Haber: Recep YAZGAN (akasyam.com)
Büyük Doğu Akıncıları Derneği Konya İl Başkanlığında gerçekleşen “Ömür Boyu Boykot ve Boykot Marketlerin Önemi” başlıklı söyleşide konuşan NarGross Marketler Zinciri Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Uçar, Filistin’de yaşanan soykırımın ardından aldıkları radikal boykot kararını ve işletme sürecinde edindikleri tecrübeleri kamuoyuyla paylaştı.

7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı operasyonu ve ardından İsrail’in Şifa Hastanesine yönelik gerçekleştirdiği vahşi saldırının kendisi için bir dönüm noktası olduğunu belirten Uçar, ertesi sabah tüm satın alma birimlerine talimat vererek İsrail menşeli ve destekçisi ürünlerin alımını tamamen durdurduklarını açıkladı.
CİROMUZ DA KARIMIZ DA ARTIŞ GÖSTERDİ
Boykot kararını ilk aldıklarında yakın çevrelerinin ve tedarikçilerin “Sattığınız ürünlerin yüzde 60’ı boykot kapsamında, bu şekilde market işletemezsiniz, yapamazsınız” tepkisiyle karşılaştıklarını belirten Uçar, kararlılıkla hareket ettiklerini vurguladı.
Uçar, boykotun ticari sonuçlarına ilişkin şu çarpıcı verileri paylaştı:
“Ürün alımını kestiğimiz işgal destekçisi firmalar, sadece bizim işletmemiz üzerinden yaklaşık 70 milyon TL ciro kaybına uğradı. Biz ise bu açığı yerli ve alternatif ürünlerle kapattık. Elhamdülillah ne ciromuz ne kârımız düştü, tek bir personelimizi dahi işten çıkarmak zorunda kalmadık. Ticaret yapan hiçbir Müslüman kardeşimizin korkmasını istemiyorum. Bu adamları durdurmanın tek yolu ceplerinden paralarını almaktır.”
BOYKOT LİSTELERİ İÇİN 3 TEMEL KISTAS
Süreç içerisinde boykot edilecek markaların tespiti konusunda ciddi bir bilgi kirliliği ve kargaşa yaşandığını ifade eden Uçar, gıda sektöründeki tecrübeleri sayesinde hassas incelemeler yaparak detaylı listeler hazırladıklarını bildirdi. Hazırladıkları Excel listelerini sosyal medya platformları ve boykot uygulamalarıyla paylaştıklarını belirten Uçar, incelemelerinde esas aldıkları üç temel ölçütü şu şekilde sıraladı:
- Açık Destek: Firmanın İsrail’e veya saldırılara açıkça destek beyanında bulunup bulunmadığı,
- Finansal Aktarım: İsrail’e doğrudan veya dolaylı maddi yardım sağlayıp sağlamadığı,
- Sermaye Yapısı ve Ortaklık: Şirket sahibinin Siyonist sermayeyle doğrudan bağı ya da Yahudi ortaklığının bulunup bulunmadığı.
Sadece yabancı markaları değil, Siyonist sermaye ile ortaklığı bulunan Türk firmalarını da raf dışı bıraktıklarını vurgulayan Uçar, zamanla yerli üreticilerin muadil ürün kalitesini artırdığını ve piyasadaki ürün tedarik krizinin aşıldığını kaydetti.
GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR YOLA GİRDİK
Marketlerinde kalan stok boykot ürünlerini zekat olarak derneklere ve ihtiyaç sahiplerine bağışlayarak rafları tamamen boşalttıklarını anlatan Hasan Hüseyin Uçar, dünyada mevcut ticaretini sürdürürken boykot dönüşümünü başaran ilk market zinciri olduklarını belirtti.
90 personeli ve iki şubesiyle Konya piyasasında rekabetçi yapılarını koruduklarını aktaran Uçar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizim kararımız geçici bir tepki değildir. İnsanlar boykottan vazgeçse bile biz bu yoldan dönmeyeceğiz; bu bizim için ömür boyu sürecek bir duruştur. Ticaretteki bu mücadelemiz sadece bir tepki değil, aynı zamanda yerli üretimin güçlenmesi için bir fırsattır. Unutmayalım ki zalimin en büyük yakıtı, mazlumun parası ve iyinin sessizliğidir.”
Boykot Marketi uygulamasında öncü isim olan Nar Gross Marketleri Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Uçar “Yaşam Boyu Boykot ve Boykot Marketlerin Önemi” başlıklı sohbetini gerçekleştirmiştir.
