1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Abdurehim Gheni Uyghur
  4. ATEŞLER İÇİNDEKİ ORTAK KADER: PEKİN’E VERİLEN GÜÇLÜ SİNYAL
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ATEŞLER İÇİNDEKİ ORTAK KADER: PEKİN’E VERİLEN GÜÇLÜ SİNYAL

featured

Hollanda’daki Çin Büyükelçiliği Önünde “Milletlerin Birliği Yasası” Yırtılıp Atıldı

 

2 Ağustos 2026 tarihinde Doğu Türkistanlılar, Tibetliler ve müttefik topluluklar, tam bir ay önce (2 Temmuz 2026’da) New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi önünde bedenini ateşe vererek Çin işgalci yönetiminin zulmünü protesto eden ve dünyanın sağır vicdanını sorgulayan Tibetli kahraman Lobsang Rangzin’in şehadetinin birinci ay dönümünü anmak üzere Hollanda’da bir araya geldi.

 

Hollanda’daki Tibet kuruluşlarının daveti üzerine, Lahey’deki (Den Haag) Çin Büyükelçiliği önünde düzenlenen anma ve protesto eylemine özel olarak katıldım. Eyleme Tibetliler, Uygurlar, Güney Moğollar, Guangxililer, Kanyonlular (Cantonia), Çinli muhalifler ve Hollandalı insan hakları savunucuları katılarak Çin hükümetine karşı güçlü tepkimizi ortaya koyduk.

Çin işgali ve baskısı altındaki farklı milletlerin bu şekilde tek bir safta toplanması sadece bir anma etkinliği değildir; Pekin’in 1 Temmuz’dan itibaren yürürlüğe koyduğu sözde “Milletlerin Birliğini Teşvik Etme Yasası”na karşı tüm mazlum halkların “Ortak Cephe” kurarak zulme birlikte direndiğinin açık bir göstergesidir.

Tibetli Aktivistlerin Uyarısı

Program ilk olarak “Hollanda Tibet’i Destekleme Vakfı” kurucusu Tsering Jampa’nın açılış konuşmasıyla başladı. Jampa konuşmasında, Çin’in 1 Temmuz’dan itibaren uygulamaya koyduğu sözde “Milletlerin Birliği Yasası”nın gerçek mahiyetini gözler önüne sererek, bunun bir “birlik” değil, Tibet dilini, dinini ve kültürünü yok etmeyi hedefleyen sistematik bir soykırım aracı olduğunu vurguladı.

“Hollanda Tibet Cemiyeti” Başkanı Norbu Tsering ise kahraman Lobsang Rangzin’in son vasiyetini okuyarak, bağımsızlık hedefine ulaşana kadar mücadeleyi sürdürmenin her vicdan sahibinin borcu olduğunu hatırlattı.

Ortak Cephe Müttefiklerinin Güçlü Sesi

Etkinlikte, Çin rejiminin devlet terörüne ortaklaşa maruz kalan diğer işgal altındaki millet ve bölge temsilcileri de son derece kararlı açıklamalar yaptı:

Kantoniya Aktivisti Liu Feilong:

“Ben Çin’den kaçan ve 5 yıldır ailemi göremeden sürgünde yaşamak zorunda kalan bir Kantoniyalıyım. Çin’in sözde ‘Milletlerin Birliği Yasası’ birlik için değil; kimliğimizi ve dilimizi tamamen yok etmek için kullanılan bir kültür soykırımı aracıdır. Son nefesimize kadar kimliğimizin çalınmasına izin vermeyecek, birlikte mücadele edeceğiz!”

Güney Moğolistanlı Aktivist Elbereltu Borjigin:

“Çin Komünist Partisi’nin ‘Milletlerin Birliği Yasası’, Güney Moğolistan, Tibet ve Doğu Türkistan’da zorunlu asimilasyonu hızlandırmakta ve kültürel kimliğimizi yok etmektedir. Bu zulüm coğrafi sınırları aşmış ve uluslararası bir tehdit haline gelmiştir.”

Guangxi Bağımsızlık Hareketi Temsilcisi Wei Zhijian:

“’Milletlerin Birliği’ adı altındaki bu yalan sloganla Çin hükümeti, tüm özgün kimlikleri dış güç kullanarak yok etmeye çalışmaktadır. Lobsang Rangzin kendini feda ettikten sonra bile memleketi askeri kuşatma altında tutulmaktadır. Özgür dünyada yaşayan bizler, bu diktatörlüğe karşı sonuna kadar tavizsiz savaşacağız.”

Eski Çin Silahlı Polis Subayı Rao Xing:

“Eski bir silahlı polis subayı olarak Şi Cinping sisteminin gerçek ve çirkin yüzünü kendi gözlerimle gördüm. Tibetlilere, Uygurlara ve diğer ezilen halklara yönelik insan hakları ihlalleri inkar edilemez bir gerçektir. Bugün buraya Çin Komünist Partisi’ne karşı durmak ve ezilen milletlerin yanında yer almak için geldim.”

Stratejik Birliktelik: Neden Birleşmeliyiz?

