Uygur Araştırmaları Merkezi’ne göre, etkinlik Doğu Türkistan’da devam eden kriz hakkında farkındalık oluşturmak ve Uygur Müslümanları ile küresel dayanışmayı savunmak için ortaklaşa düzenlendi.
Uygur Araştırmaları Merkezi, yayınladığı bir X gönderisinde, Endonezya milli marşı, üniversitenin marşı ve Kur’an tilaveti ile açılan ve ardından duaların edildiği uluslararası bir seminerden satır başlarını paylaştı.
Uygur Araştırmaları Merkezi’nin aktardığına göre bu törensel başlangıç, devlet baskısı ve inanç temelli ayrımcılığa odaklanan tartışmalar öncesinde ciddi ve saygılı bir ton oluşturmayı amaçlıyordu.
UMN Rektörü HM Jamil, açılış konuşmasında Müslüman dünyası içinde birliğin önemini vurguladı. Uygur Araştırmaları Merkezi tarafından bildirildiği üzere, Uygurların mücadelesi ile ötekileştirilen diğer Müslüman toplulukların durumu arasında karşılaştırmalar yaparak, katılımcıları bu konulardaki anlayışlarını derinleştirmeye çağırdı.
Toplantıda konuşan İİT Gençlik Endonezya Başkanı Astrid Nadya Rizqita da “dünyanın dört bir yanındaki Müslüman gençlerin Uygurlarla dayanışma içinde olması gerektiğinin” altını çizdi.
Uygur Araştırmaları Merkezi’ne göre Rizqita’nın sözleri, eğitim ve savunuculuk yoluyla harekete geçmeleri için öğrencileri harekete geçirmeye odaklandı.
Panelde, aralarında Çin’in Doğu Türkistan’daki politikalarını ayrıntılı bir şekilde anlatan İcra Direktörü Abdulhakim İdris’in de bulunduğu çok sayıda uzman yer aldı. Uygur Araştırmaları Merkezi’nin aktardığına göre İdris, durumu “soykırım” olarak nitelendirdi ve uluslararası toplumun harekete geçme sorumluluğunun altını çizdi.
Akademik görüşler ayrıca UIN Sumatera Utara’dan Hasan Asari ve UMN’den Nelvitia Purba tarafından da paylaşıldı. Uygur Araştırmaları Merkezi’ne göre sunumlarında İslamofobinin tarihsel köklerini araştırdılar ve Çin’in Uygur Müslümanlarını hedef alan dini baskı mekanizmalarını analiz ettiler.
Oturum, Al Jam’iyatul Washliyah Başkanı H Masyhuril Khamis’in öğrencileri bilgi sahibi olmaya ve Uygur halkıyla dayanışma içinde olmaya çağıran sözleriyle sona erdi. Uygur Araştırmaları Merkezi tarafından bildirilen eylem çağrısı, katılımcıları Uygur haklarını savunmayı ahlaki ve inanç temelli bir görev olarak görmeye teşvik etti.