Program sonunda Hasan Hüseyin Uçar’a İBDA Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun “Üçışık”… pic.twitter.com/gdTgx4xQdz
— Büyük Doğu Akıncıları Konya İl Başkanlığı (@bdakonya) August 1, 2026
BOYKOT MARKALARININ KÜRESEL FİNANSAL KAYIPLARI
Uçar’ın konuşmasında vurguladığı küresel markaların boykot sürecindeki ticari ve finansal kayıpları, uluslararası piyasa raporlarına ve şirketlerin resmi çeyrek bilançolarına şu verilerle yansıdı:
Starbucks: Üst düzey yönetim değişikliği ve milyarlarca dolarlık değer kaybı
Küresel kahve zinciri Starbucks, Orta Doğu ve Asya başta olmak üzere dünya genelinde çığ gibi büyüyen boykot dalgasından en ağır etkilenen markalardan biri oldu:
Yönetim değişikliği: Boykotun etkisiyle üst üste gelen satış düşüşleri ve yatırımcı baskısı sonucunda, İcra Kurulu Başkanı (CEO) Laxman Narasimhan 2024 yılı ortasında görevden ayrılmak zorunda kaldı. Yerine Chipotle’un CEO’su Brian Niccol getirildi.
Borsa ve piyasa değeri kaybı: Şirketin borsa değerinde boykot sürecinin pik yaptığı dönemlerde yaklaşık 11-12 milyar dolarlık erime yaşandı.
Satışlardaki gerileme: Şirket 2024 yılı boyunca küresel mağaza satışlarında ardışık düşüşler açıkladı. 2024’ün 3. çeyreğinde küresel satışlar yüzde 7 oranında gerilerken, uluslararası pazarlarda ve Orta Doğu’da bu oran daha yüksek seviyelere ulaştı.
İstihdam ve mağaza kapatmaları: Satışlardaki zayıflama nedeniyle şirket ABD ve İngiltere birimleri dâhil olmak üzere binlerce çalışanıyla yollarını ayırma ve zarardaki mağazalarını kapatma kararı aldı.
MCDONALD’S 2020’DEN BU YANA İLK KÜRESEL DARALMA YAŞIYOR
İsrail’deki yerel bayiinin İsrail ordusuna ücretsiz yemek dağıttığını açıklamasının ardından tüm Müslüman coğrafyasında ve gelişmekte olan pazarlarda boykotun odağı haline gelen McDonald’s şu finansal sarsıntıları yaşadı:
İlk küresel satış düşüşü: McDonald’s, pandemi dönemi olan 2020 yılından bu yana ilk kez 2024’ün ikinci çeyreğinde küresel satışlarında yüze 1 oranında net gerileme kaydetti.
Kâr oranındaki erime: Şirketin çeyreklik net kârı yüzde 12 oranında azalarak piyasa beklentilerinin altında kaldı. Mısır gibi ülkelerdeki yerel lisansör satışlarında yüzde 70’e varan sert düşüşler rapor edildi.
İsrail lisansının geri alınması: Dünya genelindeki tepkileri dindiremeyen ve imaj kaybını önleyemeyen şirket, İsrail’deki 225 franchise mağazasının tamamını yerel işletmecisi Alonyal’dan geri satın almak zorunda kaldı.
COCA-COLA PAZAR PAYI KAYBI VE YEREL MARKALARIN YÜKSELİŞİ
Meclis kantinlerinden kamu kurumlarına kadar geniş bir alanda boykotla karşılaşan Coca-Cola’nın pazar dengeleri şu şekilde değişti:
Pazar payı gerilemesi: Boykot hareketinin yoğunlaştığı Orta Doğu, Güney Asya, Pakistan, Malezya ve Türkiye gibi pazarlarda markanın pazar payında hissedilir gerilemeler yaşandı.
Yerel markaların güçlenmesi: Coca-Cola ve rakibi Pepsi’nin yaşadığı kan kaybı; Türkiye’de Sarıyer Kola, Kola Turka ve Kristal Kola gibi yerli markaların satış hacmini ikinci sıraya taşıyarak yerel üreticilere tarihi bir büyüme alanı açtı.
Bölgesel hacim kayıpları: Türkiye dâhil olmak üzere boykotun yüksek olduğu ülkelerde dönemsel satış hacimlerinde yüzde 20’yi aşan daralmalar kayıtlara geçti.




















