Yerel kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, bu fenomenlere bölge halkının “huzur ve mutluluk içinde yaşadığına” dair içerikler üretmeleri yönünde doğrudan talimatlar verildi. Sosyal medya platformlarında geniş takipçi kitlesine sahip olan bu kişiler, bölge halkıyla kaynaştıklarını gösteren görseller ve videolar paylaşarak, Çin yönetiminin resmi söylemini desteklemeyi hedefliyor.
Çin hükümeti, uzun süredir Doğu Türkistan’daki asimilasyon politikaları ve kitlesel gözaltı kamplarıyla gündemde. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri tarafından hazırlanan çok sayıda raporda, bölgede bir tür “etnik soykırım” yapıldığı yönünde ciddi iddialar yer alıyor. Pekin yönetimi ise bu iddiaları kesin bir dille reddediyor ve bölgede “terörle mücadele ve kalkınma” faaliyetlerinin yürütüldüğünü savunuyor.
Ancak uzmanlar, Çin’in bu son girişiminin uluslararası toplumun tepkilerini yumuşatma çabası olduğunu belirtiyor. Propaganda amaçlı içeriklerin gerçek durumu yansıtmadığını ifade eden insan hakları savunucuları, Çin’in bu tür uygulamalarla hem içeride hem de dışarıda halkı yanıltmayı amaçladığını dile getiriyor.
Sosyal medya fenomenlerinin paylaşım yaptığı içeriklerde, çoğunlukla sokakta gülümseyen insanlar, geleneksel dans gösterileri ve alışveriş yapan vatandaşlar yer alıyor. Ancak bağımsız kaynaklar, bu gösterimlerin çoğunlukla devlet kontrolü altında ve senaryolaştırılmış faaliyetler olduğunu belirtiyor.
Öte yandan, Çin’in bu tarz medya hamleleri daha önce de gündeme gelmişti. Devlet destekli sosyal medya ünlüleri aracılığıyla bölgedeki baskı ortamının üstü örtülmeye çalışılıyor.
Doğu Türkistan’daki gerçek durum ise hâlâ uluslararası gözlemciler için büyük ölçüde kapalı kalmaya devam ediyor.