Bu protestoya katılma sebebimiz son derece nettir: Çin’in zulmü ortak, acımız ortaktır; dolayısıyla direnişimiz ve safımız da ortak olmalıdır.

Çin hükümetinin yıllardır uyguladığı “böl ve yönet” stratejisi bugün Çin Büyükelçiliği önünde iflas etmiştir. Biz Doğu Türkistanlılar; Tibetliler, Güney Moğollar, Kantoniyalılar, Guangxililer ve diğer ezilen halklarla omuz omuza durarak Pekin’deki diktatörlere çok açık bir mesaj verdik: “Bizi bölemeyeceksiniz, bizi parçalayamayacaksınız!”

Çin işgali altındaki milletlerin ortak hareket etmesi sadece duygusal bir tepki değil, siyasi gücümüzü katlayarak artırmanın tek yoludur.

Çin Büyükelçiliği Önündeki Konuşmam

Bu etkinlikte, mazlum Doğu Türkistan halkının acısını, iradesini ve mücadele kararlılığını temsil ederek Hollandaca bir konuşma yaptım. Konuşmamın ana hatları şu şekildedir:

“Değerli Tibetli kardeşlerim, aziz dava arkadaşlarım ve insan hakları aktivistleri!

Bugün — 2 Ağustos 2026 —, Tibet halkının kahraman evladı Lobsang Rangzin’in New York’taki BM Genel Merkezi önünde bedenini özgürlük meşalesi yaparak feda edişinin tam birinci ay dönümüdür. İşgalci Çin hükümetine olan nefretimizi ve öfkemizi haykırmak için Çin Büyükelçiliği önünde toplandık.

Çin rejimi, dünyanın bu alevi unutacağını ve siyasi sessizliğin devam edeceğini umuyordu. Ancak biz bugün burada toplanarak Pekin’deki diktatörlere ilan ediyoruz ki: Lobsang Rangzin’in bedeninden yükselen alev sönmedi, yüreklerimizde özgürlük ateşi olarak daha gür yanmaya devam ediyor!

Sözde ‘Milletlerin Birliği Yasası’nın bir aylık kanlı uygulaması bize göstermiştir ki, Çin’in ‘birlik’ dediği şey; zorunlu asimilasyon, kimlik imhası ve bir milletin ruhunu tamamen yok etme soykırımıdır. Lobsang Rangzin tam da bu devlet terörüne canıyla karşı durmuştur.

En önemlisi; bugün burada Doğu Türkistan, Tibet, Kantoniya, Güney Moğolistan ve Guangxi gibi işgal altındaki milletlerin temsilcileri bir araya geldik! Tek bir safta omuz omuza verip ortak bir hedefe doğru mücadele etmemiz, Pekin’deki komünist diktatörlerin en büyük kabusu ve en derin korkusudur!

Lobsang Rangzin’in bu fedakarlığından önce de bizler yıllardır Pekin’e karşı omuz omuza mücadele ediyorduk. Çin bizi bölmeyi ne kadar arzularsa arzulasın, mücadele birliğimiz ve kahraman Rangzin’in mirası saflarımızı daha da sıklaştıracaktır!

Vazgeçmeyeceğiz! Susturulamayacağız! Doğu Türkistan, Tibet, Güney Moğolistan, Kantoniya ve tüm ezilen halklar tamamen özgürlüğüne kavuşana kadar ortak mücadelemizi sürdüreceğiz!”

Tarihi Direniş: “Milletlerin Birliği Yasası”nın Yırtılması ve Atılan Sloganlar

Konuşmaların ardından eylemin en tarihi anı yaşandı. Tibet, Doğu Türkistan, Güney Moğolistan ve diğer bölge temsilcileri bir araya gelerek, Çin hükümetinin “Milletlerin Birliği ve Gelişimini Teşvik Etme Yasası” yazılı resmi belgelerini Çin Büyükelçiliği pencerelerinin önünde alenen yırtıp attılar.

Bu eylemimizle Çin’in bu asimilasyon ve suç yasasını asla tanımadığımızı tüm dünyaya ilan ederken, Pekin’deki müstemlekeci rejime karşı gür sesle şu sloganları haykırdık:

“China lies, People die!” (Çin yalan söylüyor, insanlar ölüyor!)

“Fascist China!” (Faşist Çin!)

“Terrorist China!” (Terörist Çin!)

“Terrorist Xi Jinping!” (Terörist Şi Cinping!)

“Free Tibet! Free East Turkestan! Free South Mongolia! Free Cantonia! Free Guangxi!” (Özgür Tibet! Özgür Doğu Türkistan! Özgür Güney Moğolistan! Özgür Kantoniya! Özgür Guangxi!)

Sonuç

Lahey’deki Çin Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilen bu küresel eylem, Çin zulmü altındaki tüm milletlerin ortak bir direniş cephesi oluşturduğunu kanıtlamıştır. Tibetliler ve diğer kardeş halklarla birlikte durarak, Pekin’deki müstebit imparatorluk yıkılana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz!

 

Yazıldığı Tarih: 7 Ağustos 2026

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 4 Ağustos 2026 akşam Haber Bülteni
Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Haber Nida ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!