
Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği Başkanı ve Uluslararası Doğu Türkistan STK'lar Birliği yönetim kurulu üyesi Abdureşid Eminhaci, 11 Haziran'da başladığı Malezya ziyaretini bir dizi üst düzey görüşmeyle tamamladı. Ziyaret kapsamında Başbakanlık Ofisi, Dini İşler Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı danışmanları ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Malezya temsilcileriyle temaslarda bulunuldu.
Uluslararası Zirvede Doğu Türkistan Mesajı
Eminhaci'nin ziyareti, Malezya Dini İşler Bakanlığı ile Dünya Müslümanlar Birliği tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Dinî Liderler Zirvesi ile aynı döneme denk geldi. Uygur temsilci, gençlerin küresel düzendeki rolünü ele alan bir oturumda konuşmacı olarak yer aldı.
Uygur heyeti, Doğu Türkistan meselesini doğrudan jeopolitik bir tartışma yerine uluslararası İslami platformlar üzerinden gündeme taşıyarak Müslüman toplumların desteğini güçlendirmeyi hedefledi. Bu yaklaşımın, bölge ülkelerinin konuya daha duyarlı yaklaşmasını sağlamayı amaçladığı değerlendiriliyor.
Malezya'nın Etkili İslami Kuruluşlarıyla Görüşmeler
Ziyaret kapsamında Malezya'nın önde gelen İslami sivil toplum kuruluşlarıyla da görüşmeler gerçekleştirildi. Ülkedeki önemli İslami hareketlerden ABIM, Global Peace Mission (GPM), IKRAM ve WADAH temsilcileriyle yapılan temaslarda Uygurların karşı karşıya bulunduğu sorunlar ele alındı.
Özellikle ABIM'in uzun yıllardır Uygur meselesinde aktif bir tutum sergilediği biliniyor. Kuruluş daha önce Çin'in Kuala Lumpur Büyükelçiliği önünde protestolar düzenlemiş ve Pekin'in Doğu Türkistan’a yönelik uluslararası eleştirileri hafifletmek amacıyla organize ettiği gezileri "propaganda girişimi" olarak nitelendirmişti.
Tayland'daki Uygurlar Gündeme Taşındı
Görüşmelerin önemli başlıklarından biri de yıllardır Tayland'da tutulan Uygur mültecilerin durumu oldu. Uygur heyeti, hem UNHCR yetkilileri hem de Malezya Dışişleri Bakanlığı temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde Tayland'daki Uygurların durumunu gündeme getirdi.
Uzmanlar, bu girişimin yalnızca farkındalık oluşturma amacı taşımadığını, aynı zamanda diplomatik kanallar üzerinden çözüm arayışını hızlandırmayı hedeflediğini belirtiyor. Uygur temsilcilerin aynı konuya ilişkin farklı kurumlarla görüşmesi, çok yönlü bir diplomatik baskı stratejisi olarak değerlendiriliyor.
Malezya'nın Çelişkili Uygur Politikası
Malezya, Uygur meselesinde uzun yıllardır karmaşık bir politika izliyor. Bir yandan Çin'in önemli ticaret ortaklarından biri olan ülke, diğer yandan Müslüman çoğunluklu yapısı nedeniyle Uygur meselesine tamamen kayıtsız kalamıyor.
Kuala Lumpur yönetimi geçmişte Çin'in iade taleplerine rağmen bazı Uygurların üçüncü ülkelere, özellikle Türkiye'ye güvenli şekilde geçiş yapmasına izin vermişti. Reuters'ın daha önce aktardığı bilgilere göre Malezya, ülkeye ulaşan Uygurların Çin'e iadesi yerine üçüncü ülkelere transfer edilmesini esas alan bir uygulama benimsiyor.
Ancak son dönemde yaşanan bazı gelişmeler bu politikanın tutarlılığı konusunda soru işaretleri doğurdu. Nitekim Amerikalı Uygur akademisyen Abdulhakim İdris'in kısa süre önce Kuala Lumpur'a varışının ardından gözaltına alınarak sınır dışı edilmesi, insan hakları çevrelerinde tepkiyle karşılanmıştı. Söz konusu kararın Çin'in baskılarıyla bağlantılı olduğu yönünde değerlendirmeler yapılmıştı.
Malezya'daki Uygur Topluluğu Sessizce Büyüyor
Uygur temsilcilerin görüşmelerinde yalnızca güncel insan hakları ihlalleri değil, Malezya'daki Uygur toplumunun geleceği de ele alındı. Son yıllarda Kuala Lumpur başta olmak üzere çeşitli şehirlerde Uygur öğrenci toplulukları, kültürel oluşumlar ve işletmelerin sayısında artış yaşanıyor.
Uzmanlar, Malezya'nın Doğu Türkistan meselesinde sahip olduğu stratejik konum nedeniyle Uygur diasporası açısından önemli ülkelerden biri haline geldiğini belirtiyor. Müslüman dünyasında etkili bir ülke olarak görülen Malezya'nın vereceği siyasi veya diplomatik mesajların bölgesel ölçekte yankı uyandırabileceği ifade ediliyor.
Uluslararası Baskılar Sürüyor
Öte yandan uluslararası insan hakları kuruluşları, Çin'in Uygurlara yönelik politikalarına ilişkin endişelerini sürdürmeye devam ediyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Çin yönetiminin Uygur diasporasına yönelik baskılarının sınır aşan boyutlara ulaştığını ve yurt dışındaki Uygur aktivistlerin çeşitli yöntemlerle hedef alındığını belirtiyor.
Kuala Lumpur'da gerçekleştirilen son temaslar, Uygur hareketinin yalnızca Batılı ülkelerde değil, Müslüman dünyasında da destek arayışını sürdürdüğünü gösterirken; Malezya'nın önümüzdeki dönemde Uygur meselesinde nasıl bir pozisyon alacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.
