tarihsel anlatılar da Uygur milliyetçiliğinin gelişimini destekleyen unsurlardan biri olmuştur. Doğu Türkistan Halk Partisi, Sovyetler Birliği’nden destek aldı; 1970’lerde ise Sovyetler, Çin’le savaşmak için URFET’i desteklemeyi sürdürdü.

Sonuç ve Değerlendirme

Tüm bu süreç boyunca Sovyet Rusya, tarihsel çizgisindeki samimiyetsiz ve güvenilmez tutumunu Doğu Türkistan politikasında da net bir şekilde sergilemiştir. Moskova, Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını savunan Uygur Marksist örgütleri yalnızca Çin yönetimine karşı stratejik bir koz ve siyasi baskı aracı olarak kullanmış; işi bittiğinde veya konjonktür değiştiğinde ise bu örgütleri tereddüt etmeden yüzüstü bırakmıştır.

Sovyet rejimi için ideolojisi ne olursa olsun —Marksist dahi olsa— Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını veya millî haklarını savunan her türlü yapılanma, özünde bir “Pan-Türkist” tehditti. Çünkü Sovyet gözünde temel belirleyici unsur ideolojik uyum değil, o halkın Türk olmasıydı. Bu derin jeopolitik ve etnik korku, Sovyetler Birliği’nin Doğu Türkistan Türklerinin bağımsızlık mücadelesini her aşamada manipüle etmesine, sınırlandırmasına ve nihayetinde Çin sömürgeciliğine terk etmesine yol açmıştır.

Kaynakça

1.Brophy, David. “The Uyghurs: Making a Nation.” Oxford Research Encyclopedia of Asian History. Oxford University Press,

2.Wei, Zikui. “Nationalism or Geopolitics: The Rise of Guerillas and Patterns of Military Conflict during the Expansion of the Ili Rebellion, 1944–46.” Social Science History, 45(3), 2021, s. 589–615.

3.Bovingdon, Gardner. The Uyghurs: Strangers in Their Own Land. New York: Columbia University Press, 2010. Columbia University Press

4.Hostler, Charles Warren. Turkism and the Soviets: The Turks of the World and Their Political Objectives. Routledge

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 4 Ağustos 2026 akşam Haber Bülteni
Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Haber Nida ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!