Açlık grevine başlayan tutuklular arasında Vedud Esedi, Mahmud Ocaklu, Murtaza Pervin, Ayaz Seyfîhâh, Salar Tahir Afşar ve Abdulaziz Azimi Kadim bulunuyor. Aynı zamanda, Kerim İsmailzade’nin Tebriz İstihbarat Teşkilatı’nın gözaltı merkezinde ve Tahir Neqvi’nin Evin Cezaevi’nde açlık grevine başladığı bildirildi.
Aktivistler yayımladıkları ortak bildiride, son iki yılda “asılsız suçlamalar ve siyasi saiklerle hazırlanan dosyalar” sonucunda toplamda yüz yılı aşkın hapis cezalarına mahkûm edildiklerini belirtti. Bildiride, İran yargısının ve özellikle savcılığın, görevini kötüye kullanan kamu görevlilerini değil, hak arayan Azerbaycanlı vatandaşları hedef aldığı vurgulandı.
Tutuklular, “Adalet, eşitlik ve vatandaşlık hakları talep edenleri bastırmak, devletin görevlerini yerine getirmemesi sonucu ortaya çıkan sosyal ve ekonomik krizleri gizlemeye yarayan bir araç hâline gelmiştir” ifadelerine yer verdi. Açıklamada, yargılamaların hiçbir aşamasında adil yargılanma ilkesine uyulmadığı, savunmalarının dikkate alınmadığı ve mahkemelerin tamamen siyasi saiklerle hareket ettiği belirtildi.
Açlık grevcileri, İran İstihbarat Bakanlığı’nın özellikle Türk kimlikli siyasi mahkûmlara karşı sistematik ayrımcılık yaptığını, sağlık koşullarının göz ardı edildiğini ve cezaevlerindeki muamelelerin insanlık dışı bir noktaya geldiğini belirtti. “Tutuklu bulunduğumuz sürede en temel insani haklarımız dahi çiğnendi. Savunmalarımız yok sayıldı, hastalar tedavi edilmedi ve adalet arayışımız susturulmak istendi,” ifadeleriyle durumu özetlediler.
Aktivistler, İran devletine ve yargı organlarına yönelik sert eleştirilerde bulunarak, “Totaliter bir yönetim anlayışıyla hareket eden bir sistem, halkın güvenini tamamen kaybetmiştir. Halkla birlik, kardeşlik ve adalet söylemleri artık inandırıcılığını yitirmiştir,” dedi.
Bildiride, Azerbaycan Türk halkına da çağrıda bulunularak “Bu tarihî dönemde halkımızın sessiz kalmaması, çocuklarının haklı mücadelesine sahip çıkması” istendi. Açlık grevine başlayan tutuklular, bu eylemi “adalet, özgürlük ve eşitlik” taleplerini duyurmanın son çarelerinden biri olarak gördüklerini belirtti.
Cezaevindeki kaynaklara göre, eylemin başlamasından kısa süre sonra cezaevi yönetimi tutuklularla görüşerek açlık grevini sonlandırmaları için baskı kurmaya başladı. Ancak aktivistler, talepleri karşılanmadıkça grevi sürdüreceklerini ifade ediyor.
Bu son toplu açlık grevi, son yıllarda Güney Azerbaycanlı siyasi mahkûmların yaşadığı baskıların devam ettiğini ve İran’daki etnik kimlik temelli ayrımcılığın derinleştiğini bir kez daha ortaya koydu. Uluslararası insan hakları kuruluşlarının ise henüz bu gelişmeye ilişkin resmî bir açıklama yapmadığı bildirildi.
Açlık grevi, İran genelinde artan siyasi baskılar, ekonomik kriz ve etnik azınlıkların kültürel haklarına yönelik kısıtlamalar bağlamında, Azerbaycan Türk toplumunda büyük yankı uyandırdı. Aktivistlerin yakınları ve sivil toplum temsilcileri, tutukluların sağlık durumlarının hızla kötüleşebileceği konusunda endişelerini dile getiriyor.
Tutukluların taleplerinin karşılanıp karşılanmayacağı belirsizliğini korurken, açlık grevi hem İran içindeki insan hakları ihlallerine dikkat çekmekte hem de Güney Azerbaycan toplumunda dayanışma çağrılarını güçlendirmektedir.

